YORUM | Rezzan Yetiş @rezzan_yetis
İlk 2 sıradaki takımlar için şampiyonluk yarışının kızıştığı haftalarda, Beşiktaş ve Başakşehir arasında oynanan maç, en az derbi kadar merak ediliyordu.
Karşılaşma öncesinde bu maçın nasıl geçeceğine dair birden fazla fikir üretilmişti. Kadrolar açıklandığında Beşiktaş'ın biraz daha tutucu, Abdullah Avcı'nın ise özellikle Caner Erkin'in bulunduğu kanadı sıkça kullanacağı bir diziliş ile karşı karşıya kaldık. Oyun zevki açısından beklentilerimizi karşılayacağına inandığımız karşılaşma, son anlarına kadar heyecan doluydu. Kazanan taraf ise yalnızca kendi taraftarını memnun etmekle kalmadı.
Saha ve taraftar avantajıyla maça hızlı başlayan Beşiktaş, ilk 10 dakika oyun anlamında üstünlük sağladı. Zorlu bir deplasmana çıkan Başakşehir, 15 dakikanın ardından biraz daha topu ayağında tutmaya ve pas trafiği oluşturmaya başlayarak rakibin baskısını bir nebze olsa kırabildi. İlk yarıda bir deplasman takımı için oldukça cesur ve planlı bir oyun sergileyen Başakşehir, şampiyonluğu riske edecek herhangi bir kaybı göze alamayacağını gösterir gibiydi. Takım boyunu kısaltarak savunma ve hücum geçişlerini oldukça hızlı gerçekleştiren Abdullah Avcı'nın ekibi, Beşiktaş kalesini bir hayli zorladı.
Loris Karius'un kritik kurtarışlarıyla geçen bir 10 dakikanın ardından Başakşehir'in istediği oldu. Üstelik bu gol, "Takım oyunu nasıl oynanır?" sorusuna bir cevap niteliği taşıyordu adeta. Mert Günok'un gönderdiği uzun top, Beşiktaş'ın korner bölgesinin hemen önünde Edin Visca'nın ayaklarına teslim edildi. Visca, burada aceleci davranmak yerine uygun bir pozisyon yaratabileceği anı bekledi ve 4 Beşiktaşlı oyuncunun arasından Robinho'ya pasını bıraktı ve Brezilyalı, topu ağlarla buluşturdu.
Başakşehir, ilk yarıda, savunmada uyumsuz bir görüntü çizen Vida ve Mirin ikilisinin bıraktığı boşluklardan yararlanmaya ve özellikle Visca-Elia kanatlarını efektif bir şekilde kullanmaya odaklandı. Beşiktaş ise orta sahayı kalabalık tutan konuk ekip karşısında takım boyunu uzatıp geniş oyun oynayarak kaleye gitmekte bir hayli zorlandı. İlk yarım saatte adeta evinde oynuyormuş hissi veren Başakşehir, topla oynama üstünlüğünü de elde etti.
Başakşehir'in ani ataklarla rakip kaleye hızlı ve kontrollü bir biçimde hücum ettiği, Beşiktaş'ın ise hücuma çıkışlarda dağınık ve aceleci bir profil çizdiği ilk yarının son anlarına geldiğimizde Beşiktaş, kullandığı 2. kornerde skoru eşitlemeyi başardı. Gökhan Gönül'ün kafa topunu çelen Mert Günok, dönen topta Atiba Hutchinson'u durduramadı. Beşiktaş, bu sezon yan toplarda ligin en etkili takımıydı keza.
Anlaşıldı, tamam!
İkinci yarıya Beşiktaş'ın hızlı ve etkili başlayacağı, ilk yarının bitişinden belliydi. Devre arasında Şenol Güneş'in takımı baştan hazırladığı da anlaşılıyordu aslında. Çünkü Beşiktaş, ikinci yarıda ortaya koyduğu oyunla Abdullah Avcı'nın planlarını bozdu. İkinci yarını başlatan düdükle Beşiktaşlı futbolcular, ön alan baskısıyla rakip defansı açmaya, birbirine yakın oynayan oyuncuların arasındaki mesafeyi genişletmeye çalıştı. Nitekim 51. dakikada istediklerini elde ettiler. Gökhan Gönül'ün ceza sahasına gönderdiği ortada Lens, topuğuyla topa yön verdi ve Burak Yılmaz, gelişine harika bir gole imza attı. Çıktığı 11 lig maçında 8. golünü atan Burak, güçlü bir rakibin karşısında attığı golle Beşiktaş'ın son dönemde yana yakıla aradığı golcü futbolcu ünvanının hakkını verdi.
Başta Burak Yılmaz'ın alkışı hak ettiği ancak takım olarak ikinci yarıya farklı bir mentaliteyle çıkan diğer oyuncuların da övülmesi gerektiğinin altını çizelim. 60. dakikada yerini Kagawa'ya bırakana kadar orta alanda kurduğu baskıyla öne çıkan Gary Medel ; özellikle ikinci ve üçüncü bölge arasında yaptığı preslerle topu takımına kazandıran Dorukhan, pozisyon takibiyle galibiyetin ilk adımını atan ve 36 yaşında olmasına rağmen müthiş bir performans ortaya koyan Atiba ve son olarak sağ koridorda ritmi arttıran Gökhan Gönül.
Tempolu maça tempolu son
Golden sonra Abdullah Avcı'nın yaptığı Arda Turan ve Demba Ba değişiklikleri Başakşehir'in pek de işine yaramadı. Üstelik Beşiktaş, Kagawa'nın oyuna girmesiyle pozisyon üretimine devam etti ve birden fazla pozisyona girdi. Bu tarz iki başarılı ekibin karşı karşıya geldiği maçlarda, özellikle son anlar hep heyecanın doruk noktası ve kader anı olur. Eğer Başakşehir, son anlarda yakaladığı pozisyonlardan birini gole çevirebilseydi şu an bambaşka şeyler konuşuyor olacaktık.
Başakşehir'in bu sezon ilk kez öne geçerek kaybettiği maçta Beşiktaş, bu skorla birlikte yarın Galatasaray'ın olası puan kaybında ikincilik iddiasını iyiden iyiye arttırmış olacak.




