Futbol, alt liglerde zorlu şartlarda oynanan bir oyundur. Gerek maddi gerekse fiziksel anlamda türlü türlü problemler vardır alt liglerde. Özellikle Bölgesel Amatör Lig ve 3. Lig, kurtlar sofrasından farklı değildir.
Birbirine denk güçte, denk bütçede takımları şampiyon yapmak başlı başına bir marifettir. Dolayısıyla Hakan Şapçı gibi hemen hemen her sezon şampiyonluğa abone olmak fazlasıyla zordur. Yerel basında Hakan Şapçı için ''Yine şampiyon oldu'' başlıkları atılıyor. Son yıllardaki başarıları, Hakan Şapçı'yı özel bir noktaya getirdi. Son dört sezonda üç şampiyonluk yaşayan Şapçı, iki kez Bölgesel Amatör Lig takımını 3. Lig'e yükseltirken bu sezon ise farklı bir hikaye yazdı. Geçen sezon BAL'dan 3. Lig'e yükselen Utaş Uşakspor, kupa avcısı Hakan Şapçı ile birlikte bu sezon 2. Lig'in yolunu tuttu. Hem teknik adamın hem de şehrin tek bir hedefi var; Süper Lig!
Utaş Uşakspor'u bu sezon 3. Lig'de şampiyon yapan Hakan Şapçı, Goal Türkiye'ye özel bir röportaj verdi.
Türkiye'de alt liglerdeki bir takımın üst üste iki sezon kademe yükselmesi oldukça zorlu bir süreç ve ender rastlanan bir durum. Bu başarıyla ilgili neler söylersiniz?
- Bizim bu konuda büyük bir avantajımız var. Şehir futbola aç. Ayrıca bundan 10 yıl öncesine kadar TFF 1. Lig'de mücadele eden bir takıma sahipti bu şehir. Uzun yıllar bu şehrin profesyonel liglerde takımının olmaması, halkın büyük bir destek göstermesini sağlıyor. Seyirci gücü çok yüksek bir takımız. İçerde hemen hemen her maçı 7-8 bin kişiye oynadık. İç sahada oynadığımız 16 maçın 12'sini kazandık. Dolayısıyla seyirci gücü, bizim şampiyonluğa ulaşmamızdaki en büyük etkenlerden biriydi. Ayrıca biz bir şirket takımıyız. Arkamızda Utaş gibi güçlü bir şirket var. Futbolcularımızın maaş, yıllık ya da primleri günü gününe ödeniyor. Bu şirketin desteği de çok önemliydi. Ayrıca yeni stadyum inşaatı da sürüyor. İlerleyen yıllarda futbol, Uşak'ta çok farklı bir seviyeye yükselecek.
twitter.com/utasusaksporTüm bunlarla birlikte Uşakspor, gelecek yıllarda Süper Lig'in yeni bir yüzü olabilir mi?
- Uşak Belediye Başkanı Nurullah Bey, hedefi Süper Lig olarak belirlemiş. ''2019-20 sezonunda Süper Lig'de olacağız'' diye bir vaat vermiş şehre. Şimdi de bize, ''Bir sene gerideyiz. Bu seneleri vakit kaybetmeden hemen tamamlayalım. Yeni statta da Süper Lig'i karşılayalım.'' diyor. Anormal seviyede bir destek veriyorlar bize. Bu pek rastlanılan bir durum değil. Şehrin gücü, seyircinin desteği, bizim çalışmalarımız, oyuncuların gayreti ve yönetimin desteğinden sonra mutlak son şampiyonluk oluyor.
AAGeçmişte Manisaspor'da da uzun yıllar çalıştınız, sonrasında birçok takımı üst kademelere çıkardınız...
- Ben Manisaspor'da TFF 1. Lig takımının yardımcı antrenörüyken Süper Lig'e yükselme sevinci yaşadım. Manisaspor'da 7,5 sene alt yaş gruplarında görev yaptım. Manisa BBSK ile ilk sezonda Bölgesel Amatör Lig'den 3. Lig'e çıkmayı bir maçla kaçırdım, ikinci sezon 3. Lig'e yükseldik. Geçtiğimiz sezon da Turgutluspor ile BAL'dan 3. Lig'e çıkma mutluluğu yaşadım. Bu sene de Utaş Uşakspor'u 3. Lig'den 2. Lig'e çıkarttık. 7 kişilik harika bir antrenör grubumuz var ve işimizi severek, isteyerek yapıyoruz. Bununla birlikte de başarı geliyor.
Alt liglerdeki futbol şartları hakkında neler söylersiniz?
- Tabii alt liglerdeki şartlar futbolcuları ve antrenörleri biraz daha zorluyor. Stadyumlar, tesisler, maç şartları, takımların oyun ve oyuncu konusunda denk olmaları, başarı standardını zorlaştırıyor. Ama ben bu liglerdeki tecrübelerimden dolayı lig şartlarını daha iyi değerlendirebiliyorum. Bu da bize bir avantaj sağlıyor.
İki sezon önce de kısa bir Uşakspor maceranız vardı. Uşakspor'a geri dönmenizi sağlayan şey neydi?
- Sezon başında buraya gelirken takımın yönetim kurulu, iki sezon önce bizim takımda kalmamızı isteyen yönetim kuruluydu. Bizler de her zaman, Uşakspor'un içimizde bir ukte olduğunu söyledik. Sonunda da bu yarım kalan işi bitirmeye geldiğimizi söyledik. Şükürler olsun ki o dönem yaşadığımız hayal kırıklığını, bu sezon şampiyon olarak atlattık.

Süper Lig'de görev yapmayı hayal ediyor musunuz?
- Benim için ligin önemi asla yok. Mutlu olduğunuz, severek çalıştırdığınız bir takım olduktan sonra neresi olursa olsun, bizim için fark etmiyor. Fakat Uşak'ta çok mutluyuz. Burada bir şampiyonluk daha görmek istiyoruz.
''Profesyonel futbol liglerinde herhangi bir şeyin sınırlaması olamaz''
3. Lig'de belli bir yaş sınırı var ve kontenjan dahilinde 10 tane 24 yaş üstü futbolcu kadroda yer alabiliyor. Bu sınırlamayı ve ülke gündemindeki yabancı sınırlaması konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Profesyonel liglerinde yaş ya da herhangi bir sınırlaması olmamalı. Mesela 3. Lig'deki futbolcular askerlik problemi de yaşıyor. Ben sınırlamaya karşıyım. Bu ülkede yabancı - yerli futbolcu problemi olduğunu düşünmüyorum. Türkiye'de futbol ancak altyapıdaki iyileştirmelerle geliştirebilir. Anrenör şartları, futbolcu ve futbol şartları geliştirilirse futbol da ilerler. Biz, herhangi bir kısıtlamadan verim alamayız. Almanya'da ya da futbola değer veren gelişmiş ülkelerdeki kulüpler, bütçelerinin en az %10'unu altyapıya ayırıyor. Türkiye'de futbol kulüplerinin altyapıya ayırdığı bütçe %1 bile değildir. Dolayısıyla doğru hamlelerle, planlı olarak altyapıya önem verirseniz futbolunuz gelişir ve artık yurt dışından oyuncu getirmek yerine yurt dışına oyuncu gönderen tarafa geçersiniz.
Manisaspor'un eski antrenörü olarak Manisaspor'un içinde bulunduğu zor durum hakkında görüşünüz var mı?
Çok üzülüyorum... Ben Manisalıyım, Manisaspor altyapısında antrenörlük yaptım, futbol oynadım. Manisaspor buraları hak etmiyor. Maddi bir sıkıntı yaşıyorlar ve umarım kısa sürede üst seviyeye geri dönerler. Biz Manisaspor'da çalışırken Yiğit Gökoğlan gibi Caner Erkin gibi futbolcular ülke futboluna kazandırıldı.
