Süper Lig'in 21. haftasında Trabzonspor, Gençlerbirliği'nin konuğu oldu. Mücadelede bordo-mavili ekibin ikinci yarıda attığı gollerle 2-0 sona erdi.
Trabzonspor ilk golünü 79. dakikada penaltıdan Sosa ile bulurken 83. dakikada Nwakaeme galibiyeti perçinleyen golü kaydetti.
Maçın son dakikasında Alexander Sörloth rakibini ittiği gerekçesiyle direkt kırmızı kart görerek oyundan atıldı.
Bu sonuçla üst üste 5. galibiyetini alan Trabzonspor, puanını 41'e yükseltti ve Sivasspor'u yakaladı. Bordo-mavililer önümüzdeki hafta ligde Sivasspor'u konuk edecek.
Spor yazarları, Gençlerbirliği - Trabzonspor mücadelesini değerlendirdi.
Bülent Timurlenk | Sabah
Geçen hafta ilk 45 dakikadaki müthiş tempoda 110 pasla çok şey yapan Trabzon, dün ilk yarıda iki kat fazla pas yapmasına rağmen hızlı oynamadıklarından rakip kalede pozisyon bulamadılar. Kanatlarda iki etkili silah varken oyunu çizgilere açamadılar. Önce Sessegnon'un nefis volesini tokatlayan Uğurcan, ardından bomboş kaleye topa dokunmak varken altına girip inanılmaz bir gol kaçıran Nadir… Trabzon'un ilk yarıdaki kötü oyunu futbol şansıyla dengelendi. G.Birliği, dikine hızlı hücumları doğru yaparken Trabzonspor'u çok koşturdu. Üstelik ikinci topları da orta sahada aldıklarından tabela 0-0 iken rakibi çok zorladılar. Ndiaye, cebinde sarı kartı varken ikinci yarı başında yerini Abdulkadir'e bırakabilirdi. Hüseyin Çimşir, onu Guilherme'nin yerine almak için 1 saatin geçmesini bekledi. Düne kadar ligde sadece 3 maçta kalesini gole kapatabilen Trabzon, 2020'deki gelişen defans performansıyla dün rakibi sıfırda tutup en azından bir golle kazanmak için yüklendi. Önce penaltı sonra Nwakaeme… Sörloth geçen haftanın bir numarasıydı. Dün yediği tekmenin acısıyla yapmaması gerekeni yaptı. Hareket yanlış ama çok da eleştirilebilecek bir durum değil.
Cemal Ersen | Milliyet
Üç puanın her iki takım için de önemi büyüktü. İlk yarıda bunun farkında olan bir Gençlerbirliği, geçen haftaki Fenerbahçe zaferinin sarhoşluğunu üzerinden atamamış bir Trabzonspor vardı sahada. Şampiyonluk iddiası taşıyorsan her rakibi ciddiye alacak, her karşılaşmayı kazanmak üzerine kurgulayacaksın. Yoksa dünkü gibi ecel terleri döker, rakibin direncini ancak bir tartışmalı penaltı ile kırabilir ve kazandığına bile doğru dürüst sevinemezsin. Samimi olalım. Kimse de kızmasın. Hüseyin ve Nadir arasındaki o pozisyon, Gençlerbirliği’nin lehine olsa idi, aynı karar çıkar mıydı? Karar sizin! Ya da aynı Nadir 23. dakikada altı pas üzerinde inanılmazı başarıp topu dışarı atmasa, Sessegnon’un vuruşunda kaleci Uğurcan o mucize dokunuşu yapmasa, ilk yarıda berbat bir görüntü veren Trabzonspor oyuna geri dönebilir miydi? Bu haliyle asla.
Olcay Çakır | Fanatik
Önceki gün maç öncesi görüş olarak bu köşede aynen şu ifadeyi kullandım. Sörloth’la ilgili sözlerim aslında taraflı tarafsız herkesin ortak görüşü gibiydi “Ahlaklı bir oyun anlayışı rakiplerinin sertlik dozunu daha da artıran unsur oluyor. Hakemlerin bu durumu görmemesi ise soru işareti!” İçime mi doğdu bu perşembenin gelişi. Bu hali ne? Hakem müsamaha gösterince iş çığırından nasıl çıkıyor dün akşam net gözüktü. Maçın sonlarında Baiano, önce sağ ayağına acımasızca vurdu, sonra sol tendona tekme... Deviremedi Sörloth’u... Ve sonra tekmeleri atan değil de; can acısıyla reaksiyon gösteren gördü kırmızı kartı. Elbet işi hakeme bırakmalıydı... Ancak sahada artık hakemliğinin son evresinde olduğunu düşündüğümüz ve haliyle kötü yönetim gösteren Hüseyin Göçek vardı. Ne penaltıyı VAR uyarısından önce fark edebildi, ne de maç içinde bir çok kararı doğru verebildi.
İskender Günen | Sabah
Sessegnon'un vurduğu top ve Uğurcan'ın mükemmel kurtarışı maçın kırılma noktası. Bir başka kırılma noktası ise G.Birliği'nin geliştirdiği atakta Nadir'in yüzde yüz pozisyonda yaptığı inanılmaz vuruş. İlk yarıda Trabzonspor'un önde hiç üretkenliği yok. İkinci yarı oyun anlamında değişen herhangi bir şey yok. Ama Trabzonspor'un kazandığı penaltıya kadar her ne kadar ilk yarıya göre daha önde oynayan, pozisyon üretmeye çalışan bir takım varsa da diğer maçlara göre top üçüncü bölgeye geldiğinde üretken olmayan bir yapı var. Penaltıdan sonra atılan ikinci gol ve de oyun anlamında tatmin etmeyen bir yapı. Bazı maçlar vardır alacağınız 3 puan şampiyonluk yolunda size büyük bir avantaj sağlar ama böyle bir orta saha ile işinizin kolay olmadığını söylemek gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü bu oyun için top rakibe geçtiğinde mücadele gücü yüksek, rakipten top alan oyuncuların da bulunması gerekiyor. Yoksa hayal kırıklıkları beraberinde gelir.




