Haberler Canlı Skorlar
Beşiktaş

ÜÇTE ÜÇ BÜYÜK SÜRPRİZDİ, ARTIK HER ŞEY OLAĞAN

14:41 GMT+3 1.11.2017
Cenk Tosun Ryan Babel Monaco Besiktas 10/17/17
Beşiktaş bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde herkesi şaşırttı. Ama artık yapacağı hiçbir şey kimse için sürpriz olmaz. Ve bu kesinlikle iyi bir şey.

Şampiyonlar Ligi’ne üçte üç yaparak başlayan bir takım için, dördüncü maçı öncesinde nasıl oynaması gerektiğini yazmak, yazan için epey ukala bir görüntü verebilir. Monaco maçı hakkında bir şeyler yazmadan önce bunu göze almak zorundayım. Çünkü her maç, yeni bir başlangıçtır.

II. Louis Stadı’ndaki bir önceki başlangıcın sonu bizim için çok mutlu bitmişti. O maç öncesi Monaco’yu anlatırken, Fransız takımının Tiemoue Bakayoko’yu kaybettikten sonra orta sahada geçtiğimiz sezonki kadar şiddetli baskı uygulayamadığını, bu yüzden top rakipteyken önde yakalandığında arkasında ciddi boşluklar verebildiğini ve Beşiktaş’ın bu boşlukları değerlendirebileceğini yazmıştım.

Ama öyle olmadı. Siyah-beyazlılar sanki deplasmanda oynayan Monaco’ymuş gibi hücum etti. Monaco savunması kendi ceza sahasında yerleşmişken, dört oyuncusuyla paslaşarak göstere göstere galibiyet golünü attı. Açıkçası bu kadar görkemli bir galibiyeti öngörebilmek çok zordu. Umarım bu akşam da Beşiktaş daha iyisinin mümkün olduğunu gösterir. Ama yine de birkaç öngörüde bulunup, risk alayım.

Öncelikle Monaco’nun İstanbul’a gelmeyen oyuncularından bahsetmek lazım galiba. İlk maçta onbirde başlayan Radamel Falcao ve Djibril Sidibe, bu akşam oynayamayacak. Bu Beşiktaş açısından çok önemli, çünkü Leonardo Jardim’in elinde bu iki oyuncuyu ikame edebilecek kimse yok. Büyük ihtimalle sağ bekte stoper orijinli Andrea Raggi, merkez forvette de Keita Balde oynayacak.

O yüzden şimdiden söyleyelim: Beşiktaş bu maçta sol kanattan iyi hücum etmeli, sağ kanattan da iyi savunma yapmalı. İlk maçta sağ bekte oynayan genç Almamy Toure’yi futboldan soğutan Ryan Babel, aynı performansı bu akşam da sergilerse, Raggi üzerinden mutlaka tehlike yaratılır.

Öte yandan Monaco da Jorge ve Thomas Lemar’ın bulunduğu sol kanadından Beşiktaş’ın üzerine gelmeye çalışacaktır. Bu yüzden Şenol Güneş maç içerisinde savunmaya desteği daha fazla olan Babel’i sağda kullanırsa da sürpriz olmaz. Ricardo Quaresma’nın bire birdeki yeteneklerini ağır Raggi’nin karşısında sergilemesi de mantıklı bir tercih olabilir.

Bir diğer dikkat çekebileceğimiz konu ise, 4-4-2 formasyonuna alıştığımız Monaco’nun, bu sezon özellikle Şampiyonlar Ligi’nde üç merkez orta sahayla oynaması. Bunun nedeni de takımdan ayrılan Bakayoko’nun yerine fizik ve pres gücü yüksek bir orta saha oyuncusu koyamamış olmaları. Bu yüzden bilhassa güçlü rakiplere karşısında iki merkez orta sahayla tutunamıyor artık Monaco.

Bu akşam da Fabinho, Joao Moutinho ve Youri Tielemans merkeziyle çıkmaları bekleniyor. Güneş’in ise ilk maçtaki gibi Oğuzhan Özyakup’u kenarda oturtup, Tolgay Arslan’la başlayacağı söyleniyor.

Fakat bir diğer seçenek de, RB Leipzig maçını %68.8, Monaco maçını ise %69,7 pas isabet oranıyla bitiren ve iki maçı da tamamlayamayan Anderson Talisca’nın kızağa çekilip, Atiba Hutchinson’ın önünde Oğuzhan – Tolgay ikilisiyle başlamak olabilir. Ki bu bence çok daha mantıklı olur.

Zira Talisca’nın top kayıpları, savunmanın hazırlıksız yakalanmasına ve arkada alan verilmesine neden olabilir. Monaco’nun ön üçlüsü Rony Lopes, Thomas Lemar ve Keita Balde’ye bu alanları vermek ise Beşiktaş’ın bu maçta yapmaması gerekenler listesinin ilk sırasında yazıyor.

Keita Balde, aslında bir sol kenar forvet oyuncusu. Sol kanattan içeri kat eden bir stile sahip. Bu maçta ise merkez forvet oynayacak. Radamel Falcao’nun sırtı dönük oyun becerisine veya ceza sahası içerisindeki etkinliğine elbette sahip değil. Ama alan bulursa, Falcao’dan daha etkili de olabilir. Nitekim ilk maçta Falcao’ya yaptığı asistte, bulduğu bir anlık boşluğu driplingle nasıl değerlendirdiğini görmüştük.

Keita, Lazio’da da birkaç maç merkez forvette oynatılmıştı. Örneğin onlardan biri 3-1 kazandıkları Roma deplasmanıydı. Ezeli rakibine Lazio’nun iki golünü Keita atmıştı. İki gol de Roma’nın verdiği boşlukları değerlendirmesiyle gelmişti. Özellikle 1.95’lik Federico Fazio’nun karşısında çok zorlandığını anımsıyorum.

Merkez forvet olarak oynadığı bir diğer maç da, Leverkusen karşısında 1-0 kazandıkları Şampiyonlar Ligi Ön Elemesi maçıydı. Tek gol yine Keita’dan gelmişti. Yakaladığı hızlı hücum fırsatında, orta sahadan aldığı topla Leverkusen’in 1.94’lük stoperi Jonathan Tah’ın yanından şimşek gibi geçerek golünü atmıştı.

Beşiktaş’ta da Pepe ve Dusko Tosic’in Fazio ve Tah ile aynı kaderi paylaşmaması için Keita’ya bu alanları bırakmaması gerekiyor. Tabiri caizse Keita’yı 90 dakika kucağına almaları gerek. Pepe de bunu yapabilecek tecrübeye ve kaliteye sahip.

Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi’ne üçte üçle başlayabilecek tecrübeye ve kaliteye sahip olduğunu gösterdi. Artık yapması gereken bunun devamını getirebilecek güce sahip olduğunu da göstermek. Monaco bunu geçtiğimiz yıl göstermiş ve sonucunda yarı final oynamıştı. Neden bu sezonki halefi Beşiktaş olmasın?