Fenerbahçe'nin 34 yaşındaki Faslı oyuncusu Nabil Dirar, Sözcü gazetesinden Sercan Hamzaoğlu'na özel açıklamalarda bulundu.
Neredeyse her gününü aynı geçirdiğini söyleyen Dirar, bir gününü şöyle özetledi: "Makarna, tavuk gibi yapılması kolay yemekler yapıyorum. İyi bir aşçı değilim. Gün içerisinde diziler seyrediyorum. 7. Koğuştaki Mucize filmini seyrederken ağladım. Çok iyi bir film ve güzel bir hikayesi var. Saat 17:00’da çevrimiçi antrenmanlarımızı yapıyoruz. O da formumuzu diri tutmak adına bizler için oldukça verimli oluyor."
Salgın döneminde sevdiğimiz insanların değerini daha iyi anlamamız gerektiğini belirten tecrübeli oyuncu, bir futbolcu olarak bu sürecin nasıl ilerleyeceğine dair görüşlerini şöyle söyledi: "Hayatımızda futboldan çok daha önemli şeyler var. Sağlık gibi. Kendimizi iyi korumamız, risk almamamız ve sevdiğimiz insanlara virüs bulaştırmamamız gerekiyor. Şu an futbol oynanmaması gerektiğini düşünüyorum ama gelecek günler neyi getirir bilemeyiz elbette. Eğer virüs etkisini kaybederse, yetkililer ona göre gerekli kararı verir. Biz de çıkıp mücadelemizi veririz."
"İlk aylarda çoki iyi gidiyorduk"
Sarı lacivertli ekibin 2019-20 sezonunu değerlendiren Dirar, "Lige çok iyi bir başlangıç yaptık. İlk aylarda çok iyi gidiyorduk. Takımdaki herkes yüksek efor sergiliyordu. Saha içerisinde futbol oynamak çok kolay geliyordu ve neredeyse herkes gol atıyordu. Bizi o dönemler kimse durduramazdı. Sonrasında yorgunluk ve beklenmedik sakatlıklar bizi olumsuz etkiledi" ifadelerin kullandı.
Ligin geneline bakıldığında en tartışmalı hakem kararlarının Fenerbahçe maçında olduğunun altını çizen Dirar şöyle devam etti:
"Çok fazla hakem hataları oldu. Bir pozisyonla örnek vereyim. Trabzonspor’la oynadığımız lig maçında Gustavo'nun bir şutu vardı. Top rakip oyuncunun eline çarptı ve kurallara göre top ceza sahası içerisinde rakip oyuncunun eline çarparsa bunun penaltı olması gerekir. VAR’da görev yapan hakemlerin orta hakeme bunu bildirmesi ve pozisyonu izlemek için çağırmaları gerekiyordu fakat hakem çağrılmadı. Hakem hataları da bizi olumsuz yönde etkileyen çok önemli faktörlerden biriydi."
"Ligin başlarında herkes gördü ki çok fazla pozisyona giren, topa sürekli sahip olan bir takımdık. Herkesin mücadelesi oldukça yüksek seviyedeydi. Bu tempoyu devam ettirebilsek bugün bambaşka şartlarda, bambaşka şeyler konuşuyorduk. Önümüzdeki sene bu sezona başladığımız gibi yüksek tempolu başlamalı ve bunu ligin tamamında devam ettirmeliyiz. Oynayan formayı kaptırmamaya, oynamayan da formayı kapmaya çalışmalı ki bu rekabet ortamı başarıyı getirsin."
Ersun Yanal dönemine de değinen Dirar, "Çok fazla hakem hatasının aleyhimizde olması bizi yarıştan koparan önemli unsurlardan biriydi. Ersun hocanın rakip takım analizleri ve çalıştırma biçimi bana göre iyiydi ama biz oyuncular sahada durumu değiştirecek olan kişileriz ve bu noktada takım olarak yetersiz kaldığımızı söyleyebilirim" dedi.


