Ibrahim Ozturk AltayDepoPhotos

ÖZEL RÖPORTAJ | İbrahim Öztürk: Muhasebeciydim profesyonel futbolcu oldum


ÖZEL RÖPORTAJ | Merve Yenidünya @merveyenidunya

Profesyonel futbol kariyerine beklenmedik bir şekilde 22 yaşında başlayan İbrahim Öztürk, yalnızca 7 yıl sonra yine kimsenin ummadığıı bir olayın baş kahramanlarından biri olacaktı.  Kaptan, 2009-2010 sezonunda Bursaspor kadrosuyla Süper Lig şampiyonu olarak ezberleri bozmuş, üç büyüklerin hegamonyasına son vermişti.

İbrahim Öztürk, Türkiye'deki futbolseverlerin hafızalarına Bursaspor formasıyla ortaya koyduğu performans ve kazandığı Süper Lig şampiyonluğuyla kazındı. Fakat onu vitrine çıkaran kulüp Altay'dı. İbrahim, 13 yıl sonra bir kez daha Altay'da ve bu köklü İzmir kulübünün Süper Lig'e dönebilmesi için mücadele veriyor.

Spor Toto 1. Lig’in ikinci yarısında önemli bir çıkış yakalayan Altay Kulübü, bu çıkışı Süper Lig’e yükselerek taçlandırmak istiyor. Bu tırmanışı devam ettirebilmek için en tecrübeli isimlerine her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Siyah beyazlı ekibin tecrübeli ismi İbrahim Öztürk, Mackolik ve Goal Türkiye’ye konuştu.

"Muhasebeciydim, 22 yaşında futbolda profesyonel oldum"

Ibrahim Ozturk AltayDepoPhotos

Profesyonel futbola başlama hikayeniz biraz ilginç. Sanırım 20 yaşında profesyonel oldunuz. O süreç nasıl gerçekleşti, paylaşır mısınız?

Aslında 22 yaşında profesyonel oldum. O zaman amatör oynuyordum. İyi bir dönem geçirmiştim, sevdiğim bir işti. Devam etme konusunda konuştuk. Öncesinde mesleğim muhasebecilikti. Futbolu çok seviyordum ve bu yönde devam etmek istedim. Biraz geç oldu ama belki de daha iyi oldu.

Türkiye’de savunma oyuncularının kalitesi, diğer bölgelere nazaran daha çok tartışılıyor. Bunun sebebi ne? Bir önyargı mı var yoksa temel bir eksiklik söz konusu mu?

Bu bir önyargı değil. İzleme ve bakış açısına göre değişir. Defans oyuncuları ne zaman konuşulur takım yenildiği zaman. Takım kazandığı zaman ofans oyuncuları konuşulur. Defans oyuncusu gol atarsa belki konuşuluyor. Baktığımız zaman Türkiye’de en yüksek ücretler forvet oyuncularına veriliyor. Bu rekabet ve denge açısından zorlayıcı oluyor.

Yabancı sınırı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aslında sınırlamada bir sıkıntı yok. Fazla sınırlama kafamızda soru işareti oluşturuyor. Sınırlamanın olup daha kaliteli futbolcuların olması mı daha iyi, sınırlamanın olmayıp Türk futbolcuların düzeyinde yabancıların gelmesi mi daha iyi? Aslında bu tartışılabilir. Kendi fikrim sınırlamanın olmaması yönünde ama kalite ve kriterler olmalı. Baktığımızda birçok takım fazlasıyla yabancı oyuncu oynatıyor. Şu süreçte sınırlı olması, daha az ama kaliteli oyuncu olması avantaj olabilir.

Ibrahim Ozturk Bursaspor

"Bursaspor'da her günümüz hikayelerle geçti"

Süper Lig şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza atan Bursaspor’da o sezon neler oldu?

O sezon bizim her günümüz hikayelerle geçti. Ama hikayeleri kurarken sonunda şampiyonluğu hayal ederek geçti. Mesela en başında kimse şampiyonluktan bahsetmiyordu. Biz de son maça kadar şampiyonluktan bahsetmemiştik. Hem kendi aramızda konuştuk. Hep şunu söyledik, çıkıp kazanalım. Olur veya olmaz. Çünkü son maçta bile bizim elimizde değildi şampiyonluk. Mücadelemizi verdik ve sonu iyi oldu. Aramızda yaşanan anılar elbette olmuştur ama biz genel olarak bu anıları paylaşıyorduk. Yeri geliyordu tüm takım aynı odada oluyorduk. Kimi tavla kimi Playstation oynuyordu. Şampiyonluktaki en önemli pay bu olsa gerek; hepimizin bir arada olması.

Kariyerinizdeki ilk çıkışı Altay’da gerçekleştirdiniz. İkinci Altay döneminizde, kulüpte nelerin değiştiğini gördünüz?

2006-2008 yıllarında burada çok güzel bir sezon geçirdim. Bunun karşılığını aldım, bir üst lige çıktım. Kasımpaşa’ya karşı finalimiz vardı. O maçı kazanıp üst lige çıksaydım bir yere gitmeyecektim aslında. Ama penaltılarda elendik. Her futbolcu gibi benim de bir hedefim vardı. Gelen teklifleri değerlendirdik ve ayrıldım. 10 yıl aradan sonra tekrar buraya döndüm. Bu süre içinde takımı hep takip ettim. İstenmeyen şeyler oldu ve gerileme dönemi oldu. Ama bu süreci Büyük Altay olarak atlattık. Basamak basamak çıkarak buraya kadar geldik. Tabii hedef bitmiyor. Büyük Altay’ın hedefi hiçbir zaman bitmez. Şimdi ise bunun da üzerine koyarak hakettiğimiz yere gelmek istiyoruz.

"Beşiktaş'tan transfer teklifi aldım"

Bursaspor’da oynadığınız dönemde, ya da kariyerinizin herhangi bir döneminde, üç büyüklerden transfer teklifi aldınız mı?

Aldım. Görüşmelerimiz de oldu. Ama rahmetli başkanımız İbrahim Yazıcı, ‘Ben burada olduğum sürece sen bir yere gitmeyeceksin, böyle devam edeceğiz. Çünkü ihtiyacımız var. Bu noktalara kadar geldik ve böyle devam etmemiz gerekiyor.’ dedi. Bu transferin ticari boyutları da yüksekti aslında. Benim için artı yönleri de eksi yönleri de olabilirdi. Kısmet böyleymiş. Şampiyon olduğum takımda, Bursaspor’da yıllarca emek verdim.

Hangi takımdan aldınız bu teklifi?

Belki o dönem duyulmuştur. Beşiktaş ile bir görüşmemiz olmuştu. Ama bu transfer süreci neticelenmedi. Sezon bittikten sonra görüştük ama o tatil döneminde başkanımız bizi arayarak bu transferin gerçekleşmeyeceğini iletti.

Karşısında oynarken en çok zorlandığınız futbolcu kimdi?

Birçok futbolcuyla oynadım, hepsi birbirinden yetenekliydi. Türkiye’nin kabullendiği bir 10 numara olarak Alex diyebilirim. Ne yapacağını bilemezdiniz. Senin düşündüğünü o çoktan düşünmüş olurdu. Drogba, Sneijder, Emenike, Niang gibi isimleri de söyleyebilirim. Belki saymakla bitmez. Şu an Bursaspor’da oynayan Batalla’yı da söyleyebilirim. Onunla karşılıklı oynamadığımız iyi olmuş. O da Türkiye’ye gelmiş en iyi oyunculardan biriydi.

Reklam
0