YORUM | Süleyman Tetik Twitter'dan takip edin!
Son yıllarda düştüğü dardan kurtulamayan Galatasaray, ne zaman içinde yeni bir umut barındırsa biraz daha sürüklendi çıkmazın içine. Son iki sezonu facialarla geçen Galatasaray, hem yönetimi hem de taraftar kitlesiyle bu sezona daha duygulu, daha umutlu başladı. Ancak Aslan ne yapsa fayda etmiyor...
Bu sezon Galatasaray'ın ülke genelinde maruz kaldığı eleştirileri futbola yabancı birine aktarsak, muhtemelen Galatasaray'ın küme düşme potasında mücadele eden vasat bir takım olduğunu düşünecektir. Aslında bu durum, eleştirenler için çok da farklı değil. Zira Galatasaray, tarihinin en kötü sezonunu geçiriyormuşcasına bir muamele görüyor. Ülkenin futbol kamuoyu, Galatasaray'ı bugünlerde adeta çarmıha germiş durumda. Peki gerçekten durum bu kadar vahim mi?

Galatasaray düşmedi ki ayağa kalksın!
Süper Lig son zamanlarda oldukça kaliteli bir lige dönüştü. Takımların kadrolarına yaptığı transferlerle birlikte rekabet ortamının arttığı bir sezona şahit oluyoruz. Böylesine bir ortamda zirvenin birçok adayının olması da aşikar. Yani kısacası bu şartlardaki bir ortamda büyük takım küçük takım demeden herhangi bir ekibin puan kaybı yapmaması mümkün değil. Bunu zaten şu ana kadarki zaman diliminde net bir şekilde gördük.
İşin Galatasaray boyutuna geçelim. Evet, Tudor'un takımı büyük maçlarda kimliğini unutuyor. Bu Tudor'dan mı yoksa futbolculardan mı kaynaklanıyor meçhul. Ancak Galatasaray'ın bu sezonki 14 haftalık performansını ele alırsak Galatasaray'ın bir kriz ortamında olmadığına şahit olabiliriz. Geride kalan 14 haftada Galatasaray yalnızca 3 kez yenilgi aldı. Peki kim bu takımlar? Beşiktaş, Başakşehir ve Trabzonspor... İşi daha da doğal bir hale getiren nokta ise bu üç maçın da deplasmanda olması. Tudor'un büyük maçlarda oyun içindeki hamleleri, kadro tercihi ya da diğer faktörleri eleştiriye açık, evet. Ancak baştan aşağı yeniden kurulmuş ve ligin ilk 13 haftasını lider götürmüş, ezeli rakiplerinin halen 3 puan önündeki bir takım ve bu takımın hocası için yapılan eleştiriler biraz ağır değil mi? Temmuz'dan bu yana kovulacağı konuşulan, sürekli yerine teknik adam adayları yazılan bir teknik adam, üzerinde bu kadar baskı varken savaşını sürdürüyor. Herkesin birkaç dakika düşünüp Igor Tudor'u bu cesaretinden dolayı tebrik etmesi gerekiyor.
Evet, Galatasaray bu sezon şu ana kadar büyük takımlara karşı galibiyet alamadı. Ancak şu da unutulmasın; Galatasaray şimdiye dek 29 puan topladı ve şampiyonluğun en büyük favorisi. Peki Beşiktaş'ın durumu ne?
AAGalatasaray büyük maç kazanamıyor, peki Beşiktaş?
Siyah-beyazlı ekip Galatasaray maçına kadar bu sezon Trabzonspor, Fenerbahçe ve Başakşehir maçlarından yalnızca 2 puan toplayabilmişti. Hatta Fenerbahçe dışında diğer iki maç Vodafone Park'ta oynandı. Yani Beşiktaş - Galatasaray derbisine kadar iki takım da oynadığı üç büyük maçtan galibiyet alamadı. Peki hiç Beşiktaş'ın büyük maç kazanamamasıyla ilgili bir yorum, eleştiri ya da algı gördünüz mü? Büyük olasılıkla yanıt hayır!
Futbolda her türlü ihtimal var. Bu sezon Başakşehir deplasmanında kazanacağı konuşulan Galatasaray, beş gol yiyerek evine döndü. Geçen sezon Dinamo Kiev'i deplasmanda devirmeye giden Beşiktaş, altı gol yiyerek ülkeye döndü. 2002-2003 sezonunda ligi 6. sırada bitiren Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray'ı 6-0 mağlup etti. Ancak bu sonuçların hiçbiri bu takımların kötü olduğu anlamına gelmiyor, gelemez. Takımın genel profili bazı maçlarda değişebilir ve bunun üzerinde çalışmak gerekir. Elbette eksikler daima giderilmelidir fakat genel geçer sonuçlardan sonra büyük yargılamalar, daima zarar verir. Sarı-kırmızılı kulübün taraftarı unutmamalı; Galatasaray bu sezon düşmedi ki ayağa kalkmaya ihtiyacı olsun!
