Loris Karius Mainz 05 Bayer Leverkusen Bundesliga 02282016Getty

YORUM | Loris Karius, Şenol Güneş'in başyapıtı olacak mı?


YORUM | Çetin Cem Yılmaz | Twitter'dan takip et...


“Kendini toplamalısın
Bir anın içine takılıp kaldın
Ve şimdi ondan çıkamıyorsun“ 

Loris Karius üzerine ne zaman düşünsem, ki bu yaz bunu sıkça yaptım, U2’nun “Stuck In A Moment You Can’t Get Out Of” şarkısı aklıma geliyor. Karius ve içinden çıkamadığı o (iki) an. Kiev Olimpiyat Stadı’nda, yaklaşık 50 metre önümde gerçekleşen o (iki) an. Biliyorum ki Karius, Şampiyonlar Ligi finalinde Benzema ve Bale’e hediye ettiği golleri her gün düşünüyor. Nereden mi biliyorum? Çünkü ben de o pozisyonları her gün düşünüyorum.

Loris Karius FC Liverpool 26052018Getty

Elbette Loris Karius, o maçtan ibaret değil. 2015-16 sonunda Bundesliga’da sezonun en iyi kalecisi ödülüne aday olan dört isimden birisiydi. Manuel Neuer elbette ödülü zorlanmadan aldı ama Bernd Leno ve Timo Horn ile birlikte ülkenin en yetenekli dört file bekçisinden birisi olarak gösteriliyordu. O sezon 34 maçın dokuzunda kalesini gole kapamış, iki penaltı kurtarmış ve Mainz’ın Avrupa Ligi ile sonuçlanan başarılı sezonunun arkasındaki mimarlardan birisi olmuştu. 

Bir Mainz efsanesi olan Jürgen Klopp kendisini alıp Liverpool’a getirdi sonra: Kötü gidecek ne olabilirdi ki? Ama futbolda her şey kağıt üzerinde göründüğü gibi gitmiyor. Aralık ayında Liverpool, son 15 dakikasına 3-1 önde girdiği Bournemouth maçını 4-3 kaybederken en çok eleştirilen isim Karius oldu. Klopp onu “korumak için” kenara çektiğini açıkladı ama “o genç bir kaleci, mutlaka geri dönecek” dedi. Simon Mignolet’den eldivenleri geri alması ise yaklaşık bir sene sürdü. Ocak 2018’de yeniden Liverpool’un ilk tercihi oldu ve yerini de sezon sonuna kadar bırakmadı. Sezonun son maçına kadar… 

Loris Karius Mainz 05 Bayer Leverkusen Bundesliga 02282016Getty

Karius, formdayken spektaküler kurtarışlar yapabilen, savunmayla iletişimi iyi, topu oyuna iyi sokan bir kaleci. Kötü zamanındayken ise takımına bir Şampiyonlar Ligi kupasına mal oldu. Daha kötüsü ise, o maçtan iki ay sonra bile hala o hataların etkisinde kalmasıydı. Hazırlık döneminde tekrar Liverpool kalesindeydi ancak yine yaptığı hatalarla Kiev’deki o gecenin aklında olduğunu göstermişti. Bunun üzerine Liverpool Alisson Becker’i de alınca artık yapacak iki şey vardı: Ya Karius’u bir kez daha “korumak için” onu baskıdan uzak bir pozisyona, yedek kaleciliğe göndermek ve kupa maçlarında değerlendirmek; ya da ona Kiev’deki geceyi hatırlatmayacak yeni bir ortama gitmek. Zira artık kaleci olan Karius’tansa, insan olan Loris’i kurtarmak daha önemliydi. Final maçından sonra ölüm tehditleri alan, hazırlık maçında yaptığı hatalardan sonra sosyal medya üzerinden kendisine gelen hakaretlerden bıkan bir insandı ortadaki. Karius’un bir Robert Enke olmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapılmalıydı. Neyse ki Liverpool taraftarı da bunun farkına varmıştı. Sezon öncesi oynanan son hazırlık maçı olan Torino karşılaşmasında oyuna girerken Karius lehine büyük tezahüratlar yapıldı, maç sonunda da Klopp bundan övgüyle bahsetti: “Şaşırmadım ama bir insan olarak böyle bir karşılama umut ediyordum. Sert bir dünyada başka türlü davranmak mümkün mü? Evet, mümkün.” 

Beşiktaş ve Şenol Güneş, Loris Karius için bir şans. Beşiktaş taraftarı, gerçekten çabalayarak, forma için elinden geleni yaptığını hissettiği her oyuncuyu bağrına basar. Örneğin Fabri hatasız bir kaleci miydi? Elbette hayır. Hatta Lyon karşısında yaptığı iki hatayla Beşiktaş’ı olası bir Avrupa Ligi yarı finalinden etmişti. Ancak Beşiktaş tribünleri Fabri’nin hatasını hiç yüzüne varmadı, onu ilk fırsatta alkışlarla teşvik etti ve gittiğinde de gözyaşlarıyla uğurladı. 

Diğer yandan Türk futbol tarihinin en iyi hocalarından ve gerçek anlamda en iyi mentörlerinden birisiyle çalışacak Karius: Burak Yılmaz gibi iki büyük kulüpte tutunamamış bir forvetten 2000’lerin en parlak Türk golcüsünü çıkaran, Mario Gomez’e ikinci baharını yaşatan, Ricardo Quaresma’dan kariyerinin en olgun performansını alan Şenol Güneş’le. Karius’u kazanırsa bu, Güneş’in “sorunlu oyunculardan maksimum bireysel performans alma” konusundaki başyapıtı olacak. 

“Kariyerim boyunca 9000’den fazla şut kaçırdım. 300 kadar maç kaybettim. 26 kez maç kazandıracak şutu attım ve kaçırdım. Hayatım boyunca defalarca, defalarca kez başarısız oldum. İşte bu yüzden başarılı oldum.” Bu sözler, Michael Jordan’a ait. Evet, Karius da şu ana kadar çıktığı en büyük sahnede başarısız oldu. Size o alanda başarısız olan birkaç futbolcu daha sayayım: Didier Drogba, 2008 Şampiyonlar Ligi finalinde kırmızı kart görmüştü, ama dört yıl sonra dönüp o kupayı kazandı. Arjen Robben 2012’de final maçında penaltı kaçırmıştı, ertesi yıl son dakikada attığı golle kupayı kazandı. Sosyal medya çağında veya Klopp’un dediği gibi “sert bir dünyada” herkes sonuçlara çabucak ulaşmak istiyor; birisinin “kazanan” ya da “kaybeden” olduğuna bir maç sonucunda karar vermeye bayılıyor. Ama sporda o ikisinin arasında koca bir dünya var ve aslında ilgi çekici olan da o aradaki mücadele. Karius, Beşiktaş’ta yeniden bir kazanan olmanın mücadelesini verecek ve bu, tüm dünya tarafından ilgiyle izlenecek. 

Loris Karius FC Liverpool 07072018Getty
Reklam
0