YORUM | Yağız Okul
Galatasaray henüz lig başlamadan adeta ölüm-kalım maçına çıktı. Daha önce FFP kriterlerini karşılamadığı için UEFA'dan Avrupa kupalarından men cezası alan Galatasaray, cezanın bittiği ilk yıl tekrar transfere sarıldı.
"Hedefimiz madalya çünkü çocuklarımıza anlatacağız"
Başkan Dursun Özbek'in de sık sık belirttiği üzere 2017-18 sezonu Galatasaray için oldukça önemli. Bu öneme karşılık olarak ise Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi 2. önelemesinde Östersunds ile kader maçlarına çıktı.
İlk maçı İsveç'te 2-0 kaybeden Galatasaray, rakibini evinde ağırladı.
Maç boyu baskı yapması, rakibini boğması, şutlar ve yan ortalar ile bunaltması gereken Galatasaray, ilk 25 dakikayı rakibi ile boğuşarak geçirdi.
Oyun hakimiyetini eline almakta zorlanan Galatasaray, ilk net pozisyonuna ise Yasin'le 27. dakikada girebildi. Yasin'in ceza sahasının sağından girip vurduğu şut ile Galatasaray biraz daha rakip sahada yer almaya başladı. Galatasaray hücumcularının Östersunds ceza sahası çevresinde çoğalması ve defans hattının yaklaşması ile Galatasaray, kenar ortaları ile etkili olmaya çalıştı ancak bir türlü beklenen pozisyon yaratılamadı.
İlk yarıda herhangi bir şekilde rakip kalede tehlike yaratamayan sarı kırmızılılarda bütün ümitler ikinci yarıya kaldı.
Ne yazık ki temsilcimiz ikinci yarıda da sahada varlık gösteremedi.
59. dakikada Ahmet Çalık ve Muslera arasındaki anlaşmazlık sonrası Saman Ghoddos ceza sahası içinde yerde kaldığında tıpkı Muslera gibi, tüm Galatasaray taraftarının yüzünde acı bir gülümseme vardı.
'Ne bekliyorduk ki?'
AAPenaltı vuruşunu gole çeviren Nouri ve takım arkadaşları sevinirken, stad çoktan yönetim ve Igor Tudor aleyhine inlemeye başlamıştı bile.
69. dakikada Ahmet Çalık'ın kaydettiği gol ile Galatasaray taraftarı bir nebze umutlandı.
Tıpkı maç başında olduğu gibi Galatasaray ilerleyen dakikalarda da rakibi üzerinde baskı kuramadı ve maç 1-1'lik skorla sona erdi.
Galatasaray böylece Tromso ve Karpaty Lyviv hezimetlerinden sonra bir rezalet gecesi daha yaşadı. Taraftarlar yönetim ve teknik heyeti istifaya davet etti.
SEZON ELDEN GİTMEDEN KARAR VERİLMELİ: TUDOR GİTMELİ Mİ?
Galatasaray'ın başına geldiği günden bu yana önce Bruma ile sorun yaşayan, ardından Podolski ile tartışan ve son olarak Sneijder'in gitmesi için uğraşan Igor Tudor, ne yazık ki Galatasaray kalibresinde bir teknik direktör değil.
AAİstemediği futbolcuları gönderen, isteği üzerine transfer yapılan, arkasında sonsuz güven bulan Igor Tudor, belki de Galatasaray'ın kendisine en raha çalışma ortamı bırakılan teknik direktörü oldu. Ancak Hırvat teknik adam bu tarihi fırsatı olumlu kullanamadı.
Monaco'dan 50 milyon euro'ya ret!
Tudor'un kendisi hakkında en güvendiği konu olan alan paylaşımı ve savunma becerisini henüz Galatasaray'da görebilmiş değiliz. Ne hücumda ne de savunmada yeterli olan Galatasaray'ın finansal açıdan en önemli senelerinden birinde UEFA Avrupa Ligi 2. önelemesinde elenmesi gibi lige de erkenden havlu atması beklenemez.
Galatasaray'daki futbolcuya dayalı düzenin dağılması doğru karar. Ancak bu kararı verecek olan kişi Igor Tudor mu olmalıydı?
GOMIS, BELHANDA, MAICON ÖSTERSUNDS MAÇINDA NE YAPTI?
Galatasaray'ın yeni transferleri Gomis, Belhanda ve Maicon, Östersunds karşısında ilk 11'de başladı.
Eski ManU'lu Bulgaristan'a gidiyor!
Sneijder'in gidişi ile 10 numaralı formayı devralan Younes Belhanda, maç boyunca etkisini gösteremedi. Adam eksilttiği pozisyonlarda hatalı veya ya hızlı ya da yavaş pas tercihleri ile kendisi ile ilgili ümitleri hemen tüketti.
Bafetimbi Gomis ilk maçtakinden daha sönük bir görüntü sergiledi. İsveç'teki maçın aksine nadir de olsa fırsatlar yakalayan Gomis, maçın önemine göre bonkördü.
AAMaicon ise nadir gelişen Östersunds atakları yerine nadir gelişen Galatasaray pozisyonlarında sağ beke kayması ile dikkat çekti. Maicon bu maçta da zaman zaman bir bek gibi ileri çıkıp ortalar denedi.


