Winners & losers

  1. Rosenior, Chelsea'yi tekrar Konferans Ligi'ne düşürme riskiyle karşı karşıya

    Chelsea ile Paris Saint-Germain arasında oldukça benzersiz bir sınır ötesi rekabet var. Bu rekabetin kökleri, 2025 yazında Kulüpler Dünya Kupası finalinde karşılaşmalarından çok önce, 2010’lu yıllara kadar uzanıyor; ancak bu karşılaşma, mevcut kadrolar arasındaki husumeti daha da şiddetlendiren bir etki yarattı. Amerika Birleşik Devletleri'nde Blues, kendilerini "dünya şampiyonu" ilan etmişti, ancak o turnuvadan uzaklaştıkça bu unvan giderek daha boş bir anlam kazanıyor.

  2. Lionesses'in 2026 yılındaki ilk kampının kazananları ve kaybedenleri

    Bazı İngiltere kampları, öğrenilecek pek yeni bir şey olmadan geçer; Lionesses'in 2026'daki ilk kampı bunlardan biri değildi. Sarina Wiegman'ın takımı, Avrupa Şampiyonası'ndaki zaferinden bu yana ilk kez rekabetçi bir maça geri döndü ve 2027 Kadınlar Dünya Kupası elemelerine Ukrayna ve İzlanda'yı etkileyici galibiyetlerle mükemmel bir başlangıç yaptı. Bu, pek çok konuşma konusu yarattı.

  3. Ölü toplar = sıkıcı oyun! Güzel oyunların geleceği karanlık

    Arsenal, Pazar günü 10 kişilik Chelsea'yi 2-1'lik gergin bir galibiyetle mağlup ederek Premier Lig'in zirvesinde Manchester City'ye karşı 5 puanlık üstünlüğünü geri kazandı. Gunners, Emirates'te üç golünü de duran toplardan attı. William Saliba ve Jurrien Timber, Piero Hincapie'nin Reece James'in köşe vuruşunu kendi kalesine yönlendirmesinin ardından iki gol attı.

  4. Eze, Fabregas ve Avrupa'nın en büyük kazananları ve kaybedenleri

    Manchester City'nin Cumartesi günü giderek gerginleşen Arsenal'e iki puan farkla yaklaşmasıyla, Premier Lig şampiyonluk yarışı çok dramatik bir dönüşe sahne olacağı şüphesi uyandı. Ancak Gunners, ertesi gün kuzey Londra'daki rakibi Tottenham'ı mağlup ederek 2004'ten bu yana ilk şampiyonluk başarısını elde etme yolunda en iyi şekilde yanıt verdi.

  5. Futbolda 2025'in kazananları ve kaybedenleri

    Yılbaşı gecesi kapıda; bu da 2025’in artık geride kalmak üzere olduğu anlamına geliyor. Peki futbol dünyası bu yılı nasıl hatırlayacak? Bazı futbolcular, teknik sorumlular ve kulüpler için kuşkusuz unutulmaz bir yıldı. Örneğin Paris Saint-Germain, en çok arzuladığı kupaya, yani Şampiyonlar Ligi’ne sonunda uzanarak büyük bir hasrete son verdi. Bu başarı, kulübün transfer politikasında yaptığı sağduyulu değişikliği de ışık tuttu; yıldız isimleri kadroya katmak yerine, milyonlarca euro'luk yatırımı genç oyunculara yönelttiler.