Lionel Messi Pep Guardiola BarcelonaGetty/Goal

Efsane mi, gerçek mi: Pep Guardiola, Messi olmadan bir hiç


YORUM: Mark Doyle | ÇEVİRİ: Can Doğan


Pep Guardiola kariyerinde iki kez UEFA Şampiyonlar Ligi’ni kazanırken, üç farklı ülkede de lig şampiyonlukları yaşadı.

Ancak buna rağmen ona takılan “Fraudiola (Sahtekar Guardiola)” lakabının farkında.

Guardiola basın mensuplarına yaptığı bir açıklamada “Oyuncularım bana İngiltere sahip olabileceğim bütün prestiji sağladı. İngiltere’deki ilk sezonumda bana Fraudiola lakabını takmışlardı. Benim oyun stilimle oynamanın mümkün olmadığını ve daha sert bir oyun tarzına ihtiyacım olduğunu söylemişlerdi. Şimdi ise bütün dünyadaki insanlar benim ne kadar iyi bir teknik direktör olduğumu söylüyor. Bunun sebebi ben değilim, oyuncular” şeklinde konuşmuştu.

Guardiola 12 önce ilk üst düzey çalıştırdığı takım olan Barcelona’ya geldiğinden bu yana her zaman harika oyuncularla çalıştığı için çok şanslı olduğunu ilk itiraf eden kişi olmuştur. Katalan teknik adam, Lionel Messi’nin içinde bulunduğu kadroyla iki tane UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu da yaşadı.

Ancak Guardiola’nın Messi olmadan hala global bir kupa kazanamamış olması Fraudiola akımının yeniden ortaya çıkmasına neden oldu.

Aslında Guardiola’nın futbol tarihinin en büyük taktisyenlerinden biri olduğuna inananlar da var. Ancak bunun yanında Barcelona’da çalıştığı dönemde Katalan ekipte çok kaliteli bir jenerasyonun başında olduğu için şanslı olduğunu ve Bayern Münih döneminde önemli bir başarı kazanamadığını düşünenler de az değil.

Bu tür düşünceler modern futbol tarihinin en etkili figürlerinden biri olan Guardiola’ya büyük zarar veriyor.

Guardiola’nın çalıştırdığı Barcelona kadrosu tarihin en iyi takımı olarak kabul edilebilir ama Pep için doğru zamanda doğru yerde olan bir adam demek doğru değil. Guardiola, Barcelona’nın o hegemonyasında kilit bir role sahipti.

Lionel Messi Pep Guardiola BarcelonaGetty/Goal

Pep Guardiola, 2008 yılında Barcelona’nın başına geçmeden iki yıl önce Katalan ekip Şampiyonlar Ligi’ni kazanmıştı. Ancak Txiki Begiristain ile bir araya gelen Guardiola takımdan bazı isimlerin gönderilmesine karar verdi. Bu isimlerden Edmilson serbest bırakıldı; Oleguer, Deco ve Ballon d’Or ödüllü Ronaldinho ise satıldı. Bu gelişmelerin ardından kadroda 2006 yılında Paris’teki finalde Arsenal karşısına çıkan ilk 11’den sadece Victor Valdes, Rafael Marquez, Carles Puyol ve Samuel Eto’o kalmış oldu.

Guardiola oluşturacağı yeni takımı sakatlığı nedeniyle 2006’daki finali kaçıran Lionel Messi, yedek kulübesinde oturan Xavi ve ikinci yarıda oyuna giren Andres Iniesta etrafında kurmaya karar vermişti. Şüphesiz futbol tarihinin en iyi oyuncularından üçünün aynı anda aynı kadroda bulunması Guardiola’nın şanslı olduğu konulardan biriydi.

Pep Guardiola’nın kendisini “sahte dokuz” olarak oynatmaya karar vermesinin ardından tarihin en büyük hücum silahlarından biri haline dönüşen Lionel Messi de Katalan teknik adamla çalıştığı dönemde kendisini çok geliştirdiğini her fırsatta dile getiriyor.

Barcelona’nın en önemli diğer iki oyuncusu Xavi ve Iniesta da eğer Guardiola topa sahip olma oyununda ısrar etmeseydi ne kendilerinin ne de kulübün 2008-2012 arasındaki başarıları elde edemeyeceğini söylüyor.

Daily Mail’e konuşan Xavi “Guardiola göreve geldiğinde onunla ilgili şüpheler vardı. Sezonun ilk iki maçında da galip gelemedik. Ancak ben arkadaşlarıma ve aileme her zaman ‘Bizi antrenmanlarda görmeniz lazım. Bir sürü kupa kazanacağız’ diyordum” ifadelerini kullandı.

Xavi’nin orta sahadaki partneri Andres Iniesta ise “Sanatçı” adlı kitabında Katalan teknik adamla olan bir konuşmasına yer verdi: “Guardiola’nın ofisine gittim ve ona merak etmemesini, doğru yolda olduğumuzu, kupaların hepsini kazanacağımızı, antrenmanlardan büyük keyif aldığımızı söyledim ve herhangi bir şeyi değiştirmemesini rica ettim. Harika bir durumdayız. Bu sene herkesi paramparça edeceğiz”

Ve dediklerini yaptılar… 2008-09 sezonunda Alex Ferguson’ın Manchester United’ını UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde mağlup eden Barcelona, İspanya futbol tarihinin ilk üçlemesini (La Liga, Kral Kupası, Şampiyonlar Ligi) yapmayı başardı.

Pep Guardiola, Barcelona, Champions League final 2010-11Getty

Roma’daki finalde ilk 11’de başlayan ve Guardiola’nın B Takım’dan as kadroya yükselttiği Sergio Busquets ise BT Sport’a Guardiola hakkında şu sözleri söylemişti: “Guardiola ile yollarımızın kesişmesi benim bütün kariyerimin kırılma noktasıydı. Guardiola ile çalışınca bir futbol ustasına dönüşüyorsunuz”

Busquets ile aynı düşünceleri paylaşan bir diğer isim ise Pedro’ydu. Pep’in B Takım’dan getirdiği oyunculardan biri olan Pedro, 2010 yılında 6 farklı organizasyonda gol atarak, tarihte bunu başaran ilk oyuncu olmuştu. Pedro, The Independent’a yaptığı açıklamada “Bana nasıl gol atacağımı Pep öğretti. O harika bir öğretmen” ifadelerini kullanmıştı.

Ama tabii ki Guardiola ile güzel anıları olmayan yüksek profilli oyuncuların sayısı da az değil…

Zlatan Ibrahimovic, Guardiola için “iğrenç bir korkak” derken, Eto’o ve Yaya Toure de Guardiola’nın oyuncuların ihtiyaçlarıyla ilgilenme şekline yönelik eleştirilerde bulunmuştu. Pep Guardiola’nın iletişim becerileri her zaman tartışmaya açık olsa da, bu her zaman yaşanabilecek bir durum.

Liverpool’un efsanevi teknik direktörü Bill Shankly, sahada yararlanamadığı sakat oyuncularını görmezden geliyordu. İngiliz ekibin eski forvetlerinden Roger Hunt bu durumu “Seni insan olarak görmüyordu” diye nitelendiriyor. Sir Alex Ferguson’ın yardımcıları da İskoç teknik adamın acımasız tavırlarını anlatmıştı.

Guardiola da sadece Barcelona’da yaptıklarıyla değil bütün kariyeri göz önüne alındığında diğer iki isim gibi bir ikon olarak anılacak.

Pep Guardiola’nın Bayern Münih kariyeri ise üst üste üç Bundesliga şampiyonluğu kazanmasına, bu şampiyonluklarda %80’lik bir galibiyet yüzdesi yakalayarak rekor kırmasına rağmen Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısız sonuçlar nedeniyle hak ettiği değer görmüyor. Yine de Guardiola çalıştığı bu dönemde Alman ekipteki oyuncular üzerinde önemli etkiler bıraktı.

Pep Guardiola Raheem Sterling Manchester City Manchester UnitedGetty

Şu an defansın ortasında oynayan David Alaba kendisindeki bu potansiyeli ilk olarak Guardiola’nın fark ettiğini belirtti. Alaba, Bild’e yaptığı açıklamada Pep ile çalıştığı dönemden hala faydalandığını söylemişti. Joshua Kimmich de bugünkü oyuncuya dönüşmesinde Guardiola’nın büyük bir yardımı olduğunu açıkladı.

Bunlara benzer hikayeler Manchester City’de de gerçekleşti. Raheem Sterling ve Sergio Agüero, Guardiola geldikten sonra daha iyi oyuncular haline geldiklerini söyledi.

Guardiola, Manchester City’nin parasal gücünden yararlandı mı? Şüphesiz evet diyebiliriz ama İngiltere’deki ilk sezonunda sahtekar olarak nitelendirilen bir adam üst üste iki Premier Lig şampiyonluğu kazandı. Bu şampiyonlukları elde ederken 198 puan topladı ve tarihteki ilk yerel üçlemenin mimarı oldu.

Aynı zamanda İspanya ve Almanya’daki oyun tarzını İngiltere’ye taşıyarak ülkenin gördüğü en iyi hücum futbolunu oynattı.

Xavi’nin dediği gibi Guardiola’nın Barcelona’sı her şeyi kazandığı için değil, kazanma şekli yüzünden harika bir takımdı.

Eğer Guardiola bir Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu daha yaşarsa Fraudiola lakabı tamamen ortadan kaybolacak.

Guardiola şimdiden sayısız kupa kazandı ve oyuncu geliştirdi. Oyunu değiştirdi ve daha iyiye götürdü. Hiçbir kötü lakap bu mirasa zarar veremeyecek.

Reklam