YORUM | Mauricio Pochettino, PSG'de neleri doğru yaptı?

Son güncelleme
Getty


YORUM | Samet Çayır @sametcayir


Mauricio Pochettino, eski kulübüne döndüğünde PSG, ligde Lyon ve Lille’in 1 puan gerisinde, ikinci sırada yer alıyordu.

4-0’lık Strasbourg galibiyetine rağmen bir gün sonra görevden alınan Thomas Tuchel’in yerine geçen Arjantinli teknik direktörden iki beklenti vardı: Ligue 1 şampiyonluğu kazan ve uzun zamandır beklenen Şampiyonlar Ligi zaferi bize yaşat.

Kariyerinde hiç büyük kupası olmayan Pochettino için de PSG büyük bir şanstı. Ayrıca kulübün bu tercihi, sadece eski oyuncusu olmasından dolayı kaynaklanmıyordu.

Mesela Manchester United’ın Ole Gunnar Solskjaer tercihi kadar duygusal değildi, çünkü Pochettino’nun kanıtladığı şeyler kesinlikle daha fazlaydı.

Tottenham’ı Şampiyonlar Ligi finaline taşıması, vitrinde olan başarıydı. Fakat bu tercihin altını dolduran özelliklerin başında Arjantinli teknik direktörün oyun tarzı vardı.

Spurs’te kaldığı beş sene boyunca yüksek tempolu, agresif bir futbol oynattı. %54’ün üzerinde ise bir topa sahip olma oranı ortalamasına sahipti. Bu, Parisli taraftarların arzuladığı oyundu.

Pochettino tercihinin magazinsel bir sebebi de vardı. O dönemde Lionel Messi’nin ayrılmak istediği apaçık ortadaydı ve Arjantinli hoca, onu ikna etme konusunda kulübe yardımcı olabilirdi.

Neden başarılı olamadı?

Pochettino’nun ilk maçında deplasmanda Saint-Etienne ile karşılaşan PSG, galibiyete uzanamadı ve sahadan 1-1’lik beraberlikle ayrıldı.

Neymar’ın, sakatlığından dolayı oynayamadığı ilk iki maçta 4-3-3 dizilişini tercih eden Pochettino, daha sonra 4-2-3-1 dizilişine ağırlık verdi.

Ligde çıktığı 21 maçta 12 kez 4-2-3-1 dizilişini kullanan Arjantinli hoca, sekiz kez ise 4-3-3’ü tercih etti. Bir maçta ise 4-4-2 kurgusunu kullandı.

Pochettino, eldeki oyuncu grubundan maksimum verim alabilen hoca olarak ünlüdür. Burada da bunu yapmayı amaçladı fakat üst üste yaşanan sakatlıklar, Covid-19 vakaları kadro istikrarsızlığını da beraberinde getirdi.

Mesela Saint-Etienne karşısında tek eksik Neymar değildi. Mauro Icardi ve Presnel Kimpembe de sakatlıkları sebebiyle forma giyemedi.

O dönemde her maç ilk 11’den 4-5 oyuncu gerek sakatlığa gerekse Covid’e bağlı sebeplerden ötürü kadroda yer alamıyordu.

Kylian Mbappe, kasım ayında uyluk sakatlığı yaşadı ve aralık ayında bazı maçlarda yedek kalırken, ilk 11’de oynadığı maçlarda da tedirgindi.

Bu sakatlık, aralık ayı boyunca onun performansını düşürmüştü. Yani Pochettino, PSG döneminin ilk sürecinde Fransız yıldızdan tam anlamıyla verim alamadı.

Neymar’ın sık sık uğradığı sakatlıkları bilmeyen var mı?

Göreve geldikten yaklaşık bir ay sonra Barcelona’yı deplasmanda 4-1 yenen PSG’de, ligdeki istikrarsız sonuçlara rağmen Pochettino tercihinin ne kadar doğru olduğu kanısı vardı. Zaten lig, birçok kimsenin umrunda bile olmayabilirdi.

Arjantinli hoca, takımının rövanşta Paris’te Barça ile 1-1 berabere kalmasının ardından Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükselme sevinci yaşadı.

Camp Nou’da hat-trick yapan Mbappe, artık üzerindeki sakatlık tedirginliğini tamamen attığını kanıtladı.

Çeyrek finalin ilk maçında son şampiyon Bayern Münih’i, iyi bir kontratak futbolu ile 3-2 mağlup eden PSG, rövanşta belki de en az mutsuz eden mağlubiyeti yaşadı ve 1-0’lık skora rağmen yarı finale yükselmeyi başardı.

Pochettino mutluydu. Onu tercih eden kulüp başkanı Nasır el-Halifi de öyle.

Fakat yarı finalde istenen olmadı. Paris’te Manchester City’ye ilk maçı 2-1 kaybeden PSG, Mbappe’nin sakatlığından dolayı yedek kulübesine mahkum olduğu rövanşta da 2-0 kaybedince Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna yine ulaşamadı.

Ligue 1’de de iddialarını son haftaya taşımalarına rağmen Angers’ten gelen haberle yıkıldılar ve Lille’in şampiyonluk kutlamalarını izlemek zorunda kaldılar.

Neden sözleşmesi uzatıldı?

2022’ye kadar sözleşmesi bulunan Pochettino için, kontratta bulunan opsiyonu kullanıldı ve sözleşme 2023’e kadar uzatıldı.

Peki neden? Ligue 1’de yaşanan hayal kırıklığı, Şampiyonlar Ligi’nde bir önceki sezondan daha kötü performansa rağmen neden Arjantinli hoca ile kontrat yenilendi?

Bunun sebepleri elbette yalnızca saha içi ile alakalı değil.

Esnekliğini gösterdi

Bir teknik direktörü çekici kılan özelliklerin belki de en başında, sabit fikirli olmaması gelir.

Kadroya, o günkü koşullara ve rakibe göre bir ilk 11 ve oyun kurgusu oluşturabilen hocalar, her zaman bir adım öndedir.

Pochettino, PSG ile Ligue 1 ve Şampiyonlar Ligi’ni kazanamadı belki ama özellikle Barcelona ve Bayern Münih maçlarında farklı şeyler gösterdi.

Marcelo Bielsa ekolünden gelen ve ön alanda pres yaptırmayı, yüksek tempoda oynatmayı çok seven Arjantinli teknik direktör, bu iki karşılaşmada çok farklı bir oyun tercih ederek takımının yarı finale yükselmesini sağladı.

Temkinli bir orta blok, yüksek şiddetli pres yerine alan savunması…

Pochettino, bu oyun kurgusu ile Barça ve Bayern’i elerken, Tottenhamlı taraftarların bir kısmı, Arjantinli hocanın Jose Mourinho tarzı oyun planıyla yarı finale yükseldiğini düşünüyordu ve muhtemelen sinirden duvarları yumrukluyorlardı.

Bayern Münih ile oynanan ilk maçın ardından Mbappe, “Hoca benden Kimmich’in, Neymar’a olan takip alanını kapatmamı istedi” demesi ve Neymar ile Mbappe’nin, özellikle ilk yarıda Kimmich’i yakından takip etmesi, Pochettino’nun neyi başardığını daha iyi kanıtlıyor.

Zira bu iki oyuncuya savunma yaptırmak, adam takip ettirmek hiçbir zaman kolay olmamıştı.

Pochettino & Mbappe.

Mbappe ve Neymar’ı iyi idare etti

Yıldız oyuncuları yönetmek sadece saha içiyle alakalı bir durum değildir. Soyunma odasında onların size saygı duymasını sağlamak, onların egolarına karşı dengeli ve doğru bir tavır almak da oldukça mühimdir.

Soyunma odasında hakimiyetini kaybeden kaç hocanın işinden olduğunu söylemeye gerek bile yok.

Pochettino, PSG’ye geldiğinde en çok merak edilen konulardan biri de Mbappe ve Neymar’ı hem saha içinde hem de saha dışında nasıl yöneteceğiydi.

Arjantinli teknik direktör, bu iki yıldız varken yüksek şiddetli ön alan baskınının hayalcilik olacağını Tuchel döneminden fark etmiş olmalı ki asla pres konusunda o kadar radikal olmadı.

İki oyuncuya gerekli özgürlüğü verdi ve bir denge kurmayı başardı.

Hem saha içinde hem de saha dışında iki yıldız ile herhangi bir problem yaşamamış olması, Pochettino ile yola devam edilmesinde önemli bir etken olsa gerek.

Pochettino & Neymar.

Leonardo ile ters düşmedi

Thomas Tuchel’in PSG’deki görevine son verilmesi, sadece saha sonuçları ile alakalı değildi.

Ligue 1’i şampiyon olarak tamamlayan Alman teknik direktör, Şampiyonlar Ligi’nde ise finale kadar yükseldi fakat Bayern Münih gibi bir makineye çarptı.

Tuchel’in kulüpten ayrılmasının asıl nedeni, Sportif Direktör Leonardo ile ters düşmesiydi.

Brezilyalı direktörü basın önünde eleştirmekten de çekinmeyen Alman hocanın, özellikle transfer konusunda Leonardo ile anlaşamadığı biliniyordu.

Pochettino, Leonardo ile ilk kez bir yaz transfer dönemi geçirecek fakat takımın başına geçeli 6 ay oldu ve ikilinin arasında gerginlik olduğuna dair tek bir işaret bile yok.

Mauricio Pochettino & Leonardo.

Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu için umut verdi

Yarı finalde Manchester City’ye elenen Paris Saint-Germain, aslında oyun olarak rakibine ezilmedi.

Sonuç olumsuz olsa da City’den önce Barcelona’yı ve son şampiyon Bayern Münih’i elemiş olmaları, Pochettino’nun önümüzdeki sezonlar için önemli şeyler vadettiğini kantılar nitelikte. Grup aşamasında 3-1'lik Old Trafford galibiyetini de hatırlayın.

Devasa bir deplasman performansı.

Özellikle Camp Nou’da alınan 4-1’lik galibiyet, unutulmazlar arasına girerken Arjantinli hocanın da elini bir hayli güçlendirdi.

Sonuç olarak Pochettino, Ligue 1 ve Şampiyonlar Ligi’nde hedefe ulaşamamasına rağmen kulübün güvenini kazandı. 2023 yılına kadar Devler Ligi’ni kazanması, gerçeklikten çok uzak bir ihtimal değil.

Daha fazlası için:

Grealish’i kadrosuna katmak isteyen Manchester City, Aston Villa’ya servet ödeyecek

Borussia Dortmund'dan Premier Lig'e transfer olan 15 yıldız

YORUM | Patrick van Aanholt, Galatasaray'ın soluna dinamizm katabilir mi?