ANALİZ: Çetin Cem Yılmaz | Twitter'dan takip et!
Süper Lig demini bahar aylarıyla birlikte aldı: Sezonun en gollü haftası rekoru iki hafta sonra yeniden geliştirildi (25. hafta 33 gol, 27. hafta 36 gol). 18 takımın 16'sı gol bulurken sadece iki takım haftayı boş geçti: Kardemir Karabükspor ve Galatasaray. Ortada bir kesişim kümesi var gibi değil mi?
Tersten gidersek, "haftanın karması" yapanlar için kaleci bulmanın zor olduğu bir haftaydı. Kalesini kapatan iki kaleciden Volkan Babacan, kurtarış dahi yapmadan maçı tamamladı. Galatasaray, 2014/15 sezonundan bu yana ilk defa bir maçı isabetli şut atamadan tamamladı. Kadrosundaki oyunculardan 90 dakika başına en fazla şut çeken (Lukas Podolski; 2,4) ve en fazla kilit pas veren (Wesley Sneijder; 3,2 ile Süper Lig'in en iyisi) iki oyuncu kenardayken Galatasaray'ın hücumda neden bu kadar etkisiz olduğunu sorgulamaya gerek yok. Kariyerlerinin sonbaharında dahi olsa, Avrupa'nın beş büyük ligindeki takımların büyük çoğunluğu tarafından baştacı edilecek iki büyük yıldıza yapılan muamele düşündürücü.
ADEBAYOR PIRIL PIRIL PARLADI
AAKazanan tarafta da öyle bir sonbahar yaşayan Emmanuel Adebayor pırıl pırıl parladı. Togolu golcü, altı yıl aradan sonra ilk hat-trick'ini yaptı ve yine altı yıl aradan sonra Galatasaray'a karşı üçleme yapan ilk oyuncu oldu (Stanislav Sestak'tan sonra). Sadece üç kez ceza sahasında topla buluştu ve üçü de golle sonuçlandı. Bu sezon tüm kupalarda attığı yedi golün üçünü Galatasaray ağlarına gönderen Mustafa Pektemek de pastanın üstündeki krema oldu: Başakşehir rakibine Ekim 2014'ten bu yana en ağır lig mağlubiyetini tattırdı, ki o maç da yine bu skorla, aynı statta oynanmıştı. O sezon Galatasaray toparlanıp şampiyonluğa gitmişti. Şimdi ise Başakşehir stattan Şampiyonlar Ligi müziğiyle ve gelecek sezona dair parlak umutlarla ayrıldı. Bu sezon dördüncü kez dört ve üzeri farkla maç kazandılar (ligdeki en yüksek sayı). Galatasaray için ise karanlık devam ediyor.
ATIBA MVP OLMA YOLUNDA İLERLİYOR
AABaşakşehir kazanarak takibi sürdürdü, ancak Beşiktaş, Cumartesi akşamı gerçek anlamda bir şampiyonluk maçı kazandı. Ligin ikinci yarısının en formda takımını, henüz hiç gol yemediği yeni statlarında yendiler. Süper Lig'de sezonun en güzel maçı hangisi dendiğinde muhtemelen pek çok kişi, 4-3'lük Trabzonspor-Beşiktaş maçını sayacaktır. Ayrıca bu sezonun en güzel üç maçı dendiğinde benim sıralamam Trabzonspor-Beşiktaş, Beşiktaş-Galatasaray ve Beşiktaş-Başakşehir maçları olur. Bu da Beşiktaş'ın lig için koyduğu çıtayı gösteriyor: Siyah beyazlılar yedi maç kala ligin sürücü koltuğunda olmanın ötesinde bir yerde. Süper Lig'de bayrağı taşıyan, seviyeyi belirleyen takım Beşiktaş. Bu dramatik maçta sayısız kırılma anı ve Beşiktaş adına gol-asist üreten yedi farklı oyuncu varken bir yıldız seçmek güç. Geçen sezonki çizgisine yaklaşan Oğuzhan Özyakup, golcüler Cenk Tosun ve Vincent Aboubakar, elbette yine frikikten affetmeyen Talisca akla gelen isimler. Ancak böyle dramatik bir maçta golü atmak Atiba Hutchinson'a bir başka yakıştı. Son üç sezonda en yüksek gol katkısını yakalayan Atiba (bir gol, dört asist), herhalde sezonun en değerli oyuncusu olmaya bir adım daha yaklaşmış oldu böylece.
ŞAMPİYONLUK DÜĞÜMÜ NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK?
AAPeki bundan sonra? Süper Lig'in 18 takımla oynanmaya başlandığı 1994-95 sezonundan bu yana son yedi haftada beş puanlık bir avantajı yitiren bir takım yok. Hatta tam da 1994-95 sezonu puan durumuna benziyor şu anki tablo: O sezon da Beşiktaş 27. haftayı ikinci sıradaki Trabzonspor'un beş puan önünde geçmişti; Galatasaray ve Fenerbahçe ise bu sezonki kadar olmasa da gerilerde kalmıştı (sırasıyla sekiz ve 11 puanla). O sezonki Beşiktaş'ın avantajı, 27. haftaya kadar kader maçlarını geride bırakmasıydı. Bu sezon hala iki önemli test var Beşiktaş'ın önünde: 29-30. haftalardaki Başakşehir ve Fenerbahçe maçları. Yukarıda andığım maçları da düşününce heyecan ve futbol adına sezon zirvesi olması muhtemel maçlar.
