A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi B Ligi 3. Grup ilk maçında Macaristan ile karşı karşıya geldi.
Sivas Yeni 4 Eylül Stadı'nda oynanan mücadele Macaristan'ın 1-0'lık üstünlüğü ile sonuçlandı.
Konuk ekibe galibiyeti getiren golü 80. dakikada Szobozslai kaydetti.
Spor yazarları, UEFA Uluslar Ligi'ndeki ilk maçında Macaristan'a mağlup olan A Milli Takımı değerlendirdi.
Mehmet Demirkol | Fanatik
Şenol Güneş, ortalama üstü bir pas takımına karşı, bir baskın takımı saha sürdü. Bu, Kaan Ayhan, Çağlar ve Melih’le defakto bir 3’lü savunma önünde tüm unsurlarıyla direkt oyunu hedefleyen bir ekipti. Muhtemelen Hakan Çalhanoğlu ve Mert Hakan’ın bu takımı koşturacak pasları atmasını, ekibin de baskıyla kaptıkları topların işe yarayacağını düşündü. Ancak bu olmadı. Macarlar topu beceriyle çevirip bizim planımıza alan ve fırsat bırakmadılar.
İkinci yarıda hocanın müdahelesi sonucunda ortaya bir oyun çıkmayışına bakınca şunu düşündüm: Şenol Hoca belki de hazır olmayan kadroya top oynatmanın imkansızlığını görüp rakibe pusu kurmaya karar verdi. Ama ne olursa olsun orta sahada topa hakim olacak bileklere ihtiyaç vardı. Yenilgiyi Uğurcan dışında hak ettik. Ama Szoboszlai’nin sanat eseri kıvamındaki golüne o da şapka çıkarmıştır.
Uğur Meleke | Hürriyet
Onlar 4 Eylül Stadı’na en iyi 11’leriyle çıktılar, bizse orta sahada doz aşırı bir rotasyon yaptık bence. Hakan-Burak’ın arkasındaki ideal orta dörtlümüzün hiçbirinin sahada olmaması; İrfan, Yusuf, Kenan, Ozan’ın hepsinin birden kulübede oturması fazla riskliydi bence. Şanslı bir 45 dakika oynadık, Uğurcan’ın yıldızlaşması ve iki toplarının direkten dönmesiyle koruduk tabelayı. İkinci yarıda her oyuncu değişikliği sonrası orta sahamız biraz daha toparlandı ama Sivas’tan puan çıkarmamıza yetmedi bu kısıtlı performans. Üç gün sonra Belgrad deplasmanı için dün başlayan 11’imizi değil, bitiren 11’imizi referans kabul edecektir muhtemelen Şenol Güneş. Hatta Yusuf-İrfan’ın yanı sıra Ozan veya Mahmut’un da Belgrad’da 11’de olmalarını bekliyorum ben.
Ali Ece | Fanatik
İlk yarıda maalesef Şenol Güneş döneminin en kötü Türkiye Milli Takımı performansını izledik. Daha doğrusu 2000 doğumlu Szoboszlai başta olmak üzere Macarlar oynadı biz izledik. Holender de açık veren sağ kanadımız karşısında çok etkili bir ilk 45 oynadı. Özellikle merkez orta üçlümüz birbirinden çok kopuk bir ilk yarı oynadı: Kaan Ayhan fazla ‘önstoper’, Hakan Çalhanoğlu ofansif orta sahadan çok ikinci forvet gibi pozisyon alınca ilk milli maçını oynayan Mert Hakan da iki arada bir derede kaldı. Kötü ilk yarıyı öncelikle Uğurcan ve kalesinin direkleri ile Merih-Çağlar ikilisinin kaliteli stoper performansları sayesinde gol yemeden tamamladık. İkinci yarıda Şenol Güneş orta sahaya Yusuf Yazıcı ve İrfan’ı alarak müdahale edince ilk yarıya göre toparlandık. Ancak puan almamıza yetmedi.
Attila Gökçe | Milliyet
Macar takımı kazandığı her topu, en az 5 isabetli pasla ceza alanına kadar taşıyıp gol pozisyonlarına girdi. Uğurcan gibi genç ustayı aşamadılar. Buna rağmen demoralize olmadan, gayet sakin bildiklerini uyguladılar. İlk yarıda Sallai, Holender ve Szalai’nin gole sıcak ve etkili atakları bizim açımızdan maçın zorluk derecesini yükselten unsurlardı. Şenol Güneş’in ikinci yarıya Yusuf Yazıcı ile başlayıp sonradan da İrfan Can Kahveci’yi oyuna dahil etmesi, pandemik etkiyi dağıtan bir hamle oldu. Önce Burak’ın, sonra da Emre Kılınç’ın ataklarıyla pozisyona girdiler, iki korner hakkı kazandılar. Böylece topu rakip yarı alana taşımayı da başardılar.
Macarlar bekledikleri golü 80’de duran topla attılar. Szoboszlai, Uğurcan’ın göremediği ve uzanamayacağı sağ üst köşeden beklenmeyen işi yaptı. Bu maç, seyirci önünde oynansaydı, pekala davul-zurna eşliğinde coşkuyla kutlanacak bir galibiyet elde edebilirdik. Olmadı. Oysa Avrupa Uluslar Ligi, bizim için Dünya Kupası yolunu açabilecek küçük olasılıklar da vaad eden bir organizasyondu. İyi başlayamadık. Memnun değiliz. Ama şikayetimiz de yok. Bu çocukları seviyoruz.
Cem Dizdar | Fanatik
Kağıt üzerinde Türkiye uzak ara favori lakin ilk devre işler hiç de ‘kağıt’taki gibi işlemiyor. Arkadan kurulmaya çalışılan oyunun tüm riskleri aleyhimizdeydi. Macaristan takımının süratli paslaşmaları milli takımın yerden ve ayağa oyunlarını önledi. Burak Yılmaz’ın devre boyunca yalnızlığı tam da bu yüzdendi. Top o bölgeye ulaştırılamadı. İkinci devre, ön bölge oyununa geçilebilecek bir şablon bulunamayınca işler iyice karıştı! Sürekli arkada pas yaparak, arayan takım görüntüsü sürüp gitti. Dakikalar ilerlerken rakip sakin, bizimkiler ise çaresizliğin beslediği bir gerginlik içindeydi. Baştan beri Burak’a top geçirmek için uğraşıldı ama acaba Burak Yılmaz tipi oyuncunun oynayacağı bir maç değil miydi bu karşılaşma?
İlker Yağcıoğlu | Takvim
Dün akşam maça başlayan milli takım belki ideal 11'imiz değildi ama gelecekte çok büyük beklentilerimiz olan oyunculardan kuruluydu. Mert Müldür, Ahmed ve ilk kez milli formayı giyen Mert Hakan gibi oyuncular milli formaya alıştıkça çok daha fazlasını bizlere göstereceklerdir. Oyunun ilk 45 dakikasını çok etkisiz oynadık.
Özellikle rakip kalede pozisyon üretmekte çok zorlandık.
Mert Hakan'ın ceza sahası dışından attığı şut dışında Macaristan'ı hiç zorlayamadık. Bunun en büyük sebebi orta sahada Hakan Çalhanoğlu'na yardım edecek, topu rakip sahada tutmamızı sağlayacak özellikte oyuncuların olmamasıydı. İkinci yarıya başlarken Yusuf'un girmesi oyunun kontrolünü elimize almamızı sağladı. Arkasından İrfan Can hamlesi ile de iyice maçı rakip kaleye yıktık. Ama ilk devre iki topları dönen Macaristan'a ne yazık ki 30 metreden attıkları golle mağlup olduk.
Dünkü yenilgi pek de sıkıntı değil. Bu maçları hazırlık maçı olarak görmek ve hatalardan dersler çıkarmak gerek.




