21 Aralık tarihinde Güneş ışınlarının Oğlak dönencesine dik açıyla gelmesi Türkiye’nin de içinde bulunduğu Kuzey Yarım Küre’de en uzun gecenin yaşanmasına sebep olur. Ta ki hem Türk futbolunun hem de Galatasaray’ın tarihine adını altın harflerle kazımış, Türk futbol tarihinin en başarılı teknik direktörü Fatih Terim en uzun gecenin yaşanmasına bir sebep daha kazandırana dek.
21 Aralık 2017’de saatler 23.00’ü gösterdiğinde Fatih Terim, kızlarına verdiği söz üzerine attığı “Nerede kalmıştık” tweetiyle hem ülke gündemine el koydu hem de Twitter’ın Türkiye tarihinin en çok etkileşim alan tweetini attı.
Sezona şampiyonluk parolasıyla ve arka arkaya galibiyetlerle başlayan Galatasaray’da bu tablo pek de uzun sürmedi. Galibiyetler yerini puan kayıplarına, liderlik üçüncülüğe, şampiyonluk parolası ise kaosa bıraktı. İlk fatura Igor Tudor’a kesildi, ancak çatlak sesler bununla da kesilmedi. Yönetimin erken seçim kararı Galatasaray’ı bir belirsizliğe daha sürükledi. İşte yazının başında bahsettiğimiz ‘Nerede kalmıştık’ tweetiyle Terim her karanlık gecenin aydınlık bir sabahı olduğunu tüm Galatasaraylılara gösterdi.
Son iki sezondur taraftarıyla arası bir hayli açık olan sarı-kırmızılılarda bu sorunu ne gelen teknik adamlar ne de yıldız futbolcular çözebildi. Hatta, bu sorunun biraz daha büyümesine sebep oldular. Sadece bu neden bile Terim’in Galatasaray’ın başına dördüncü defa gelişine bir anlam daha kazandırıyor. Girdiği her yeri enerjisi ve kişiliğiyle etkisi altına alan Terim, sahanın içinde hem Galatasaray taraftarının sesi hem de taraftarın kulübüyle barışmasının sembolü olacaktır.
AATudor’un ipini çeken en önemli sebeplerden biri olan derbilerde alınan başarısız sonuçlarsa “Neden Terim?” sorusunun bir cevabı gibi. Son iki sezonda sadece kaybettiği puanlarla değil, sahadaki silik oyunuyla da eleştirilen Galatasaray’da Terim’in gelişi, rakip takım hocalarına verilebilecek en büyük gözdağı olsa gerek.
Terim, Süper Lig’de Şenol Güneş, Aykut Kocaman ve Rıza Çalımbay’la karşı karşıya geldiği 25 maçta sadece 5 kez yenilerek hem sayısal hem de psikolojik üstünlüğü elinde bulunduruyor. Bu da rakip takım taraftarları adına 21 Aralık’ı hem en uzun hem de en endişeli gece haline getiriyor.
Süper Lig’de Terim’in önde baskı, toplu hücum felsefesine en uygun kadro yapısına sahip takım olan Galatasaray, bunu ilk haftalarda oynadığı futbolla da bizlere gösterdi. Badou Ndiaye, Maicon, Bafetimbi Gomis gibi tempolu ve hırçın oyuna uyumlu isimleri kadrosunda bulunduran Galatasaray, Terim’in Sofiane Feghouli ve Younes Belhanda gibi teknik isimlere sağlayacağı saha içi serbestlikle de keyifli futbolun tohumlarını atacak. Kariyerinin en ihtişamlı günlerini Terim’in Galatasaray’ında yaşamış Fernando Muslera’yı da unutmamak gerek.
Bizi çok heyecanlı bir ikinci yarının beklediğini söylemeden geçemeyeceğim. Ancak Terim ve Galatasaray’ın buluşması tüm dinamikleriyle kadrosu oturmuş Beşiktaş’ın, sistem takımı Başakşehir’in ve son haftalarda istikrarı yakalamış Fenerbahçe’nin önüne geçebilecek durumda. Çünkü bazı buluşmalar basit bir tesadüften çok daha fazlasıdır. Aslında her şeyi şöyle de özetleyebiliriz:
Bir UEFA Kupası, altı Süper Lig, iki Türkiye Kupası, iki Türkiye Süper Kupası, iki Cumhurbaşkanlığı Kupası, üç TSYD Kupası… Sahibi geldi.


