Fenerbahce v Trabzonspor XIGoal

YORUM | Fenerbahçe, 3 puan kadar doğru oyunun da peşinde


 YORUM | Rezzan Yetiş @rezzan_yetis

Süper Lig’de ilk 3 hafta geride kaldı. İlk maçını farklı kazandıktan sonra Başakşehir deplasmanında son dakikalarda galibiyete uzanan Fenerbahçe, henüz üçüncü haftada oldukça zorlu bir karşılaşma için evinin kapılarını açtı. Rakip, ligin en iddialı kadrolarından birine sahip Trabzonspor’du.

Her iki takım da bu karşılaşmaya önemli eksiklerle sahaya çıktı. Fenerbahçe’de Hasan Ali Kaldırım, Mauricio Isla ve Victor Moses; Trabzonspor’da ise Abdülkadir Ömür. Hasan Ali Kaldırım’ın Audi Cup’tan beri sakat olması, Fenerbahçe’yi bu duruma sezon başlamadan hazırlamış sayılırdı. Ancak Gazişehir Gaziantep maçının etkili isimlerinden Mauricio Isla’nın sakatlığı, Ozan Tufan’ın sağ bekte kullanılmasını mecbur kıldı. Hücum hattı konusunda birden fazla alternatifi bulunan sarı lacivertli ekip, Moses'ın yokluğunda Trabzonspor karşısına Deniz Türüç ile başladı.

Fenerbahce v Trabzonspor XIGoal

Trabzonspor için ise en büyük soru işareti, AEK maçında sahayı sedye ile terk eden Abdülkadir Ömür’ün yokluğuydu. Ünal Karaman, Ömür’ün yerine Donis Avdijaj’a ilk 11’de yer verdi.

Bu eksiklerin gözle görülür etkileri oldu; zira skorun en büyük belirleyicisi orta sahada verilen boşluklar ve savunma hataları oldu. Hem Fenerbahçe’nin hem de Trabzonspor’un orta alandaki kontrol problemi, zaman zaman oyun hakimiyetinin el değiştirmesine neden oldu.

Fenerbahçe, oyuna yoğun bir tempo ile başlayıp 17. dakikada golü bulsa da oyun üstünlüğünü Trabzonspor’a verdi. Seyircisini arkasına almış bir Fenerbahçe’nin ilk golün ardından ikinci golü bulması işten bile değildi. Golden önce dahi Trabzonspor kalesini 4 kez yoklamıştı. İlk 20 dakika içinde oyunu domine eden ve Trabzonspor’u kendi yarı alanında boğan Fenerbahçe, ne zaman ki golü buldu; sonrasında bu baskı yoğunluğunu hızlı bir şekilde azalttı. Özellikle savunma dönüşlerinde geç kalan ve rakip atakta dengesiz yakalanan Fenerbahçe’de Ozan Tufan’ın hatası, Caleb Ekuban’ın pozisyon takibine ve bitiriciliğine mahkum oldu.

Hazırlık sürecinden bu yana Fenerbahçe’nin savunmada zafiyeti ve bu bölgedeki rotasyon sıkıntısı kendini fazlasıyla hissettiriyor. Öyle ki zaman zaman orta sahanın da geriye gelip açık kapatmak zorunda olması, orta alanda boşluklar kalmasına neden oldu ve bu durum Trabzonspor için de geçerliydi. İlk yarıda Fenerbahçe’nin bu açıkları daha fazla değerlendiren taraf olduğunu söyleyebiliriz. Fenerbahçe, hem ortadan hem de sol koridordan pozisyonlara girdi. Üstelik bu pozisyonların merkezinde Vedat Muriqi değil; Garry Rodrigues ve Max Kruse yer aldı. Muriqi, Trabzonspor savunmasının dikkatini dağıtarak ve pozisyonlarını terk etmesini sağlayarak Rodrigues-Kruse ortaklığı için bolca alan yarattı. İlk yarıda Fenerbahçe, 3. hatta 4. golü dahi bulabilirdi. Öyle ki Kruse, yaratıcılığını konuşturarak Rodrigues’i çok kez tehlikeli pozisyonlara soktu ancak Rodrigues’in bitiricilik konusundaki eksikliği fazlasıyla göze çarptı.

Maçın geneline bakıldığında daha fazla pozisyona giren ve galibiyete yakın olan Fenerbahçe gibi gözükse de her iki ekibin de birbirine benzer hatalar yapması, hücuma çıkarken kaptırılan toplar, defans ile ofansın birbirine yeterince yakın olmaması ve orta sahada yeterince top tutulmaması, kaçınılmaz şekilde puanların paylaşılmasına yol açtı. Trabzonspor'un hücum organizasyonu anlamında yaşadığı problemin sebebi olarak perşembe günkü AEK maçının yorgunluğunun ön plana çıktığını söylemek pek de yanlış olmaz.

Fenerbahçe, ilk yarıda %87 pas isabetiyle ve %78.6 topa sahip olma oranıyla oynadı ve geride kalan haftalardaki başarılı pas oyununu devam ettirdi. Bu oyunun yalnızca belli bir süre sergilenmesinin en büyük nedenlerinden biri, başından beri belirtildiği gibi orta saha ve savunma. Emre Belözoğlu’nun gelişinin takımda yarattığı etki paha biçilemez elbette. Ancak Emre’nin yaşı itibarıyla her karşılaşmada 90 dakika oynamasını beklemek pek doğru olmaz. Oyundaki rolü sebebiyle hücumda da savunmada da etkili olması gereken Emre’nin yorgunluğunun baş gösterdiği noktada, Tolga Ciğerci’nin de yeterince efektif olamaması orta sahanın erken düşmesine neden oldu. Bu anlamda Miha Zajc'ın orta sahada daha fazla görevlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle oyun sezisi ve zekasıyla ilk 11'de başladığı maçlarda fark yaratacağına inanıyorum.

Son olarak şunu belirtmekte fayda var: Evet, bu maçın kazananı olmadı. Oyun anlamında izleyicileri 90 dakika boyunca yeterince tatmin etmedi belki de. Ancak Fenerbahçe, bu sezon taraftarlarına 3 puandan fazlasını vadediyor. Geçtiğimiz sezonun büyük bir bölümünde yalnızca günü kurtarmak için plansız bir oyun ortaya koyan, yaratıcılık ve rotasyon anlamında dara düşen Fenerbahçe; yerinde transferler, oyun içi iletişim ve en önemlisi özgüven olarak yaşadığı yenilenmeyi sahaya fazlasıyla yansıtarak puan kaybıyla sonlanan bir karşılaşmada dahi beklentilerin yok olmasına izin vermiyor. Henüz ligin ilk haftalarında Trabzonspor gibi güçlü bir rakibe karşı da kendini test etme ve gözlemleme şansı bulan Fenerbahçe, eksiklerin tamamlanmasıyla yalnızca 3 puan değil; doğru ve göze hoş gelen bir oyunu da taraftarlarına sunmayı hedefliyor diyebiliriz.

Reklam

BU HİKAYE HOŞUNUZA GİTTİ Mİ?

Google’da GOAL.com’u tercih edilen kaynaklar arasına ekleyin ve haberlerimizin daha fazlasını okuyun

GOAL'ı Google'da takip edin