YORUM | Rezzan Yetiş @rezzan_yetis
Şenol Güneş’in, Galatasaray karşısında, Ankaragücü maçından farklı olarak, ilk 11’de Lens yerine Quaresma’yı oynayatabileceği düşünülüyordu. Ancak beklenmedik bir kararla Necip Uysal’la oyuna başlayan Güneş, Ljajc’i de kanada çekerek kafalarda soru işareti yarattı. Ancak bu hamle, görünürde çok radikal bir değişiklik gibi görünmese de Beşiktaş’ın uzun zamandır devam eden oyun planını olumsuz yönde etkiledi.
Şenol Güneş'in Necip ile birlikte savunmayı sağlamlaştırmak istemesi anlaşılır bir durum. Zira Beşiktaş, kazandığı maçlarda dahi çok pozisyon veriyordu. Medel’in sakatlığı bulunmasa muhtemelen ondan faydalanırdı. Ancak bu durum, takımda sıkıntı zinciri oluşturdu. Başta Beşiktaş’ın bu sezon gole en çok katkı veren isimlerinin başında gelen Adem Ljajic (7 asist, 6 gol), forvet arkası mevkisinde gördüğümüz çizgisinden oldukça uzaktı. Özellikle ilk yarıda buluştuğu topları verimli kullanamayan ve tıkanan Ljajic, Burak Yılmaz’a da yeterince destek olamadı. Bu sebeple Burak, sık sık geriye gelerek top almak zorunda kaldı.
İlk çeyrekte yoğun bir Galatasaray baskısıyla karşılaşan Beşiktaş, oyunu kendi yarı alanında kabul etti ve savunmada kalabalıklaşarak rakibine karşı ‘Kapalı savunmayı açmakta zorlanıyorlar’ mantalitesiyle hareket etti. Ancak bu, belli bir noktaya kadar işe yaradı. Aynı zamanda top tutmakta da zorlandılar.
Gökhan Gönül ve Caner Erkin’in bulunduğu bölgeleri efektif kullanmayı başaran Galatasaray, kanatları oldukça hızlı geçerek Beşiktaş kalesinde arka arkaya tehlike yaratmaya başladı. İlk yarım saatin ardından oyun anlamında yeterince üretken olamayan ve adeta kilitlenmiş oyunu açmaya çalışan iki ekipte rakibinin boşluğundan faydalanan taraf, Galatasaray oldu.
İkinci yarıda oyunda kopuk bir görüntü çizen takımına müdahale eden Şenol Güneş, Necip’i beke Caner’i öne çekti ve Ljajic’i esas mevkisine yeniden yerleştirdi. Bu hamlenin meyvelerini de ikinci yarının daha ilk dakikalarında almaya başladı. Esas rolüne bürünen Ljajic, topla daha çok buluşmaya, oyuna daha fazla girmeye başladı. Ancak bu sefer de rakip sahada çok pas hatası yapan bir Beşiktaş izlemeye başladık. Yediği golün ardından konsantrasyonunu kaybeden Beşiktaş, ikinci golde de bu eksikliği fazlasıyla hissettirdi.
İlk kornerini 60. dakikada bulması, Beşiktaş’ın alıştığımız görüntüsünden ne kadar uzakta olduğunun en net örneklerinden biriydi diyebiliriz. Bol gollü geçeceğini, Beşiktaş’ın son ana kadar oyundan kopmadan rakibini zorlayacağını düşünmüştüm ama derbiler böyle işte, bütün öngörülerinizi çöpe attırıyor.



