Suudi Arabistan milli takımının Yeşil Burun Adaları ile oynayacağı maç, artık sadece 2026 Dünya Kupası grup aşamasının son karşılaşması olmaktan çıkıp, İspanya’ya karşı aldığı ağır yenilginin ardından taraftarların ve medyanın büyük baskısı altında kalan Yunan teknik direktör Georgios Donis için gerçek bir sınava dönüştü.
Maçın başlama düdüğü yaklaşırken, teknik direktörün Suudi milli takımına yeniden denge kazandırmak ve son 32 turuna yükselme umutlarını canlandırmak amacıyla kadro ve oyun tarzında bir dizi önemli değişiklik yapmayı düşündüğüne dair işaretler artıyor.
Ancak akıllara takılan soru şudur: Bu değişiklikler gerçek bir teknik inançtan mı kaynaklanacak? Yoksa İspanya’ya karşı alınan 4-0’lık yenilginin ardından artan baskıya bir tepki mi olacak?
Yeri tehlikede olanlar ve kapıyı çalanlar
Son maçın ardından milli takıma yöneltilen eleştiriler sadece taktiksel yönlerle sınırlı kalmadı, performansları nedeniyle geniş çaplı saldırıya maruz kalan bir dizi as oyuncuyu da kapsadı.
Geçtiğimiz günlerde, taraftarlar kadrodaki hem savunma hattında hem de orta sahada birden fazla pozisyonda değişiklik yapılması ve önceki iki maçta ilk 11’de yer almayan diğer oyunculara şans verilmesi yönündeki taleplerini artırdı.
Ayrıca okuyun... Mbappé'ye karşı Messi... Son dansın mücadelesi ve ertelenen intikam
Bu isimlerin başında Salim Al-Dossari, Abdullah Al-Khaibari ve Hassan Tambki geliyor; ayrıca Sultan Mandash’ın ilk on birde yer alması yönünde net bir istek var.
Özellikle fiziksel olarak hazır olan bazı oyuncuların geri dönüşünün ardından, birçok pozisyonda rekabet açık görünüyor. Bunun yanı sıra teknik ekip, hataya yer olmayan bu maçta takıma yeni kan katarak milli takıma farklı bir enerji kazandırmak istiyor.
Dörtlü savunmaya dönüş
Beklenen en önemli değişikliklerden biri, beş defans oyuncusuyla oynama fikrinden vazgeçilmesi ve dörtlü savunma sistemine geri dönülmesidir.
Bu adım, özellikle Donis’in İspanya maçı sonrasında seçimlerini şiddetle savunmuş ve uyguladığı taktiğe pişmanlık duymadığını vurgulamış olması nedeniyle, pek çok tartışmaya yol açtı.
Ancak mevcut işaretler, teknik direktörün takıma savunma ve hücum arasında daha fazla denge sağlayan geleneksel düzene geri dönülmesi gerektiğine artık daha fazla ikna olduğunu gösteriyor.
Birçok kişi, sorunun savunma oyuncularının sayısından ziyade saha içindeki organizasyonda yattığını düşünse de, dörtlü savunmaya geri dönmek, milli takımın İspanya karşısında yitirdiği hücum karakterinin bir kısmını geri kazanmasına yardımcı olabilir.
Donis’in kaderini belirleyebilecek bir maç
Eleme hesaplamalarının ötesinde, bu maç Yunan teknik direktörün kendisi için de bir dönüm noktası gibi görünüyor.
Herhangi bir yeni başarısızlık, kendisine yöneltilen eleştirilerin şiddetini ikiye katlayacaktır; özellikle de taraftarlar, bir önceki turdaki ağır yenilginin ardından net bir tepki beklemektedir.
Buna karşılık, milli takımın galibiyet elde etmesi ve ikna edici bir performans sergilemesi, Donis’e güvenini geri kazanma ve İspanya karşısında yaşananların turnuvanın en güçlü takımlarından birine karşı yaşanan geçici bir aksilik olduğunu kanıtlama fırsatı verebilir.
Bu nedenle, Yeşil Burun Adaları maçı sadece oyuncular için bir sınav değil, Suudi milli takımının başına geçtiğinden bu yana en zorlu geceyi yaşayacak olan teknik direktör için de doğrudan bir sınav olacaktır.


