Lucas Torreira Sampdoria 2017-18Getty Images

YORUM | Gözler üzerinizde çocuklar

Her dünya kupası renkli görüntülere sahne olur. Onlarca farklı milletten taraftarlar ve futbolcular bu dört yılda bir gerçekleşen festival havasına katkıda bulunurlar. Milli takımlar tecrübeli futbolcularını ve genç yıldız adaylarını sahneye sürerler. Tecrübeli oyuncular gençlerin ellerinden tutarlar ve büyülü sahnede yolculuğun en güzel manzarasını izlemek için çabalarlar.

Bu turnuvada birçok bireysel performans izliyoruz ama en merak edilenleri şüphesiz günümüzün iki süperstarı Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi oluyor. Müzelerinde eksik olan ve kıyaslandıkları emekli yıldız futbolculardan ayrı kaldıkları tek nokta olan Dünya Kupası’nı kazanmak için çabalayacakları aşikar.

Bu ikilinin yaşları itibariyla atletik becerilerini gösterecekleri son turnuva olacağının kendileri de birçok futbolsever gibi farkında. Her ne kadar onların ön planda olduğu bir organizasyona adım atsak da 2018 Dünya Kupası geleceğin yıldız adaylarını da gözlerimizin önüne serecek.

Sizlerden maçlar oynanırken az sonra tanışacağınız veya daha önce tanışmış olduğunuz oyuncuları göz ucuyla takip etmenizi istemeyeceğim. Zaten bu genç yıldızlar milli takımlarında oyunun merkezinde oldukları için siz onları sahada her an göreceksiniz.

Peki gelecek yıllarda, büyük kulüplerde izlememiz muhtemel olan ve gözlerimizin üzerinde olması gereken futbolcular kimler mi?

Sergej Milinkovic Savic Serbia David Guzman Costa RicaGetty

Sergej Milinkovic-Savic (Sırbistan)

Profesyonel futbolcu baba ve basketbolcu annenin çocuğu olmasının sağladığı avantajla spora yönelen Milinkovic-Savic, Sırbistan milli takımı özelinde turnuvanın öne çıkan en önemli isimlerinden olacak gibi görünüyor.

Altyapı dönemini Sırbistan’da geçiren genç oyuncu, 2013 yılında düzenlenen U19 Avrupa Şampiyonasında şampiyonluğu elde eden Sırbistan Milli Takımı kadrosunda da yer alıyordu. Bu şampiyonluktan günler sonra Genk’e transfer olması kariyerinin yükselişe geçeceğine bir işaret gibiydi.

Kevin De Bruyne, Thibaut Courtois ve Christian Benteke gibi isimlerin de piştikleri Belçika takımı Genk’te, 24 maçta 5 gol 1 asistlik performans sergilemiş ve bir sezon geçirdiği Belçika ekibinden sonra rotayı İtalyan ekibi Lazio’ya çevirmişti. Lazio’da her geçen sezon performansının yanı sıra, gol ve asist sayılarında da artış gösteriyordu ve 22 yaşında takımın kilit oyuncusu olmayı başarıyordu.

Fiziksel avantajı, onu eşine az rastlanır futbolculardan biri yapıyordu. 1.91'lik Sırp oyuncu, uzun boyunun katkısıyla hava toplarında rahatça hakimiyet sağlarken, uzun bacaklarının katkısıyla da ayaklarını aralara sakınmadan sokup rakip kontra atakları kolaylıkla kesebiliyor. Bir de son iki yılda gelişim gösterdiği hücum marifetleri var ki 2017–2018 sezonunda Lazio forması ile 23 gole katkıda bulunması bunun en güzel örneği.

Sergej Milinkovic-Savic

Defansif orta saha olarak başladığı kariyerine, merkez orta saha olarak devam edişi de onun yıllar geçtikçe futbol zekasının, top kontrolünün ve takımını ileri çıkarmadaki ustalığının hocaları tarafından dikkatle takip edildiğinin bir göstergesi.

Öyle ki, 2018 Dünya Kupası grup maçlarının tümünde Sırbistan Milli Takımı’nın başında olan ve Sırbistan’ın tarihinde ilk kez “Sırbistan Cumhuriyeti” adıyla Dünya Kupası’na katılma hakkı elde etmesinde oyuncular kadar emeği olan teknik direktör Slavoljub Muslin’in, Sırbistan Futbol Federasyonu Başkanı ile Milinkovic-Savic’in iki maç üst üste kadroya alınmaması ve Dünya Kupası’nda da genç yıldızı kadroya seçmeme ihtimali bulunduğunu dile getirmesi ile beraber yaşanan anlaşmazlık sonucunda turnuvanın başlamasına aylar kala Muslin ile yollar ayrıldı.

2017–18 sezonunda, Lazio ile çıktığı 48 maçta 14 gol 9 asistlik bir performans göstermesiyle beraber dev kulüplerin radarına girmesi de pek tabii zaman almadı. Adeta Pogba’nın Sırp versiyonu ve vizyonu olan Milinkovic-Savic, yayılan dedikodulara göre Jose Mourinho’nun yaz transfer döneminde hedef transferi gibi duruyor.

Lucas Torreira Sampdoria 2017-18Getty Images

Lucas Torreira (Uruguay)

Serie A’ya özel ilgisi olmayan kişiler tarafından bilinmesi pek muhtemel olmayan, çok ciddi şekilde ‘’yıldız oyuncu’’ emareleri görülen bir isim.

Kısa boyu ve oyun görüşüyle bizzat Marco Veratti kopyası bir oyuncu olarak betimlenen ki zaten kendisinin de bundan memnuniyet duyduğu bir gerçek ama aslında ondan çok daha fazlası olacağı gerçeği birkaç sene içinde net şekilde görülecek diye düşünüyorum. 2 maç haricinde bu sezon tüm maçlarda 90 dakika sahada kalarak müthiş bir istikrar gösteren oyuncu aldığı süreyi 4 gol 1 asistle değerlendirdi.

Avrupa futbolunda şu sıralar sayıları çok az olan defansif orta saha mevkii oyuncularından birisi olan Torreira, mevkiindeki diğer oyunculara göre fiziksel dezavantaja sahipmiş gibi görünse de büyük kulüplerin kendisi için çok yüksek meblağlar ödeyeceği su götürmez bir gerçek gibi karşımızda duruyor. Baktığımızda birçok Şampiyonlar Ligi kulübü oyunlarını şu anda olduğundan daha iyi bir hızda kontrol etmelerine yardımcı olabilecek bir defansif ortasaha oyuncusu için her şeyi verebilecek kadar ihtiyaç halindeler.

168 cm boyuna rağmen mücadeleci yapısı ile orta sahada yaptığı müdahalelerle savunmanın ön bölgesinde rakip atakları kesmesi ve kaptığı toplar sonrası kurulan kontra ataklarda Sampdoria’nın kısa paslarla hücuma kalkmasında önemli bir parça. Rakibin top kaybı sonrası yaptığı ön alanda baskı sırasında ise serinkanlı profiliyle top kaybını minimum kılmakta ve pas yüzdesi %85 üzerinde bulunmakta.

Torreira SampdoriaGetty Images

Asıl görevi olan savunma kısmında ise hızı ve dengesi sayesinde ön alanda baskı yapan ilk futbolcu olma konumunda. eğer rakipleri kısa pasla Sampdoria yarı alanına geçmeye çalışıyorsa Torreira karşılarına çıkıyor ve genelde onlardan topu çalıyor fakat boyunun kısalığını fırsat bilen çoğu takım uzun top oyunlarıyla onu köşeye sıkıştırabiliyor. Büyük bir kulüpte buna nasıl karşı koyabilir onu bilemiyoruz.

Lucas Torreira, günümüzün 18–22 yaş kategorisinin en yetenekli orta sahalarından birisi. Bu turnuva bunun tüm dünya tarafından tanınmasına vesile olur mu bilinmez ama çok yakın zamanda oynadığı oyunun karşılığını alması ve milli takım başta olmak üzere isminin transfer dedikodularına karıştığı kulüplerde orta sahada liderlik görevini üstlenmesi uzun sürmeyecektir.

Asensio SpainGetty

Marco Asensio (İspanya)

İspanyol raket Rafael Nadal’ın, taraftarı olduğu Real Madrid’e armağanı…

Rafael Nadal TV başında bir gün Mallorca maçına denk geliyor ve genç oyuncunun yeteneğine hayran kalıyor. Real Madrid başkanı Florentin Perez’i arıyor ve Marco Asensio’yu listelerine alması gerektiğini bildiriyor. Ve kısa bir süre içinde Başkan Perez tarafından aranan Asensio, Madrid’e davet ediliyor ve imzalar atılıyor.

Genç oyuncu Real Madrid’deki kariyerine böyle büyülü bir hikaye ile başlıyor. Ayağının raket gibi olması bir tesadüf mü bilinmez ama Hagi-vari şutları, oyun zekası, hızı ve seri çalım yeteneği ile hücumda kısır bir kadroya sahip olan boğaların Rusya’da ki en büyük silahlarından biri olabilir. İsmini, vefat eden annesinin hayranı olduğu Hollanda Milli Takımı efsanelerinden Marco Van Basten’den alan Asensio, attığı tüm golleri de bugünlere gelmesinde pay sahibi olan annesine armağan etmekteymiş.

Rüştünü bu yaz Real Madrid-Barcelona arasında oynanan Kral Kupası maçlarında gösteren Asensio, hem ilk maçta hem de ikinci maçta attığı gollerle kupayı kazandıran isim oldu. Ligde de Real Madrid formasıyla 32 maça çıkan ve 6 gol 5 asistlik bir performans gösteren genç İspanyol, mor beyaz formayla kalitesini ispatladıktan sonra milli takımda da kendisini ispatlama gayreti içerisinde olacaktır. İspanyolların dar hücum rotasyonuna yapacağı her birim katkı onun dünya yıldızları arasında yer edinmesinde kilit basamaklardan olacak.

2018-06-18-mexico-hirving-lozano(C)Getty Images

Hirving ‘’Chucky’’ Lozano (Meksika)

2018 Dünya Kupası’nda, Meksika’nın bir başarıya ulaşabilmesi durumunun kilit oyuncusu olarak görülüyor. Zira bunu ilk maçta herkese iliklerine kadar hissettirdi. Meksika, grubun ilk maçında sansasyonal bir şekilde Almanya'yı devirirken maçın tek golü Chucky'den geldi.

2017–18 sezonunda Hollanda Ligi’nde şampiyonluğa ulaşan PSV kadrosunun en önemli parçasıydı.

Çok değil bundan 3 sene önce Meksika Ligi’nde top koştururken, FM oynayanların ‘’Wonderkid’’ olarak adlandırdıkları ve kadrolarına katmak için yarıştıkları bir isimdi ve o dönemde reel futbolda da Avrupa kulüplerinin radarlarına girmişti. Fakat vatandaşları Chicharito ve Giovanni Dos Santos gibi Avrupa’ya çocuk yaşta adım atacak kadar şanslı olamamıştı.

22 yaşında bir takımı şampiyonluğa taşıyan kıymetli parçalardan olması bir kenara 34 maçta 19 gol 11 asistlik performansı onu turnuva öncesi yapılan öngörülerde Meksika kadrosunda Carlos Vela ile beraber hücum varyasyonlarında yeri kesin olan bir parça yaptı.

Dribling yeteneği, hızı, oyun görüşü ve fiziksel dezavantajına rağmen gollerinin çoğunu kaydettiği ceza sahası içerisindeki kıvraklığı onu durdurulması zor bir hücumcu yapıyor.

Başlıkta isminin yanında “Chucky” kelimesine dikkat ettiyseniz onun da bir hikayesi var. Lozano, takım arkadaşlarının yataklarının altına saklanıp onları korkuttuğu için genç oyuncuya milli takımdaki arkadaşları tarafından korku filmi karakteri Chucky lakabı takılmış.

Kupada oynadığı her dakikanın onun büyük kulüplerin transfer savaşlarında adını ön plana çıkaracağı aşikar ve bu bizler için sürpriz bir transfer olmayacak.

Aleksandr Golovin RussiaGetty

Aleksandr Golovin (Rusya)

Turnuvaya ev sahipliği yapan ülkeler, genelde taraftar desteğinin de arkasında olmasıyla şampiyonluk için iddaalı jenerasyonlara sahip olmaya çalışırlar ve bu jenerasyonlara bazı oyuncuların liderlik etmesini isterler.

Tıpkı 2006 Almanya-Podolski, 2014 Brezilya-Neymar örnekleri gibi bugünlerde de Rusya için bu isim Golovin oldu.

Euro 2016'da sahne alan Rus millli takımının o dönem en genç oyuncusu ve heyecan verici yeteneği de olan yıldız adayı, Dünya Kupası’nda başlayan ilk 11'deki yeri tartışmasız görünen ve ev sahibi ülkenin gruptan bir ihtimal çıkmasına katkıda bulunacak tek isim gibi. 2013'te U17 Avrupa Şampiyonu olan, 2015'te U19 Avrupa ikincisi olan kadrolarda yaşıtları arasında parıltısı gün gibi ortaya çıkıyordu.

Günümüzde hem kulübü CSKA Moskova ile hem de milli takımda önemli bir rol üstleniyor. Geniş bir yetenek yelpazesine sahip Rus oyuncu; teknik kapasitesi, sürati ve esnek oyun görüşüyle orta sahanın hemen her bölgesinde forma giyebilme avantajına sahip oluyor.

Geçtiğimiz sezonlarda defansif ve merkez orta saha olarak sahaya çıktığı çoğu maçta gole katkısının düşük olduğu ve asist sayısının yetersiz bulunmasına istinaden yapılan eleştiriler çoktu. Fakat bu sezon Rus Ligi’nde maç başına ortalama 1.5 kilit pas istatistiği ve serbest vuruşlarını geliştirmesi sonucu attığı gollerle önce CSKA Moskova taraftarlarının yüzünü güldürdü.

Sıradaki hedefine ise ilk maçtan ulaşmaya başladı.  Suudi Arabistan karşısında 1 gol atıp 2 asist yapan Golovin, Rus taraftarları daha ilk maçtan heyecanlandırdı.

Reklam