Haberler Canlı Skorlar
Fenerbahçe

Dedik-Oldu: Ozan Tufan nerede?

13:29 GMT+3 25.07.2018
Ozan Tufan Fenerbahce
Milyonlarca Fenerbahçeli hala Ozan Tufan'dan sinyal bekliyor...

Ülke futbolumuza çağ atlatan isimlerden Jupp Derwal,l Türkiye’den ayrılırken şöyle söylemişti: "Birinci ligde oynayan birine bazı şeyleri öğretmek için çok geç.’’ Philip Cocu ile yeni sezona hazırlanan Fenerbahçe'de Ozan Tufan hakkında geçmişten farklı olmayan haberler, yorumlar, duyumlar ortaya çıkınca aklıma bu cümleler geldi. Hemen hemen herkesin tekniği ve yeteneği konusunda hemfikir olduğu bir oyuncu, geçtiğimiz sezon ona en çok şansı veren hoca tarafından gözden çıkarılmıştı. Kocaman, "Benim takımı götürmek istediğim yerle Ozan’ın kafası arasında çelişki var" diyordu. Kalitesi yüksek, yaşı genç ve ciddi yatırım yapılmış bir oyuncu bu sözlerle kara listeye giriyordu. Peki ama neden ?

Mitolojide mitler vardır ya, her gencin gönlünde de bir mit yatar. Metin Oktay’ın çocukluğunda gönlünde yatan Sait Altınordu’dur. Sait’in elinde çırak, kalfa, patron oluyor. Oluyor ama kolay değil. Mahallede bez toplarla oynarken, bir yandan da büyüyor. Alsancak Stadı evlerine yakın. Kalenin ardında duruyor. Antrenmanlarda kaçan topları yakalayıp tanınmış futbolcuların ayağına atıyor. Altınordulu Sait’i tanıyor, Altaylı Vahap’ı tanıyor. Hep onlar gibi olmak istiyor. Tanınsın, top oynasın. Niye Metin Oktay örneği verdim? Elbette Şükrü Gülesin, Bülent Eken, Can Bartu’dan da bahsedebilirim. Bu isimlerin yetenekleri kadar bir başka ortak noktaları da yol göstericilerinin olmamalarıdır. Ancak tüm bu isimler haftada iki idman yapılan günlerde, gelişmemiş fiziklerine rağmen üst düzey futbol oynamışlar ve Avrupa takımlarına transfer olmayı başarmışlar.

Bugün imkanlar daha iyiyken, futbol globalleşmişken, yani her şey daha kolayken, Cenk Tosun’u İngiltere’ye yollayan sistemimiz Ozan Tufan’a neden kapıyı gösteriyor dersiniz? Cocu’nun gençlere şans verdiğini, parlatıp yüksek meblağlar karşılığında Avrupa kariyeri başlattığını biliyoruz. Bunun hemen arkasından Altınordu’dan alınan gençler üzerine güzellemeler yapıyoruz. Oysa Türk futbolunun çok şey beklediği, Fenerbahçe’nin gelecek vaadeden genç ismi Ozan Tufan için tek kelime çıkmıyor kimsenin kaleminden. Fenerbahçe yana yakıla orta sahaya adam arıyor, Ozan’dan bir meydan okuma yok. Kampın yıldızı olayım, basına bir konuşup sesimi duyurayım, taraftara kendi umudumu kendim sunayım düşünceleri yok.

Bugün futbol seyircisinin, ayağına top geldiğinde acayip heyecanlandığı çok fazla yerli üretimimiz yok. Eskiden ne şutörler vardı yahu desem, bir çırpıda on isim sayarsınız. Artık ligimizde tek bir voleci kalmadı. Oysa Anadolu takımlarıyla maça çıkan büyükler, o takımın büyük golcülerinden fena çekinirlerdi. Kafa vuruşlarında Cenk İşler, Cafer Aydın, Okan Yılmaz gibilerin eline su dökecekler bile görünmüyor artık. Orta saha oyununda ne bileyim top sürme, kontrol pas ve asistte de yeterli ölçüde oyuncumuz yok. Bu yoksunluk da, Cenk’in yolculuğunu fazlaca çalışkanlığa bağlayabileceğimizi gösteriyor. Çünkü bizde Cenk Tosun’dan az var; Ozan Tufan’dan ise yığınla mevcut.

İki örnek oyuncu aslında bize şu mesajı da veriyor. Bir futbol modeli kendisine hangi öncelikleri seçmişse, yetişen futbolcu modeli de aynen o modele uygun özellikler gösteriyor. Ozan Tufan bir dönemin acı reçetesi gibi, yetenekte devamlılığını bu dönemde de gösteremedi. Üstün niteliklerine tanıklık eden varsa sesini çıkarsın. Taktik anlayış konusunda zerre ilerlese gazeteciler iki satır yazarlardı. Tüm bunlardan hareketle, Ozan Tufan’ın kendi başarı piramidini doğru oturtması esaslı vazifesi gibi duruyor. İçine girdiği karikatürize alemden başka türlü çıkış görünmüyor. Hakkında çıkan Girona’ya transfer olacağı iddiaları gerçekleşse de ders çıkarmadığı takdirde hikayesi geriye doğru sarmaya maalesef devam edecek.

Gençlere yatırım yapacağını söyleyen bir başkan, projesine Cocu ile başlayarak, Berke’yi, Barış’ı transfer ederek mesajı kitleye ulaştırıyor. Milyonlarca Fenerbahçeli ise hala Ozan’dan sinyal bekliyor.  Ya evrende kendi türünün varlığından haberdar edecek, ya da iki transfer daha yapıldıktan sonra, önce yedek kulübesinde mahkumiyet çekecek ardından ise Fenerbahçe haritasında silinerek, futbol sürgünü olarak hayatına devam edecek. Vakit daha da geç olmadan, son bir uyarı olsun, nacizane...