186645

Alex de Souza: "Başkan önce kovdu, sonra sözlerini geri aldı"

2004 yılından bu yana Fenerbahçe forması giyen ve geçtiğimiz günlerde sözleşmesini karşılıklı olarak fesheden Alex de Souza, Aykut Kocaman ve arasında yaşananlar ile ayrılık sürecine kadar olan süreci düzenlediği basın toplantısı ile anlattı.

"Twitter bir hataydı..."

İlk olarak Twitter konusunda konuşan Alex, "En büyük hatam kulübü bazı anlarda yaralayacak davranışlarda bulunmamdı. Twitter'ı yanlış kullandım. Bazı insanlara mesajlar, SMS'ler gönderdim, göndermeseydim daha iyi olurdu. Mesajın içeriğinde bir hata yoktu, ama göndermeseydim, bende kalsaydı daha doğru olurdu" dedi.

Aykut Kocaman ile tanışmasını anlatan Alex, "Aykut Kocaman'la tanışmamızı yönetici ve TD olarak ikiye bölmek istiyorum. Hatırlayacaksınız Aragones'le Trabzon maçını kazansaydık 7 Temmuz'a kadar tatilde dolacaktık. Kazandık ve ben ülkeme döndüm. Sonra A.Kocaman Sportif Direktör olarak göreve başladı ve dönüş tarihimin değiştiği bilgisi bana ulaştı. 20-22 Haziran civarıydı Samet beni aradı ve dönüş tarihinin geri çekildiğini söyledi. Ben tüm programımı 7 Temmuz'a göre ayarladığımı ve değiştiremeyeceğimi söyledi. 7 Temmuz günü döndüğümde doğrudan Daum'un odasına gittim. Kendisine bu gecikmeden dolayı özürlerimi ilettim. Kendisi de zaten 7 Temmuz kararının kendisinden önce verildiğini söyledi ve önemli olmadığını belirtti. Beni de tanışmak üzere Aykut Kocaman'ın odasına gönderdi. Kendisiyle tanıştım. Bana ilk söylediği şeylerden biri 'Sen kaptansın. Herkesten önce senin gelmen gerekirdi' oldu. Ben de kendisine haklı olduğunu söyledim" dedi.

"Aykut hoca ile futbol görüşlerimiz farklı"

Aykut Kocaman ile futbol görüşlerinin farklı olduğunu da söyleyen Alex, "Benim görüşüme göre bir futbol takımı sürekli gelişmelidir. Bu da antrenmanlarla sağlanır. 3 sene boyunca bir oyuncu aynı performansı gösteriyorsa bunda bir sorun vardır diye kendisine söyledim. Ama o, 'Burası Türkkiye. Burada antrenmanlar gelişmek için yapılmaz' gibi bir karşılık verdi" diye konuştu.

"Kocaman'ın gollere sevinmemesi soru işareti yarattı"

"Özellikle takımın gol attığı zamanlarda hocamın bu sevince katılmaması benim kafamda soru işaretleri yaratmıştı. Bu beni mutsuz etmişti. Bu da benim, takımdaki yerimi sorgulamama sebep oldu" diyen Alex, daha sonra geçen sezondan bahsetti.

Alex, "Türkiye'de F.Bahçe'de oynadığım süre boyunca benim en çok üzüldüğüm maç olan geçen seneki GS maçından söz etmek istiyorum. Kazanmak ya da kaybetmek bunlar futbolun parçası. Bu maçtan önce sol ayağımdaki bir sorun yüzünden Trabzon maçında oynayamamıştım. Takım çok iyi oynadı ve ilk idmanda Aykut Hoca'nın odasına gittim ve 'Takım çok iyi oynadı. Tebrik ederim' dedim. Ve ona ayağımdaki ağrılardan bahsettim. GS maçında çok oynamak istememe rağmen büyük olasılıkla oynamayacağımı söyledim. O da bütün oyuncuların duymak isteyeceği şeyi söyledi: Daha çok erken, son ana kadar bekleyeceğim dedi. Sonra sağlık ekibiyle bir program yaptık ve 7/24 tedaviye devam ettik. Perşembe günü maçtan 2 gün önce doktor Ertuğrul ayağıma anestezi uygulamak istedi. Ben bunu kabul etmedim. Antrenmandan sonra hocanın odasına gittim. Ali Yıldırım da vardı. Çok mutlu olduğumu söyledim, ağrılarım geçmişti. Maç günü öğle yemeğinde benle konuştu ve maç için bir stratejisi olduğunu, beni yedekte başlatacağını ve 70. dakikada oyuna alacağını söyledi. Ben de ona, 'Umarım bu planlarında yanılırsın, 70. dakikaya kadar biz çoktan maçı koparırız, bana da gerek kalmaz' dedim. Sonra Bursa maçına gittik. Türkiye Kupası finaline. Başkanımız hapisteydi ve 30 yıldır bu kupayı alamıyorduk. Sonra maçı herkes izlemiştir. Harika oynadık, kupayı aldık. Maçtan sonra hocamız beni, bizi tebrik etmedi. Takımla beraber İstanbul'a dönmedi. Bu da bana, hocanın bana 5 gün gecikmemle ilgili sözlerini düşündürttü. 30 yıl sonra bir kupayı kazanıyoruz ve hoca takımla birlikte uçağa binmiyor diye düşündüm. 3 sene sonra bu davranışlarda bulunması bana biraz garip geldi" diye konuştu.

"Arkadaşlarım bana takıldı!"

"Avusturya'da MTK maçında bir serbest vuruş golü attım. O golden dolayı Brezilya'da arkadaşlarım bana hâlâ takılıyorlar. Arkadaşlarım 'Sanki kendi kalene gol atmışsın gibi hocan sevinmedi' diyorlar" ifadelerini kullanan Alex, Aykut Kocaman'la yaşadığı tartışma ile ilgili olarak da, "Vaslui mnaçını oynadık. Kötüydük, ben de kötü oynadım. Bir sonraki hafta Romanya'ya gittik. Vaslui maçından (rövanş) bir gün önce benle konuşmak üzere beni çağırdı. Bana 'Çözülmesi gereken bir sorun var mı' diye sordu. Orada ben bir patlama yaşadım. Kendisiyle ilk tanıştığımız günden bu yana kendisi hakkında ne düşünüyorsam açık yüreklilikle söyledim. O da benim hakkımda ne düşündüğünü açıkyüreklilikle söyledi. Tahmin ediyorum işi bitiren konuşma da o oldu. 18 yıllık kariyerim boyunca oyuncu, yönetici, teknik direktör birçok kimseyle tartışma yaşadım. Ama yaşadığım en ağır tartışma o oldu. Bu tartışma şöyle bitti: 'Şimdi ne olaca? Bir sürü şey söyledik birbirimize, şimdi ne olacak?'. Ben de kendisine, şimndiye kadar ne olduysa o olacak. Sen teknik direktörsün, ben oyuncuyum' dedim" sözlerini kullandı.

Ali Yıldırım konusu...

Alex, Aziz Yıldırım içerdeyen Ali Yıldırım ile aralarında geçenleri de anlattı ve, "Türkiye Kupası finalinden önce ben, Aykut Hoca, Ertuğrul Hoca ve kaptan Ömer biraraya geldik. Orada bana oynayıp oynamamak için hazır olup olmadığım soruldu. Ben her zaman hazır olduğumu, bunun kararını hocanın vereceğini söyledi. Kupadan sonra tatile gittik. Tatilden döndükten sonra ilk gün Samet'le buluştum. Samet'i biraz endişeli gördüm. Samet bana, Ali Yıldırım'ın kendisine, 'G.Saray maçında da oynamaya hazırdım' diyerek Aykut Hoca'yı basın mensuplarının çnüne attığımı söylemiş. Hiçbir şekilde amacım bu değildi. Bana G.Saray maçında oynamaya hazır olup olmadığımı sordular, ben de hazır olduğumu söyledim. Ve Ali Yıldırım'ın özellikle, 'Borcu yoktur' kağıdını imzalamamam yüzünden çok kızgın olduğunu söyledi. Ve bana, 'Taraftarla çok iyi ilişkileri var. Herkes onu seviyor. O'nu taraftarın önüne atmayı ilk fırsatta değerlendirecğim' dediğini söyledi" diye konuştu.

"Aziz Yıldırm önce beni kovdu, sonra sözlerini geri aldı!"

Alex, Young Boys maçından Başkan Aziz Yıldırım'ın kendisini yanına çağırarak takımla ilişkisini kesmesini istediğini söylerken, "Young Boys'a yenilmek için bana ihtiyacı olmadığını söyledi. Samandıra'ya gittim, eşyalarımı toplamaya başladım. Aykut Kocaman beni çağırdı. Bugüne kadar kulüpte kalmamı sağlayan kişi odur. Onun için kendisine teşekkür ediyorum. Sabırlı ve sakin olmamı istedi. Sonra bir haber geldi, Başkan benim antrenmanı bırakıp stada gitmemi istiyordu. Sonra sabah kendisinin bana söylediklerini unutmamı, yanlış şeyler söylediğini, kaldığımız yerden devam etmemiz gerektiğini söyledi. Bu da ilişkimizin çok negatif taraflarından birisiydi. Ama bana bu düşüncesinin yanlış olduğunu, ayrıca bir motivasyon sağlayarak gösterdi" ifadelerini kullandı.

"Başkan'dan çok üzücü şeyler duydum. Küçük oğlumu ilgi çekmek adına kullandığımı söyledi!"

Aziz Yıldırım ile son dönemlerde yaşadıklarını anlatan Alex, "Ben Aziz Yıldırım'a futbol hakkında konuşmak isteiğimi söyledim. O bana bunu Aykut Kocaman'la konuş dedi. Ben de Aykut Kocaman'la artık hiçbir şey konuşamadığımı söyledim. Sonra bana sekiz yıllık Türkiye kariyerimde duyduğum en kötü şeyi söyledi. Gaziantep maçına gidip gitmemekte tereddüt ediyordum, çünkü kadınlar gbidiyordu biliyorsunuz. Sonra gitmeye karar verdim. Kızlarımı çağırdım, ben oynamıyorsam izlemek istemediklerini söylediler. En küçüklerini aldım ben de. Ona sormama bile gerek yoktu, top olsun yeter, ikna etmesi kolay. Benim en çok üzüldüğüm şey de şu oldu: Başkan, benim çocuğumla yedek kulübesinin önünde top oynamamı, sizlerin önünde çocuğumu kullanarak ilgi toplamak olduğunu söyledi. Bu da 8 yılda duyduğum en kırıcı şeydi. Çünkü Tanrı'ya şükür böyle bir kariyerden sonra 2 yaşında bir çocuğun formalı görüntüsüne ihtiyacım yok benim. Ben de kendisine çok basit bir soru sordum: Geçen sene siz yoktunuz ama benim oğlum maçlara geliyordu. O zaman buna çok güzel bir şey olarak bakıyordunuz. Ne değişti? Bundan sonra toplantıyı bitirdik. Ali Yıldırım'la konuşmayı sonlandırmamı istedi - ki o da odadaydı. Ve Başkan bana 7 Eylül'de ben, Aykut Hoca ve kendisi arasında bir toplantı yapılacağını, bu sorunu öyle çözeceklerini söyledi. O gün ben, ayrılmak istediğimi ilk kez söyledim" dedi.

Kasımpaşa maçında neler yaşandı?

2-0 kaybedilen ve kale arkasında oturması sebebiyle eleştirilen Alex, bu maç ile ilgili olarak, "Kasımpaşa maçına geldik. Devre arasında oyundan alındım. Sonra bizim kulüpten yetkililere, bizim kulüpten elemanların nerede olduğunu sordum. Kale arkasını gösterdiler. Orada arkadaşlar vardı. Ben de maçı orada izlemeye karar verdim. Sonra şaşırtıcı bir şekilde insanların buna aşırı tepki gösterdiğini gördüm. Çok zor ve kötü bir maç oldu bizim açımızdan. Soyunma odasına gittik. Aykut Kocaman herkese teşekkür etti. İyi ya da köyü yaptığımız her şey için teşekkür ettiğini söyledi. Sırtını döndü ve odadan çıktı. Sonra Ali Yıldırım geld, bir sürü şey söyledi ve gitti. En son Başkan geldi, oyuncular arasında bir sorun olup olmadığını sordu. F.Bahçe'nin değişmesi için birtakım şeylerin değişmesi gerektiğini söyledi. Ve gitmek isteyen varsa kendisine söylemesini istedi. Oyuncular olarak kaldık. Volkan bir toplantı yapalım dedi ve herese, kimsenin kimseyle bir sorunu olup olmadığını sordu. Sekiz senedir buradayım ve oyuncular arasında bir sorun olmadığını, ama benim hocayla büyük bir sorunum olduğunu söyledim. Ve ben de Başkan'ın soyunma odasına söylediklerine müteakip kendisiyle görüşerek ayrılmak istediğimi söyleyeceğimi söyledim. Bunu da herkes duydu" ifadelerini kullandı.

"Aykut hoca zor bir karar aldığını ve kadro dışı bıraktığını söyledi"

Kadro dışı kalma sürecini anlatan Alex, "Pazartesi sabahı Hasan bana, Aykut Hoca'nın kendisiyle konuşmak istediğini söyledi. Odasına gittim. Zor bir karar aldığını ve benim kadro dışı bırakıldığımı söyledi. Ben de kendisine niye kadro dışı bırakıldığımı sordum. Çünkü bir futbolcu disiplin sorunu yaratmadığı sürece kadro dışı bırakılmaz. Benim çok önemli bir oyuncu olduğmu söylediğini, ama soyunma odasına iki tane lider olmaz, soyunma odasına çok büyük bir yer kaplıyorsun, o yüzden bu kararı aldığını söyledi. Bu karar senin kararın mı, kulübün kararı mı, diye sordum, o da futbolla ilgili kendisinin kararı olduğunu söyledi. Sözleşmemi sordu, bu konuyu kulüple konuşman gerekecek dedi. Bana bunu söyledi ve bütün bu süreç içerisinde sadece bir kez kendisini benim hocam gibi hissettiğini, bunun da PAOK maçı olduğunu söyledi. Ben de ona asıl sorunumuzun bu olduğunu, her zaman bir teknik direktöre ihtiyaç duyduğumu anlattım" sözlerini kullandı.

"Twit atmıyordum, eşimle konuşuyordum"

Başkanla buluşmadan önce sürekli Twit attığı yönündeki iddialar hakkında konuşan Alex, "Eşimle konuşuyordum. Çünkü sabahki şok edici olaydan sonra durumu paylaşıyordum, analiz ediyorduk. İki kızım okuldaydı, büyük olasılıkla takımdan kadro dışı bırakıldığım haberi benden önce başkaları tarafından onlara iletilecekti" dedi.

"F.Bahçe bir oyuncu kaybetti, ama kesinlikle taraftarın duygularını, aşkını, sevgisini paylaşacak bir taraftar kazandı"

Büyük bir adanmışlıkla Fenerbahçe'de görevini yapmaya çalıştığını söyleyen Alex, "Temmuz 2004 - 2012 arasında büyük bir adanmışlıkla görevimi yapmaya çalıştım. Yaptığım tek işbirliği saha içindeki insanlardır. Bunlar Pier van Hoijdonk, Semih gibi insanlardır. Gitmek istememin en büyük nedenlerinden biri de, bu siyasete çok fazla çekilmemdi. Beni Fenerbahçe'nin muhtemel teknik direktörü, muhtemel yönetici gibi görmek istediler. Ama ben hâlâ futbol oynamak istiyorum. Beraber yaşadığoımız tüm bu sorunların dışında sonuç olarak sizlere de teşekkür ediyorum (basını kastediyor). Twitter'da yazdığım gibi, F.Bahçe bir oyuncu kaybetti, ama kesinlikle taraftarın duygularını, aşkını, sevgisini paylaşacak bir taraftar kazandı. Sadece F.Bahçe taraftarına değil teşekkürüm. Bu hafta içinde gördüm, belki bundan sonra göremeyeceğim ama, G.Saray, Beşiktaş, Trabzon, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Elazığ, Sivas, Kasımpaşa herkes bana son derece destek oldu. İlgi gösterdi. Kalbimin en içten teşekkürlerimi onlara da gönderiyorum" dedi ve basından soruları almaya başladı.

"Arkadan konuşmam"

Aykut Kocaman hakkında Twitter'dan yazdıkları konusuna gelen soru üzerine geri gelen Alex, "Twitter'da yazdıklarım Aykut Hoca'ya bir mesaj değildi. Zaten kendisine ne düşündüğümü söylemiştim. Yazdıklarım içindeki bir kelime Türkçeye çevirildi ve bu çok konuşuldu. Mesajı yazdığım kişi de Brezilya'da çok ünlü bir şarkıcı. Kendisine bu düşüncelerimi belki defalarca kez söylemişimdir, ama hiçbir zaman haber olmadı. Ben kimsenin arkasından konuşmam, zaten yüzüne söylerim. Sistem ve taktik hakkında her zaman konuşuyorduk ve bunu ona da söylüyordum zaten. 3 orda, 2 burda, 2 önde, 4 geride bunlar zaten hep konuşulur" dedi.

"Bacak bacak üstüne atıp oturuyorum"

Aziz Yıldırım'ın 'bacak bacak üstüne atıp oturuyor' diyerek eleştirdiği Alex, bu konu hakkında gelen soruya ise, "Ben her zaman bacak bacak üstüne atarım. Bu benim oturma şeklim. Bu şekilde rahat ederim. Başkan geldiğinde elimde telefonla oynadığımı söyledi. Doğruydu, eşime mesaj atıyordum. Samet baskı altında mıydı derseniz, evet baskı altındaydı. Ama zaten doğruladığı şeyler, benim de burada söylediğim şeyler" ifadelerini kullandı.

Aziz Yıldırım'ın 'Saha içindeki Alex ile dışındaki farklı' yorumununun sorulması üzerine ise Alex, "Evet, sahada lens dışarıda gözlük kullanıyorum" yanıtını verdi.

"F.Bahçe'den ayrılmadım"

Anılarının olduğu kulüplerden ayrılmadığının altını çizen Alex, "F.Bahçe'den ayrılmadım. Coritiba'dan da ayrılmamıştım, Palmeiras'tan da. Gelecek için şu anda bir planım yok. Tek planım, gidip bir takımla iki yıllık sözleşme imzalayacağım, sonra futbolu bırakacağım" diyerek gelecek hakkında da konuştu.

"Günün birinde hoca olursam..."

Soyunma odasının futbolcular için kutsal olduğunu söyleyen Alex, "Eğer bir gün tekni direktör olursam, bence soyunma odası, futbolla ilgili olanların bulunduğu kutsal bir mekandır. Başkan idari bir yerdedir. Bazı teknik direktörler benim gibi düşünür, bazıları düşünmez. Henüz karar vermedim ama eğer ben bir gün teknik direktör olursam, soyunma odamı bu tür şeylerden koruyacağım. Başkan'ın her türlü hesabı sorma yetkisi vardır, ama soyunma odası futbolu yönetenlere aittir" dedi.

Alex, iki yıl daha futbol oynayacağını ve sonrasında yeni kararlar vereceğini belirtti ve, "Bir hayâlim var; jubile maçımı Kadıköy'de yapmak istiyorum" diyerek basın toplantısını sonlandırdı.
Reklam
0