Haberler Canlı Skorlar
Sivasspor

ÖZEL RÖPORTAJ | Rıza Çalımbay: Fenerbahçe'yi şampiyonluktan ettik

22:38 GMT+3 8.06.2021
Rıza Calimbay
Tecrübeli teknik direktör, geçtiğimiz sezon ligin belirleyicisinin Sivasspor olduğunu söyledi.

ÖZEL RÖPORTAJ Samet Çayır @sametcayir


Geçtiğimiz sezonu 65 puanla beşinci sırada tamamlayarak UEFA Konferans Ligi'ne katılmaya hak kazanan Sivasspor, sadece puan tablosundaki yeri ile değil, yenilmezlik serisi ile de dikkat çekti.

19 maç bileği bükülmeyen Yiğidolar'ın bu başarısındaki en büyük pay kuşkusuz Teknik Direktör Rıza Çalımbay'a ait.

Kırmızı-beyazlılar geçtiğimiz sezon üç kulvarda mücadele etti ve bu bir hayli yorucuydu. Buna, takımdaki Covid-19 vakaları da eşlik edince Yiğidolar inanılmaz yorucu bir sezon geçirdi ve zaman zaman kadro kurmakta zorlandı.

Geçtiğimiz günlerde Sivasspor ile sözleşmesini bir sezon daha uzatan Rıza Çalımbay bu zorlu sezonda kırılan yenilmezlik rekorunu, UEFA Avrupa Ligi'ni kazanan Villarreal ile oynadıkları 5-3'lük maçı, şampiyonluğun belirlendiği Fenerbahçe karşılaşmasını, Mustafa Denizli'nin yardımcılığını yaptığı Euro 2000'i ve Euro 2020 kapsamında A Milli Takım'ı  Goal Türkiye'ye değerlendirdi.

Geçen sezon UEFA Avrupa Ligi takımı bir hayli yordu. Sonuçları da olumsuz etkiledi. Önümüzdeki sezon da aynı tehlikeyi yaşamamak için ne yapacaksınız? Daha geniş bir kadro buna çözüm olabilir mi?

Ben geniş kadroyu sevmiyorum çünkü çok zararı oluyor. İyi bir kadro kurmamız gerekiyor. Anadolu takımları çok sükse transferler yapamaz. Sivasspor kendi bütçesine göre transfer yapabilir.

Büyük takımlarla bütçe anlamında yarışamıyoruz. O yüzden transferde zorlanabiliyoruz. Ancak transferin son günlerine doğru bulabiliyoruz. İstediğimiz kadroyu kurmamız mümkün değil.

Aynı grupta yer aldığınız  Villarreal, finalde Manchester United’ı yenerek UEFA Avrupa Ligi’ni kazandı. Avrupa Ligi’nde dokuz gol yediler. Bu dokuz golün üçünü Sivasspor kaydetti. Bu da üçte birine tekabül ediyor. Bunu nasıl başardınız?

Villarreal maçı, kaybettiğimize en çok üzüldüğüm maçlardan biriydi. 2-0 mağlup duruma düşmek oldukça büyük bir dezavantajdı.

Tabii ki karşımızdaki takımın disiplinli, kaliteli bir takım olduğunu biliyorduk. Sadece savunma yaparak o iş bitmezdi, hücum oynadık. 2-0’dan sonra 2-2 yaptık fakat benim üzüldüğüm nokta, çok kötü goller yedik.

Yine o maçta da eksiklerimiz vardı, tam kadromuzu kuramadık. Hiçbir zaman oyundan kopmadık, çok iyi goller attık. En kötü berabere bitirebileceğimiz bir maçtı. Bana göre İspanya’nın en iyi takımlarından bir tanesiydi.

19 maçlık yenilmezlik serisi yakaladınız. Bunun sırrı neydi?

Çalıştığım, özellikle sonradan aldığım kulüplerde krizleri her zaman iyi yönettik. Geçen sezon da UEFA Avrupa Ligi’nden elendikten sonra bir kriz oluştu. Türkiye’de, ‘Anadolu’dan bir takım Avrupa’ya giderse ya küme düşer ya da kümede kalmaya oynar’ gibi bir görüş var.

Bizden çok daha iyi bütçesi olan Başakşehir bile ciddi sıkıntı yaşadı. Biz de bir düşüş yaşadık ve o esnada takımın yorgunluğu, Covid vakaları, oyuncu eksiklikleri unutuldu. Sosyal medyada takıma, bize ve yönetime yüklenildi.

Bu takım çok eksik maça çıktı. Kalecimize bile oyuna girme ihtimalinden dolayı forma yaptırmak zorunda kaldık. Türkiye’de her şey çabuk unutuluyor.

‘Kesinlikle bir seri yakalamamız gerekiyor’ dedik. Erzurum maçıyla buna başladık ve devamı geldi.

Rakip kim olursa olsun benim oyun stilim galibiyet üzerine. Sakatlarımız geri döndü, herkes Covid geçirdi bağışıklık kazandı ve sıkıntılar azaldı. Devre arası transferlerin de bize çok faydası oldu. Herkesten kapasitesinin üzerine çıkmasını istedik. Anadolu takımlarının son yıllarda yapamadığı bir şeyi yaptık.

Hiçbir zaman katı defans yapmadık, oyunu da çirkinleştirmedik. Belki de hiç kimse beşinci olacağımıza inanmamıştı. Alanyaspor, Karagümrük, Hatayspor bizim çok üzerimizdeydi.

Daha önce Beşiktaş’ta da 16 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamıştım. Yine benzer bir süreç gerçekleşti.

Covid vakaları ve sıkışık fisktür olmasaydı, Sivasspor geçtiğimiz sezon şampiyon olabilir miydi?

Geçtiğimiz sezon değil ama bir önceki sezon üç transfer yapabilseydik kesin şampiyon olurduk. Geçtiğimiz sezon da en iyi oyuncularımız gitti. Covid vakaları ve yoğun fikstür olmasaydı 10 puan fazla toplardık. Beş maç daha olsaydı ligi daha yukarılarda bitirebilirdik.

Bununla birlikte hakem hatalarından da çok puan kaybettik. Ama bu hatalar herkese yapılıyor. Hakemler de bıktı artık. Halil Umut Meler’i Beşiktaş maçına iki hafta üst üste verdiler. Demek ki o kadar yoğun.

Bilerek hata yaptıklarına inanmıyorum fakat bazı hatalar da göz göre göre oldu.

Süper Lig’den hangi takımın hocası ile konuşsak hakemlerden şikâyetçi. Peki bu hatalar herkese oluyorsa ortada bir art niyetten bahsedebilir miyiz?

Hata tabii ki olacak. Ama ellerinde şimdi ‘VAR’ sistemi var. Bana göre bu sistemi iyi kullanamıyorlar. Tamam bütün hocalar hakemleri suçlayabilir. Ama suçladıklarında da hangi hoca haklı diye bir bakmak lazım.

Bizim bir maçımızdan sonra Deniz Çoban gelip hakemliği bıraktı. Neden bıraktı? Hata yaptığı için. Ben böyle bariz şeyler yaşadım. Adam topu eliyle aldı, dışarıya çıktı. Penaltı verilmedi. Aktif hakemlerin ‘VAR’da ne işi var? Hakemin ismi açıklanıyor, ‘VAR’daki adam bize düşman’ deniliyor.

Ayrı bir grup kuracaksın ve onlar sadece ‘VAR’ hakemi olacak. Diğer türlü bu baskıdan kurtulmaları çok zor.

Cüneyt Çakır’ın bir Türkiye’de yönettiği maçlara bakın bir de Avrupa’da yönettiği maçlara bakın. Burada Cüneyt Çakır’ın peşinden bin kişi koşuyor. Maç başlamadan hakkında bin tane şey yazılıyor. Bu adam nasıl maça çıkacak?

Pandemi döneminde futbol ne kadar değişti?

Futbolcularda korku, bıkkınlık, yorgunluk oldu. Maçlar da hazırlık maçlarına benziyor. Tatsız tutsuz oluyor, çünkü taraftar yok. Konuştuğumuz her şey tribünlere gidiyor. O da tehlikeli.

Önümüzdeki sezon belirli bir oturma düzeni ile, aşılanmanın hızlanmasıyla birlikte taraftarlar stadyuma alınabilir. 30 bin kişilik stadyuma bir beş bin kişi alınabilir.

Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe ve Galatasaray'a transfer olan Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç’ın performanslarını nasıl buldunuz?

Emre, bana göre çok iyi şans buldu. Fakat farklı mevkide oynamış olmasından dolayı çok katkı sağlamamış olabilir. Kendi mevkisinde oynasaydı daha katkılı olabilirdi ama Fatih hoca öyle uygun gördü.

İyi oynadığı maçlar da oldu. Zaten çok yetenekli bir oyuncu. Bu sezon alışma süreciydi, önümüzdeki sezon daha iyi olacağına inanıyorum.

Mert Hakan konusu ise daha farklı. Fenerbahçe çok transfer yaptı. Hakan’ın olduğu yere Sosa, İrfan Can, Pelkas alındı. Ozan da var. Orada çok oyuncu var ama bir kişi oynamak zorunda.

O yüzden biraz çalkantılı geçti. Ama hırsı ve azmiyle önümüdeki sezon formayı alacağına inanıyorum.

Fenerbahçe galibiyetiniz belki de ilgin şampiyonunu değiştirdi. O maç öncesinde takımın durumu nasıldı, üzerinizde baskı var mıydı?

Beşincilik bizim için çok önemliydi. Bunun için Kadıköy’den mutlaka puan veya puanlar almamız gerekiyordu. Arkadaşlarla bu minvalde konuştuk. Bu maçın Süper Lig’in kaderini etkileyeceğini biliyorduk.

Mükemmel oynadık. Bir deplasman takımının nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynadık. Çok iyi de bir galibiyet aldık. Eğer biz Fenerbahçe’ye yenilseydik kesinlikle Fenerbahçe şampiyon olurdu.

Biz hem Fenerbahçe’yi şampiyonluktan ettik, hem Beşiktaş ümitlendi hem de Galatasaray potaya girdi. Eğer yenemeseydik ne Beşiktaş şampiyon olabilirdi ne de Galatasaray ikinci olabilirdi.

Geçen sezon Beşiktaş'tan kiralanan Tyler Boyd, 2-2’lik Galatasaray maçından sonra ve “Beşiktaş için mutluyum” dedi. Tabii bu bir hayli eleştirildi. Bu konu hakkında bir yorumunuz olur mu? Ayrıca Sivasspor, Boyd'un bonservisini alacak mı?

Kendisiyle maçtan sonra konuştum. Söyledikleri yanlış anlaşıldı. Tamamen sonuç odaklı olarak söylediği bir söz. Bu sonucun Beşiktaş’ın işine yaradığını belirtmek istedi. Kötü niyetli bir söylem değildi.

Bonservisini almak istiyoruz. Çok iyi oyuncu ve iyi profesyonel. Takımda kalmasını çok istiyorum. Kulüp anlaşabilirse takımda kalacaktır. Belki Beşiktaş’ta istediği şansı bulamaz, ama bizde bulabilir.

Sivasspor’un önümüzdeki sezonki hedefi ne olacak?

Ben her zaman ilk 5’te olmak istiyorum. Daha da yukarıya oynamak gerekiyor. Bu sezon Avrupa’da başarılı olmak istiyoruz. Geçen sezon Avrupa’da çok sıkıntı yaşadık. Kadro bile çıkaramadık. Tel Aviv maçına iki tane yedekle gittik. Ama bu sezon götürebiliriz.

Gradel harika bir yetenek. Bu sezonki performansı çok dikkat çekti. Onu nasıl tanımlarsınız?

Gradel’den kimse bu performansı beklemiyordu. Bir kere karakter olarak çok iyi biri. İyi profesyonel. Hiç ‘sakatım, oynamayacağım’ dediği bir maç olmadı.

Hemen hemen bütün maçlarda oynadı. Olimpiyatlara gideceği için temmuz ayında başlayacak Konferans Ligi’nde oynayamayacak. Ona sahip olduğumuz için mutluyuz.

Jorge Felix sanki bekleneni veremedi gibi. Sizce öyle mi? Öyleyse neden?

Türk futboluyla Polonya futbolu çok farklı. Türkiye’deki tempo ona biraz ters geldi. Sezonun sonlarına doğru toparladı, iyi faydası oldu. Tabii ki daha çok şey bekliyorduk ama önümüzdeki sezon daha iyi olacağını düşünüyorum.

11 Haziran’da Euro 2020’nin açılış maçı Türkiye ile İtalya arasında oynanacak. Euro 2000’nin açılış maçı da 11 Haziran’da Türkiye ile İtalya arasındaydı. O dönemde A Milli Takım’da Mustafa Denizli’nin yardımcısıydınız. O maça ve Euro 2000’e dair neler hatırlıyorsunuz?

Euro 2000’e katılmak çok önemliydi. İlk maçın İtalya ile olması da göz önünde olmamızı sağladı. Orada üzüldüğümüz konu şu; daha iyisini yapabilecek kapasitede olmamıza rağmen yapamadık.

Gerçekten çok iyi şeyler yaptık ama daha iyisini de yapabilirdik. Kısmet oraya kadarmış. Ama ilk sekiz içinde yer almak da oldukça önemli bir başarıydı.

A Milli Takım'ın Euro 2020’deki şansını nasıl görüyorsunuz? Sizce Sivasspor’dan neden oyuncu alınmadı?

A Milli Takım’ı çok beğeniyorum. Çok kaliteli bir kadro var. Yüzde 90’ı Avrupa’da üst düzey takımlarda oynuyor. Özgüvenleri yüksek. Çok başarılı olacaklarına inanıyorum.

Tabii Sivasspor’dan Euro 2020’ye gitmeyi hak eden oyuncular vardı. Ama karar tabii ki Şenol hocanın.

Şenol hoca geçtiğimiz günlerde beni aradı, konuştuk. ‘Eğer bizden birkaç oyuncu alınsaydı bu, Sivas için önemli bir mutluluk olacaktı’ dedim. Ama son karar tabii ki hocanın. Kendisine de Euro 2020’de başarı dileklerimi ilettim.