Beşiktaş ve Türkiye Kadın Milli Futbol Takımı'nın kaptanı Didem Karagenç, maddi olanaksızlıklar nedeniyle futbolu bırakmayı düşündüğünü ancak hiçbir kadının hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini dile getirdi.
Didem Karagenç, The Guardian'dan Emre Sarıgül'e verdiği röportajda futbol hayatında yaşadığı zorluklardan, kadının spordaki yerine dair birçok açıklamada bulundu.
"Roberto Carlos'un hayranıydım ancak kadın rol model yoktu"
Karagenç, rol model alacağı bir kadın futbolcu figürünün eksikliğini çektiğini belirtirken, "Türkiye'de genç kızların örnek alabileceği bir futbolcu yok. Ben de küçükken erkek maçlarını takip ederdim ve Roberto Carlos'un büyük bir hayranıydım. Ancak özeneceğim bir kadın oyuncu yoktu. Bu nedenle kendi rol modelim olmak zorunda kaldım. Dürüst olmak gerekirse bir ara futbolu bırakmayı da düşündüm. Benim için çok üzücüydü ancak kendimi nasıl finanse edebileceğimi bilmiyordum" şeklinde konuştu.
25 yaşındaki sporcu, maddi nedenlerden ötürü futbolu bırakma noktasına geldiğinden bahsetti ve ekledi:
"Yaşadığım maddi zorluk, beni değersizmişim gibi hissettirdi. Bu oyunu, küçüklüğümden beri seviyorum. Futbolculuğun yanı sıra öğretmenlik ve Türkiye Futbol Federasyonu'na danışmanlık yapıyorum. Hayatımı kazanabilmem için günde iki iş yapmak zorundayım. İşten sonraysa geceleri antrenman yapıyorum. Hocamız Mutlucan Zavotçu sağ olsun, hem ben hem de takımın geri kalanının yaşadığı bu durumu anlayışla karşılıyor. Futbol oynayan pek çok kadından çok daha iyi bir konumda olduğum için şanslıyım."

"Türkiye'de yalnızca futbol oynayarak yaşamak imkansız"
Dünyada da artık sık sık gündeme gelen kadın ve erkek futbolcuların arasındaki maddi dengesizliğe değinen Karagenç, "Bizim aldığımız maaşlar, erkeklerin aldıklarının yanından bile geçmiyor. Dolayısıyla Türkiye'de yalnızca futbol oynayarak yaşamanız imkansız. Örneğin futbol ayakkabılarını ele alalım. Sponsorlar bize ayakkabı veriyor ama bizim kendi ayakkabılarımızın olması lazım. Gelgelelim ligdeki pek çok kızın ayakkabı alacak parası yok. Megan Rapinoe gibi meslektaşlarımızın bu konuda seslerini yükseltmesi harika. O, Ellen White ve bu spordaki diğer büyük isimler insanların spora olan bakış açısının değişmesi noktasında çok büyük bir etkiye sahip. Onlar sayesinde ilk defa anaakım medya da kadın futbolculara ilgi duymaya başladı. Zaten ben, kadın futbolunun hiç bilinmediği zamanlarda da asla bu oyundan vazgeçmedim" ifadelerini kullandı.
"En büyük hedefim genç kızlara ilham olmaktı"
Genç kızlara ilham olmak ve hayallerinden vazgeçmemesini sağlamak mottosuyla futbolculuk hayatına başladığını anlatan Didem, yurt dışından aldığı teklifle her şeyin değiştiğini söyledi:
Herkese kadınların güçlü olduğunu ve futbol oynayabileceğini göstermek istedim. Bu spora başlarken en büyük hedeflerimden biri de genç kızlara ilham kaynağı olmak ve hayallerinden vazgeçmemelerini sağlamaktı. Eğer biri futbolu seviyorsa cinsiyetinin ne önemi var ki? Bence insanlar bu tip düşünceleri bir kenara koymalı. Bir gün Londra'dan bir telefon aldım. Hattın ucundaki ses, beni Team Visa'da görmek istediklerini söylüyordu. Bu teklif, kendimi değerli hissetmemi sağladı. Yeni kampanyaları için dünyanın dört bir tarafından seçtikleri oyuncular arasında ben de vardım. Bu, her şeyi değiştiren bir olaydı. Farklı ülkelere seyahat ederek hem diğer kadın futbolcularla tanıştım hem de dünyada neler olup bittiğini gördüm.
"Beşiktaş taraftarı takımına desteği hiç bırakmıyor"
Türkiye'nin köklü kulüpleri Galatasaray ve Fenerbahçe'nin henüz bir kadın futbol takımı olmamasına değinen Karagenç, "Umarım yakında onlarda da bir kadın futbol takımı kurulur. Rekabet açısından harika olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı:
"Beşiktaş taraftarı, takımına olan desteğini hiç kesmiyor. Maçların çoğunda yüzlerce kırılma anı oluyor. Zira kadın olduğumuzdan farklı davranmamız mümkün değil. Stadyumlara daha çok taraftar geldikçe medyada daha çok yer kaplayacağız. Yani taraftar, bizim için her şey. Ben, hemcinslerime göre şanslı bir insanım. Çünkü babam bir öğretmen ve beni hep destekledi. İlk takımımı bulmamda bana çok yardımcı oldu ve beni her zaman futbol oynamam için cesaretlendirdi. Öte yandan annem de en büyük hayranlarımdan biri."
