Yeni sezonun başlamasına az bir zaman kala, Roshn Ligi'nin büyük kulüplerinin kadrolarında bazı eksiklikler açıkça belirmeye başladı. Al Ahli ve Al Nassr'ın ihtiyaçları farklı olsa da, iki kulüp de orta sahada, özellikle de defansif orta saha bölgesinde daha net görünen aynı krizle karşı karşıya.
Şimdiye kadar iki takımdan hiçbiri bu bölgede kendilerine ideal çözümü sunacak yabancı bir transferi bitirmeyi başaramadı. Böylece yeni bir defansif orta saha oyuncusu ihtiyacı, transfer dönemindeki basit bir seçenek olmaktan çıkıp, beklenen sezon boyunca iki takımın görünümünü etkileyebilecek gerçek bir krize dönüştü.
Al Nassr: El Khaibari yeni bir sınav karşısında
Al Nassr, son dönemde saha içindeki bazı performansları ve kararları nedeniyle oyuncunun maruz kaldığı eleştirilere rağmen, defansif orta saha bölgesinde Abdullah El Khaibari'ye güvenmeye devam ederek yeni sezona giriyor.
Al Nassr'ın Mallorca orta saha oyuncusu Samu Costa'nın transferini bitirdiği doğru, ancak o "8" numara bölgesinde Brozovic'in ayrılığını telafi edecek. Bu nedenle defansif orta saha yalnızca El Khaibari'nin kontrolünde kalacak.
Al Ahli: Kessié'nin ayrılığı belirgin bir boşluk bıraktı
Fildişi Sahilli Franck Kessié'nin takımdan ayrılmasının ardından, yönetimin şimdiye kadar defansif orta saha bölgesinde onun yerine doğrudan bir alternatifle anlaşmayı başaramaması nedeniyle sorun Al Ahli'de daha net görünüyor.
Ayrıca oku: Ronaldo ve son dans: Al Nassr'dan büyük kapıdan mı ayrılacak?
Kessié sıradan bir orta saha oyuncusu değildi; fiziksel gücü, topu kapma ve savunmaya destek verme yeteneği, ayrıca zorlu maçlardaki büyük tecrübesi sayesinde takımın dengesinde temel bir unsurdu.
Bu nedenle onun yerinin şimdiye kadar doldurulmamış olması Al Ahli'yi gerçek bir krizle karşı karşıya bırakıyor; özellikle de takımın arka hattı koruyabilecek ve orta sahanın geri kalan unsurlarına ileri çıkmak ve oyun kurmak için daha fazla alan tanıyabilecek bir oyuncuya ihtiyaç duyduğu düşünülürse.
Tek bir kriz, farklı bir çözüm
İşin ilginç yanı, Al Ahli ve Al Nassr'ın bu bölgeyi doldurabilecek isimlere sahip olması; ancak sorun, ikisinin de şimdiye kadar uzun vadede kendilerine istenen katkıyı sağlayacak yabancı bir oyuncuya sahip olmamasında yatıyor.
Al Nassr El Khaibari'ye sahip, Al Ahli ise bazı rollerde Valentin Atangana'ya güvenebilir; ancak sezona mevcut kadroyla devam etmek, özellikle güçlü rakipler karşısında iki teknik heyeti de büyük bir baskı altına sokabilir.
Sezonun başlamasına az bir zaman kala, iki kulübün de risk almak için fazla vakti kalmadı: Ya orta sahada güçlü bir transferi bitirmek için harekete geçecekler ya da takımın en önemli bölgelerinden birinde belirgin bir açıkla sezona girmenin sonuçlarına katlanacaklar.
Sonuç olarak, bu ortak kriz, transfer döneminin gücünün yalnızca büyük transfer sayısıyla ölçülmediğini, aynı zamanda kulüplerin kadrolarındaki gerçek açıkları kapatabilme kabiliyetiyle de ölçüldüğünü ortaya koyuyor; ki bu da Al Ahli ve Al Nassr'ın şimdiye kadar çözmeyi başaramadığı bir konu.





