Goal twitter

YORUM | Copa America'da bir "Avrupa" takımı: Peru


YORUM | Feyyaz Tan | Twitter'dan takip et...


Yarı final maçlarından sonra Copa America 2019’un finali belli oldu. Bir tarafta pek sürpriz yok. Hem ev sahibi olma avantajı hem de diğer takımlara göre bariz şekilde “güçlü” oyunuyla Brezilya’nın finale yürüyeceği aşikardı. Ancak diğer tarafta, kupanın asıl hikayesini yazan bir takım var.

Peru, kadrosunda kendisini büyük Avrupa liglerinde ispatlamış tek bir oyuncu bulunduruyor: Paolo Guerrero. O da artık 35 yaşında. Onun haricindeki ilk 11’de bulunan tüm oyuncular ya orta sınıf Avrupa takımlarında ya da Avrupa kıtası dışında top koşturuyor. Buna rağmen son şampiyon Şili’yi net bir skorla geçip finale yürüdüler. Peki, bu takımda farkı yaratan etkenler nelerdi?

Peru Copa AmericaGetty

Coğrafi olarak olmasa da taktiksel olarak Avrupa takımı

Bilindiği üzere Copa America’da son turnuvalarda kıta dışından ülkeler de davet görüyor. Japonya ve Katar’ı bu turnuvada Güney Amerika ülkeleriyle birlikte sahne alırken izlemiştik örneğin. Aslında Copa America’da bir de Avrupa takımı vardı. Coğrafi olarak olmasa da taktiksel olarak Peru, takım oyunuyla Şampiyonlar Ligi’nde fark yaratan bir Portekiz ekibi gibiydi.

4-2-3-1 sistemiyle sahada olan Peru’nun en belirgin özelliği savunma ve hücumdaki müthiş yardımlaşma. Top kaybedildiği anda olay yerine 2-3 Perulu oyuncu birden geliyor ve rakibe baskı kuruyor. Ancak bunu yaparken savunma dengesini kaybetmiyorlar. 4’lü savunma çakılı halde kalırken, ortadaki 5’li her maç büyük enerji ortaya koyuyor. Aynı şey hücum için de geçerli. Top kazanıldığı anda hem kenarlardaki Carrillo ve Flores, hem de orta sahadaki Cueva ve Yotun ceza sahasına girerek kurt golcü Guerrero’yu yalnız bırakmıyor. Bu planda Renato Tapia biraz daha geride kalıp, süpürücü rolünü üstleniyor.

Top rakipte, pozisyonlar Peru’da

Peru, genellikle topu rakibe bırakıp, izin verdiği alanda rakibine pas yapma şansını veren ancak kapılan toplarla ileride çok çabuk çoğalan bir takım. Bu sebeple maçlarda Peru’yu %30 - %40 arası topa sahip olduğunu görebiliriz. Ancak pozisyon sayılarında hiç ezilmiyor, hatta daha baskın olabiliyorlar. Muhtemelen Brezilya karşısında da aynı oyun formatını göreceğiz. Elbette bu kez işleri pek kolay değil ama Brezilya’ya 1950 Dünya Kupası’nda yine kendi evlerinde gördükleri Uruguay kâbusunun bir benzerini gösterme şansları da var. Hazır o “lanetli formayı” Brezilya yıllar sonra ilk kez bu turnuvada giymişken…

Paolo Guerrero PeruGetty

Guerrero tipi santrforlar yaşlanmasın!

Peru’da dikkat çeken pek fazla oyuncu var. Mesela Renato Tapia hem takımını savunma açısından ayakta tutuyor hem de kazandığı topları dikine kullanabiliyor. Baskı altında da driplingle çıkabilen bir oyuncu. Bu turnuvadan sonra piyasasını artıracağı kesin. Ama bir oyuncu var ki büyük saygıyı hak ediyor: Paolo Guerrero! 35 yaşına rağmen sahada “Ben Bayern Münih görmüş santrforum” diyor adeta. Sırtı dönük aldığı toplarda yaptığı her iş akıllıca, attığı gollerdeki kaleciye çalımları ise leziz… Pek hareketlenecek açısı olmamasına rağmen ince bileğiyle kalecilere attığı o çalımlar Baggio’yu hatırlattı. Fizik olarak da hiç ezilmiyor. Kariyerinin son dönemlerinde bir yıl da olsa tekrar Avrupa yaparsa hiç şaşırtmaz…

Goal twitter
Reklam
0