Artık iş imzaya kaldı: Cenk Tosun, Everton’a gitmek üzere; hem de Süper Lig’den yapılmış en yüksek transfer bedeliyle. Her yıl üstüne koyan Cenk, buraları hak etti etmesine, peki Everton onun için doğru bir tercih mi?
Everton, Premier Lig’de kafaya oynayan takımlardan birisi değil. Hatta ilk altı sıranın yerlerinin rezerve olduğu kabul edilirse bu sezon elde edebilecekleri en iyi derecenin yedincilik olduğu da söylenebilir. Bu anlamda, “daha üst seviye bir takıma gitmeliydi” eleştirileri ilk anda mantıklı gelebilir. Ancak, Everton bu yaz önceki sezonlara göre çok daha “hırslı” ve “hedefli” bir takım haline geldi. Yazın Manchester City, Chelsea ve Manchester United’ın ardından Premier Lig’in en fazla para harcayan takımı onlardı. Dolayısıyla bu sezon ilk altı çok mümkün görünmese de, bu ilerlemeyle gelecek sezonun hedeflerini de yüksek tutacaklarını düşünebiliriz.
Ligdeki değil, Avrupa'daki Cenk
AAEverton, Roberto Martinez dönemi dışında geleneksel olarak savunmayı sağlam tutan, tedbirli oynayan bir takımdır. Premier Lig’de topa en az sahip olan (%44,3) altıncı, ceza sahasında topla en az buluşan (350) yedinci takım Everton. Aynı zamanda Brighton ve Swansea’nin ardından ligin en az şut atan takımı da Everton. Dolayısıyla, Cenk'in Beşiktaş’tan alışık olduğu, baskılı oyunu burada bulamayacağı düşünülebilir. Ama burada bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor: Everton, Süper Lig’deki Cenk'i değil, Şampiyonlar Ligi’ndeki Cenk'i aldı.
Beşiktaş, bu sezon ligde %61 oranında topa sahip olurken, Avrupa’da bu oran %50 oldu. Ligde maç başına 25 kez ceza sahasında topla buluşurken Devler Ligi’nde bu sayı 19’du. Süper Lig’de maç başına 18 şut çekerken, Şampiyonlar Ligi’nde 10 şut çekti. Cenk’i İngiltere’ye taşıyan dört gol, iki asistlik performansını da Avrupa’da yaptığını düşünürsek, Everton’ın oyununa da uyum sağlayacağını, hatta bu sezon Süper Lig’dekinden daha başarılı olacağını iddia etmek mümkün. Ayrıca Porto ve RB Leipzig maçlarını hatırlayın: Cenk bu yılki patlamasını, kaleden uzak oyununu, kenar bindirmelerini, bire bir mücadelelerini geliştirmekle yaptı. Bu bilgiler, Premier Lig’de de ona çok yardımcı olacak.
Hiç şüphesiz, Cenk'in Beşiktaş’ta yıllardır alıştığı bir yapı vardı. Kasım ayında kendisiyle yaptığımız röportajda bunu, “Oğuzhan topu aldığında ben nereye koşacağımı, nereye göstereceğimi çok iyi biliyorum. Ricardo’ya top geldiğinde ben ön direğe koşarsam Talisca’nın arkaya koşacağını biliyorum. Ben vurursam ben atıyorum, ben pas geçersem benim arkamda Talisca oluyor, o vuruyor kafayı” sözleriyle açıklamıştı. Everton’da arkasında farklı oyuncular olacak, ama bu oyuncuların kalitesi sayesinde uyum sorununu kısa sürede atlatacaktır.
Ozi yok, Gylfi var

Wayne Rooney, Manchester United kariyeri boyunca santrfordan sahte dokuza kadar çok sayıda farklı pozisyonda oynadı ve bir forveti desteklemeyi çok iyi biliyor. Bu sezon 10 gol ve iki asistle takımın uzak ara en fazla skor katkısı yapan oyuncusu, ki aslında asist sayısı çok daha fazla olabilirdi. Zira 23 şut pası ile bu alanda takımının ikinci sırasında. Bu pasları değerlendirebilecek bir golcüye onun da ihtiyacı var.
Forvet arkasındaki üçlü hattın merkezinde Rooney’nin yanındaki değişmez isim ise Gylfi Sigurdsson. İzlandalı yıldız, kulüp rekoru olan 45 milyon pound’luk fiyat etiketinin altında ezilmiş görünse de, Premier Lig’de son yılların en etkili duran top oyuncusu. 2014-15 sezonu başından bu yana ligde duran toplardan en fazla şut pası veren oyuncu olarak, Cenk'e bolca servis yapacağını düşünebiliriz (Cenk’in Beşiktaş’ta penaltılar haricinde attığı 31 lig golünün 12’si duran toplar ve ortalar sonucu geldi). Diğer kanatta ise Aaron Lennon veya Yannick Bolasie olacak, ki her ikisi de Cenk’in birlikte oynamaya alışık olduğu “basıp giden” kanat oyuncuları. Dolayısıyla yüzler yeni de olsa, Cenk’in birlikte oynamaya alışık olduğu bir yapı söz konusu.
Everton, büyük paralar harcayarak girdiği ve çok kötü sonuçlarla başladığı sezonda, “Big Sam”le birlikte formunu buldu. Yeni yılda “başaltı” sıralarını hedefliyorlar ve Cenk’e ihtiyaçları çok büyük – belki de Cenk’in onlara olan ihtiyaçlarından fazla. Bir an önce takıma katılmasını ve gollerini atmasını dört gözle bekliyorlar. Avrupa’da en beğendiği isimler olarak saydığı Edinson Cavani’nin PSG’ye, Robert Lewandowski’nin Bayern’e gittiği yaşta, Cenk’in de Premier Lig’de sezonun kalanına damgasını vurması için şartlar müsait.





