YORUM | Ali Umut Değirmen @alumutt
Şampiyonlar Ligi'nin genel kuralı olarak, "Evinde kazan, deplasmanda kazanamıyorsan berabere kal." sözünü Türk futbolunun ve Galatasaray'ın kanına işleyen Fatih Terim, sezonun ilk Avrupa Kupası maçında istediğini elde etti.
Galatasaray, ilk 25 dakikasını rüya gibi oynadığı ve harika bir gol bulduğu fakat son 20 dakikasında topu rakibe teslim ettiği ilk yarının 25 dakikalık sürecinde bir hayli üstün performans ortaya koymuştu.
OptaFakat ikinci yarının tümünde bu hatayı yapmadan Lokomotiv'i rahat bir şekilde yenen Galatasaray, bu maçla birlikte dengeli ama nispeten kolay grubun favorisi olduğunu bir kere de yeşil sahalarda göstermiş oldu.
Ayrıca Lokomotiv Moskova karşısında büyük bir psikolojik sınav veren Galatasaraylı oyuncular, "bu takım Süper Lig için yeterli ama Avrupa için soru işareti taşıyor" sorusunu da merak edenler için bu gece yanıtladı.
Fatih Terim, beklenmeyen bir şekilde Linnes ve Donk'u ilk 11'e dahil etti. Belhanda - Fernando - Ndiaye'li orta sahayla rakibini sert bir üçlüyle karşılayıp, kapılan toplarda da pas ve sürat açısından rakip orta sahadan daha kaliteli olan oyuncularla sahaya çıkmış oldu.
Bu planı da diğer planları gibi tutan Terim, yalnızca Emre Akbaba ve Rodrigues'in kanatlarda çok fazla kalıp orta alana yardım etmemesi üzerine bir çalışma içerisinde bulunması gerektiğini bu gece görmüş oldu gibi görünüyor.
twitter.com/GalatasaraySKMaçın kilit noktalarından birisi de pek tabii Türk takımlarının kimliğinde pek yeri olmayan, erken gelen gol olmuştu.
Genel olarak Türk takımlarının kalesinde gördüğü bu gol biçimini, sarı kırmızılılar bugün Lokomotiv karşısında çok önemli bir avantaja çevirmiş oldu ve rakiplerinin özellikle ikinci yarıda kilidini açma konusunda bir adım öndelerdi.
İkinci yarıya rahat çıkan sarı kırmızılar, Eren Derdiyok'un harika bir frikik golüyle skoru 2 - 0'a getirince, Fatih Terim rakip baskısını kırmak için 3 stoperli ve 2 bekli anlayışa döndü.
Maicon - Serdar Aziz - Donk üçlüsüyle savunmada geçilmez bir duvar olan Galatasaray, geceyi son dakikada gelen penaltı golüyle 3 - 0'lık avantajlı bir sonuçla kapatmış oldu.
AAArtık zorlamaya gerek yok
Fatih Terim Belhanda’yı kazanabilmek için çok çabaladı. Geçen sezon Süper Lig'in 18.haftasından itibaren şu ana kadar “10 numaralı” oyuncusunu savundu ve arkasında durdu.
Fakat gecenin sonunda muhteşem bir galibiyetin ardından tartışılması gereken tek nokta olarak, Belhanda'nın takımı aşağı çeken performansını konuşabiliriz diye düşünüyorum.
İleri uçta yaptığı hatalı pas tercihleri, orta alanda yaptığı top kayıplarıyla bir süre en azından nadasa çekilmesi gerektiğini gösterdi.

Eren ve Rodrigues ağırlığı kaldırdı
Maç başlamadan önce en büyük soru işareti, Süper Lig'de harikalar yaratan Rodrigues'in Şampiyonlar Ligi'nde de bu performansını sürdürmesinin mümkün olup olmadığıydı. Harikalar yarattı. Özellikle maçın son dakikalarında Lokomotiv savunmasını peşinden sürüklemesi çok takdir edilesiydi.
Bir diğer soru işareti ise, Süper Lig'de kayıp olan Eren Derdiyok'un burada kendini göstererek bir hava yakalayabilmesinin mümkün olup olmayacağıydı. O da attığı gol ve savunmaya yaptığı katkıyla Avrupa futbolundan ilham alarak Süper Lig'de de sağlam işler çıkartabileceğinin sinyallerini verdi.
