Yilmaz VuralAA

GOAL #TBT | Yılmaz Vural: Futbol spor değil, sosyal bir olay

‘’Türkiye’de hoca etkisiyle oynayan takım sayısı oldukça düşük. Buradaki hocaların eğitim donanımı profesyonel seviyedeki rakip ülkelerle kıyaslandığında çok düşük kalıyor ve acilen düzeltilmesi gerekiyor. Büyük takımlarımız UEFA’ya borçlu. UEFA, FIFA dosyaları kabarmış. Avrupa da bu konuda itibar kaybetmiş bir ülke konumundayız. Buna rağmen yabancı serbestliği gelmiş. Yani futbol diye bir terim var ama bunun içi boş bırakılmış.''

Yukarıdaki sözler Türkiye'de çalıştırdığı 29 takımla fenomen haline gelmiş Yılmaz Vural'a ait. 7 coğrafi bölgeyi birkaç kez turlamış bir futbol seyyahı. Tecrübeli teknik adamla gerçekleştirdiğimiz söyleşi GOAL #TBT köşesi için sizlerle...

Ufuk Kaan Karacan: Türkiye'de antrenörlere bakışla, evi sırtlayan kadınlara bakışı çok benzetiyorum. Çünkü bütün yük onların üzerinde. Antrenörler sizce biraz daha çilekeş mi oluyor?

Yılmaz Vural: Kırk küsur senedir bu mesleğin içindeyim ama o günden bugüne çok bir şey değişmedi. Futbol başladığından beri bu sürecin yarısında bulundum. Ne değişti ? Statlar, çim sahalar geldi; futbol topu, formalar daha medeni şekle girdi ama değişen bunlar oldu, zihniyet değil. Aksine zihniyette gerileme oldu. Önceden takımlar birbirlerini yendikleri zaman, yenildikleri zaman espriler yapılırdı. Önceden takım elbiselerle stada gelen insanlar vardı, şimdi düştü de düştü. Burada bir yönetme sorunu var. Yapılması gereken, düzeltilmesi gereken sistem. Türkiye’deki altyapı sorununun nedeni eğitim. Eğitim çok önemli sporda ama biz eğitimi iyi verip yetiştirmek yerine dışardan almaya bakıyoruz. Yabancıları alıp eğitimin içine sokmak lazım. O zaman gelsinler üniversitelerde eğitim versinler.

Yilmaz VuralAA

Ufuk Kaan Karacan: Temel sorunumuz ne?

Yılmaz Vural: Futbol spor değil, sosyal bir olay. Siyasi görüşleri, renkleri, hayata bakışları farklı insanların gelip bir yerde, bir takım için gösterdikleri çaba. Bu kadar bir insanı bir araya getiren başka sosyal olay yok. Türkiye disiplini sevmez, otoriteyi reddeder. Bu ülkede yönetilen olacaksın, yöneten değil. Biz sıraya geçmeyi bilmiyoruz, karşıdan karşıya geçerken ışıklara dikkat etmiyoruz. Kaos toplumu, yani düzen disiplin yok. Futbolu da bu eğitimi almış insanlarla uyguluyorsunuz. Bu bir karakter oyunu, karakter yarışması. Günlük hayatta atılgan değilseniz, cesaretli değilseniz, sahada da öyle davranırsınız. Türkiye’deki sistemin bir parçası olamıyorsunuz. Ben burada yönetici-teknik direktör ilişkisinin iyi olduğunu görmedim. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor. Danimarka'ya bakıyorum, takımın oyuncu yapısına bakıyorum, bir tanesini Türkiye’de oynatmak istemezsin. Çünkü insanlar istemez ama takım, Türkiye’deki takımdan iyi değil. Antrenörlük farklı bir şey, liderlik istiyor, uzmanlık istiyor. Bir süreç istiyor eğitim süreci. Bazı arkadaşlarımız öğrenmek için çaba sarf ediyor. Onlar da bu eksikliğin farkında ama bunu verecek bir kurum yok. Yeterli değil, yapamıyorlar. Bu eğitim konusu onların da suçu değil. Bunun bir akademik boyutu var ancak eğitimi verecek kimse yok. Türkiye ligi tarihinde antrenörlük sınavını geçmeyen yok ! Hepimiz çok yetenekliyiz !

Ufuk Kaan Karacan: Türkiye’de teknik direktör seçimleri sürekli değişiyor. Sürekli teknik direktör değiştiriliyor.

Yılmaz Vural: Türkiye’de 180 tane üniversite var. Ben 80 tanesine gittim ve söyleşiler yaptım. Gençlerin şikâyeti var; bu ülkede CV ile bir şey yapılmıyor ve okuyan insanların kuşkuları var. Çocuklarımı mükemmel şartlarda okuttum, asgari ücretle başladılar işe ama ülke işin magazin boyutunda, eğitiminde değil. Bizim ülkemizde Aziz Bey’in (Yıldırım) geçmişte söyledikleri önemlidir. ‘’Bu takım şampiyon oldu, bunları antrenör değil ben yaptım ‘’ dedi. Çok zor. Biz bu işin içindekiler birbirimizin karakterini çok iyi biliriz. Kendisini seviyorum. O da sorunları benim gibi söyleyen bir insan ama Aziz Bey, teknik direktörü çok ciddi bulmuyor. Teknik direktör onun için aracı biri. Şimdi ben Aziz Bey ile çalışsam 15 gün sonra oradan ayrılırım. Kavga ederiz yani.

Yilmaz VuralAA

Ufuk Kaan Karacan: Neden büyük takımlarda çalışmak kısmet olmadı?

Yılmaz Vural: Fenerbahçeli taraftarlara teşekkür ediyorum. Bana antrenör değeri veren camialardan bir tanesi. Sevgili Ali Şen döneminde 2 kere akşam antrenör oldum, sabah olmadı. Yani beni o kulüpte antrenör olmaya değerli buldular. Oturdum Levent’te, Ali ağabeyin evinde yöneticilerle birlikte her şey anlaşıldı. Parasına puluna kadar. Ertesi gün ben görev alacakken Ivic geldi. Başka bir dönemde de Rıdvan geldi. Yani Fenerbahçe’ye iki kere antrenör olacaktım ama olmadı. Galatasaray’da da bir kere oldu. Hagi döneminde aradılar, konuştuk ama sonra vazgeçtiklerini söylediler, özür dilediler. Beşiktaş’tan yönetim bazında herhangi bir bir teklif almadım.

Ufuk Kaan Karacan: Türkiye’de altyapı gelişmiyor. Neden altyapıdan birileri çıkmıyor?

Yılmaz Vural: Eğitici kadro ve kötü organizasyonla alakalı. Avrupa’da 3 tane Türk oyuncu oynadı, gurur duyduk. Çünkü bu çocuklar çok iyi eğitildiler. Yoksa buradakilerden bir farkları yok. Bizim ülkemizde eğitim ve spor birleştirmeli, bunu yapmalılar. Ders mi spor mu soruları ortadan kalkmalı. Futbol entelektüel bir oyun ve zekâ oyunudur. Teori olmadan pratik olmaz. Zekâ isteyen bir oyunda iyi bir eğitim olmadan olmaz. Sanıyor ki yeteneği ona yeter, hayır yetmiyor. 

Reklam
0