YORUM | Süleyman Tetik
Son yıllarda dışa bağımlı kalan ve gerek ekonomik anlamda, gerekse sportif anlamda başarılı olmakta zorlanan Türk futbolunun problemi yine değişmedi, yine sabit; altyapı.
Süper Lig devlerinin borçlar içinde yüzdüğü, UEFA tarafından didik didik incelenmeye alınıp üstüne bir de cezalar yağdığı bir ortamda, kulüplerimiz halen bu işin ciddiyetini kavrayamasa da öyle bir takım var ki küçücük kanatlarıyla ülke futboluna siper olmak için her şeyini veriyor.
Ufacık bütçesiyle, arkasında milyonlarca taraftar olmadan, dev reklam gelirleri elde etmeden Türkiye'nin en iyi ihracat yapan kulübünden bahsediyoruz. Evet, Altınordu'dan...
Çağlar Söyüncü, Cengiz Ünder derken ufacık fabrikasından yetiştirdiği gençlerin Avrupa piyasasına açılmasını ve paha biçilemez bir hale gelmesini sağlayan Altınordu, çizgisinden ve misyonundan ayrılmadan, yörüngesinden sapmadan devam ediyor yoluna.
Büyük kulüplerin başkanları daima altyapının, antrenör kadrosunun ve tesislerin yetersiz olduğundan bahsederken ve yıllardır bu konuda herhangi bir adım atmazken Altınordu, küçücük tesisleri, kocaman hedefleri ve devasa hayalleriyle Türk futbolunun fabrikası konumuna geliverdi.
AAGeçen sezon öncesinde Cengiz Ünder'i 700 bin euro'ya Başakşehir'e satan kulüp, Çağlar Söyüncü'yü ise 2,5 milyon euro'ya Freiburg'a satarak vizyonunu temsil eden Altınordu, bu iki oyuncuya paha biçilememesiyle birlikte ne kadar kaliteli bir iş başardığını da gözler önüne serdi.
Yabancı kulüpler artık Türkiye'de bir takım gözlemliyorlar fakat bu takımın adı ne Beşiktaş ne Galatasaray ne de Fenerbahçe... Bu kulüp, İzmir'in güzide takımı Altınordu'dan başkası değil.
Daha geçenlerde Türkiye rekoru kırarak Roma'ya imza atan, veda konuşmasında ise Altınordu'yu anlatan Cengiz Ünder, en iyi şekilde ifade etti eski ocağını, onu o yapan yuvasını... Altınordu altyapısında yetişen Cengiz, eski kulübüyle ilgili olarak ''Altınordu'nun sloganı; iyi birey iyi vatandaş iyi futbolcu. Ben de bu sloganla yetişmiş bir futbolcuyum'' demişti. Cengiz'in tasvir ettiği bu kulüp, İspanya'daki Barcelona, Hollanda'daki Ajax'ı anımsatıyor. Dünya futboluna en çok futbolcu ihraç eden bu ekipler, futbol tesislerini bir para kazanma bölgesi olarak değil, bir eğitim yuvası ve bir okul olarak görüyorlar. İşte; Altınordu da tam olarak bu profilde bir takım!
Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve niceleri borç içinde yüzedursun, Altınordu çocuklarını kazanmaya, önce Türk futboluna sonra da Avrupa futboluna kazandırmaya devam ediyor. Sen çok yaşa Altınordu!

