Geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlıklar nedeniyle Monaco formasıyla sadece 122 dakika sahada kalabilen ve bu yaz Serie B takımlarından Como ile anlaşan İspanyol orta saha oyuncusu Cesc Fabregas, kariyerine ve futbola bakış açısına ilişkin açıklamalarda bulundu. İngiliz basınından Mirror'a konuşan Fabregas, sahada özgür olmanın performansını yükselttiğini söyledi.
Fabregas ne söyledi?
"Nasıl futbol oynadığımı tanımlamam zor. Her şeyden önce takım arkadaşlarıma çok güveniyorum çünkü hiçbir zaman çok hızlı, güçlü ya da çevik bir oyuncu olmadım. Pas kaliteme, tekniğime ve yaratıcılığıma güveniyorum. Bunlar iyi yapmam gereken üç şey yoksa sahada iyi bir oyun oynayamam.
Her zaman topun nereye oynanacağını tahmin etmeye çalışırım. Bu hem doğuştan gelen bir yetenek hem de biraz da çalışarak geliştirilebilir bir özellik. Bunu her hafta tekrarladığınızda söz konusu şeyin yetenek olduğunu anlıyorsunuz.
Beyninizin diğerlerinden daha hızlı çalıştığının bir işareti olabilir. Bazı insanlar yapabiliyor, bazıları ise yapamıyor ve buna sahip olmayan oyuncular sahada daha fiziksel bir oyun oynuyor. Futbol bu yüzden her tarzda oyuncuyu dengelemekle ilgili.
Pas atmak için topu ayağınızdan çıkaracağını sırada sahada olan her şeyi analiz etmeniz gerekiyor. Anlaması en zor olan şey sizin ve takım arkadaşlarınızın oyunun her anında nerede olduğunu anlamanız. Bu da büyük oranda vücut pozisyonunuzla ilgili.
Bana göre ilk dokunuş futboldaki en önemli şey. İlk dokunuşu iyi yapamazsanız, topu kaybedebilir ya da rakibinizin yakınlaşmasına izin verebilirsiniz. Topu kontrol etmek için üç ya da dört dokunuşa ihtiyaç duyuyorsanız o zaman bir sorun var demektir.
Hiç kimsenin beklemediği bir anda defans oyuncusunun üzerinden forvetin göğsüne attığım ve onu kaleciyle karşı karşıya bıraktığım paslar futboldaki en sevdiğim duygulardan biri. Bu büyük oranda oynadığınız forvetle aranızdaki bağlantıyla ilgili bir durum. Ben çok iyi bir top atabilirim ama forvet uyuyorsa attığım pas kötü gibi görünebilir. Ya da bazen kötü bir pas verdiğinizde forvetlerin çabası bu pası iyi gösterebiliyor.
Diego Costa ile sesli bir temasımız yoktu ama birbirimizi anlayabiliyorduk. Bir forvet oyuncusunun sahadaki vücut şekli hakkında söylenebilecek çok fazla şey var. Her şeyden önce koşmaya her zaman hazır olmaları gerekiyor. Savunma oyuncuları maçın yüzde 90'ında konsantre olsalar da maç içinde konsantrasyonlarını kaybettikleri bir an her zaman olur.
Teknik direktörler bana ne yapmam gerektiğini söylemediğinde ve sahada hayal gücümle birlikte özgür kaldığımda kendimi her zaman daha iyi hissettim ve takımlarım için daha faydalı oldum. O dönemler kariyerimin en iyi performanslarını ortaya koyduğum dönemler oldu. Conte bana tam olarak nereye gideceğimi ve ne yapmam gerektiğini söylüyordu. Onu anlamaya başladıktan sonra gerçekten faydalı olduğumu düşünüyorum. Bu durumdan memnundum ama en sevdiğim favori tarzımın bu olduğunu söyleyemem. Artık analizler sayesinde herkes, her rakibin nasıl oynadığını biliyor. Futbol çok üst düzey bir noktaya geldi. Herkes her şeyi bilirken, oyunculara verdiğiniz mesajlara dikkat etmeniz gerekiyor.
Bugünlerde teknik direktörlerin kendilerine ve oyunlarına pek güvenmediklerini duyuyor ve görüyorum. Çok güvensizler çünkü iki saniyede görevden alınabilirler ve kendilerini korumaya çalışıyorlar. Çok fazla ayrıntı yaratıcılığı boğuyor. Futbolun kendiliğindenliğe ihtiyacı var. Birkaç gün önce Guardiola'nın oyunculara neden özgürlük vermediğine ilişkin bir video gördüm. Oyunculara çok fazla özgürlük verildiğinde oyunun kaosa dönüşeceğini ve kaybedebileceğinizi düşünüyor. Bu yüzden oyuncuların her hareketi bilinçli ve önceden kurgulanmış şekilde yapmasını istiyor. Buna hiç karşı değilim ama bazı oyuncular bunu bir saniyede anlarken, bazılarının anlaması aylar sürebilir.
Özel yetenekler işte bu yüzden ölüyor. Çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara ne yapacakları söyleniyor ve oyun planları öğretiliyor. Pozisyonlar daha önce de vardı ama sahada daha çok hareket edebiliyordunuz. Eğer 6 numara oynuyorsam ve ileri gidiyorsam, 8 numaranın benim boşluğumu dolduracak kadar akıllı olması gerekiyor. Bu tarz varsayımlar artık kaybedebiliyor çünkü teknik direktörler oyuncuların sezgileri yerine taktiklerine bağlılığı tercih ediyor."
