103949

(Goal.com Özel) Galatasaray’da bir casus: Torsten Gütschow

Karl Heinz Feldkamp’ın sadece altmışa merdiven dayadığı ve Galatasaray taraftarının ellerinde mendil, gözyaşlarıyla hatırladığı sezonda Dynamo Dresden camiasından getirilen kıvırcık lüle saçlı bir isimdi Gütschow. Doğu Alman futbolunun Batıya sunabildiği son ürünüydü belki de. Tipik bir santrfordu. Zamanlaması, voleleri ve kafa vuruşlarıyla amansız bir gol makinesine dönüşmüştü. Traktor Zodel ve Dynamo Görlitz’inm genç takımlarından geçtiği Dynamo’da 307 maçta 150 gol atmıştı. İki Doğu Almanya şampiyonluğunun yanı sıra dört de Doğu Almanya Kupası’nın kulpundan tutulmasında tuzu vardı. Üç kere üst üste ülkesinin altın pabucunu alıp gol krallığını uzanan Gütschow 1991’de de yılın futbolcusu seçilmişti. Doğu Almanya’da yılın futbolcusu seçilen son oyuncu olmak da ona nasip oldu, duvarın ayırdığı Almanya’nın bir olmasını müteakip Dynamo’nun Bundesliga’ya alınmasından sonra da takımının gol silahı olmayı sürdürmüştü. Milli formayı az giymekle birlikte yine ondan beklenilebileceği gibi pir giymişti: Üç maçta attığı iki golle benim demişti.

15 maçta 10 gol

Bir kış günü sessiz geldi İstanbul’a. Feldkamp’ın üç kuruşa getirmeyi başardığı Gütschow, forma numaralarının 1’den 11’e kadar olduğu dönemde değişik numaralarla sahada yerini almıştı. Numarası sabit olmasa da, yavaş yavaş attığı gollerle taraftarın gönlünde yerini aldı. Yenilmez armada Beşiktaş’ı yıktı, Kadıköy’de on kişiyle ezeli rakibi Fenerbahçe’yi 4-1 yenen Galatasaray’ın gollerinden biri oldu. 15 lig maçında attığı on golle, sezonun son haftasında yakalanan şampiyonlukta payı olmuştu.

O sezonun son maçları 30 Mayıs 1993’te oynanmıştı. Lider Galatasaray Ankaragücü deplasmanına çıkarken, aynı puanlı takipçisi Beşiktaş, kaderin bir cilvesi başka bir Ankara takımı olan Gençlerbirliği’ni konuk ediyordu. Maçlar öncesi Sarı-Kırmızılıların rakibine iki gollük bir üstünlüğü vardı. İstanbul’dan bir türlü gol sesi çıkmazken, Ankara’da gol fırtınası yaşanmış ve Galatasaray ilk yarıyı 5-0 önde kapamıştı. Karşılaşmalar sona erdiğinde tabela İstanbul’da 3-1’i, Ankara’daysa 0-8’i gösteriyordu. Galatasaray şampiyon olmuştu. Gollerden üçünde Gütschow’un imzası vardı. İkisinde de Falco Götz’ün.

Gütshcow casus, Götz kurban

Sekiz golün beşi Doğu Alman patentli oyunculardan gelmişti. İşte bu Doğu Alman futbolcular aslında sarkacın iki ucunda yer almışlardı. Torsten Gütschow, Doğu Alman Devlet Güvenlik Bakanlığı Stasi’nin adamıyken, Götz yıllarca Stasi tarafından izlenen sayısız futbolcudan biri olmuştu. Stasi’nin adeta futbol temsilcisi olan Dynamo Dresden’de kulüp binas

103950ının önünde bekleyen köpek bile kurumun bir elemanıydı dersek yeridir. 18 futbolcunun Stasi’ye bilgi sızdırdığı sonradan açıklanmıştı. Torsten Gütschow bu konudaki iddiaları inkâr etmezken unutulmaz golcü Ulf Kirsten’in de bu casuslar arasında yerini aldığı iddia edilmişti.

Stasi’nin yıllarca takip ettiği Götz yaptığı planlar neticesinde o zamanki Yugoslavya’nın Zagrep şehrinde oynanan Yugoslavya-Doğu Almanya maçından sonra kaçacaktı. Götz ne yapıp edip kendini attırıp orada kendisini bekleyen arabayla Batının yolunu tutacaktı. İşte Götz bir kırmızı kart veyahut özgürlüğü için her türlü taklayı atıp sonunda 65. dakikada muradına erecek ve sahadan ihracını müteakip beklettiği arabayla Batı Almanya’ya iltica edecekti.

Gütschow ise her ne kadar takım arkadaşlarının aleyhine rapor yazmadığını söylese de Stasi’nin bir parçasıydı. Bir ajandı. Tevatüre göre bir maç için gittikleri İsveç’te sarhoş olarak direksiyon başında yakalanmış ve seçme şansı bırakılmamıştı. Türk basını onun Stasi ile ilişkilerini irdelemişti. Halbuki nerdeyse her Dynamo Dresdenli gibi Stasi için çalışmış veya çalışmak zorunda bırakılmıştı.

Cebindeki bir şampiyonluk, bir de Türkiye Kupası madalyasıyla İstanbul’da altı ay kaldıktan sonra Almanya’ya geri döndü. Carl Zeiss Jena, Hannover, Chmenitzer derken kürkçü dükkânı Dynamo’da futbola noktayı koydu.

Tek başına kutladığı golleri, voleleri ve lüle saçlarıyla Galatasaray’da hep hatırlandı. Bir lig, bir de kupa şampiyonluğunda rol oynamıştı. Stasi’ye neler sızdırdığınıysa bir o biliyor. Eğer dediği gibi hiçbir arkadaşı hakkında kötü bir rapor vermediyse, vicdanı rahat, sızlamıyor!

Ali Murat Hamarat

Ali Murat Hamarat'ın tüm yazıları

Futbol dünyasından en son bilgilere ve son dakika haberlerine anında ulaşmak için Goal.com Türkiye Facebook sayfasına üye olun!
Reklam
0