Zinedine ZidaneGetty Images

Çeviri:

Zidane mayın tarlasına giriyor: Yanıt bekleyen 3 soru

Fransa Futbol Federasyonu'nun Zinedine Zidane'ı milli takımın teknik direktörlüğüne getirme kararı, yedek kulübesindeki basit bir değişiklikten ibaret değil; aksine "Horozlar"ın tarihinde yeni bir dönemin başladığının ilanıydı.

Tarihinin en başarılı teknik direktörlerinden biri olan Didier Deschamps'ın önderliğinde 14 yıl geçiren milli takım, şimdi hiçbir uluslararası deneyimi olmayan ancak Real Madrid tarihinin en büyük dönemlerinden birine imza atmış bir teknik direktörün yönettiği farklı bir projeye giriyor.

Zidane'ı bekleyen görev, hızlı sonuçlar almanın ya da yeni bir şampiyonluk kazanmanın ötesinde. Zira üç temel soruyu yanıtlaması gerekecek: Deschamps'ın mirasını nasıl koruyacak? Real Madrid'deki başarılı felsefesini milli takım futboluna taşıyabilecek mi? Ve 2021'den bu yana teknik direktörlükten uzak kalmış olması başarı şansını etkileyecek mi?

  • Mbappé Deschamps 2018 World Cup Getty Images

    Deschamps hazır bir takım bırakıyor, ancak ardında ağır bir miras da bırakıyor

    Yeni bir teknik direktörün görevine bu kadar kalite ve istikrara sahip bir milli takımla başlaması nadir görülen bir durumdur. Deschamps, 14 yıl boyunca sadece altın bir nesil yaratmakla kalmadı, aynı zamanda Fransa Milli Takımı'nın kişiliğinin bir parçası hâline gelen rekabetçi bir kültür de inşa etti.

    2018 Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı, Euro 2016 finaline, 2022 Dünya Kupası finaline, ardından 2026 Dünya Kupası yarı finaline ulaştı. Bu sicil, Fransa'yı büyük turnuvaların son aşamalarında her zaman görünür kılıyor.

    Ancak Deschamps'ın geride bıraktığı şeyin gerçek değeri yalnızca kupalarda yatmıyor; isimler ne kadar değişirse değişsin rekabet edebilecek bir sistem kurmasında yatıyor.

    Ribery ve Benzema'nın (farklı dönemlerde) futbolu bırakmasından bu yana, Mbappe'nin ortaya çıkışı, ardından Camavinga, Tchouameni ve Olise neslinin yükselişiyle birlikte milli takım dengesini korumayı sürdürdü.

    İşte Zidane'ın önündeki asıl meydan okuma da burada başlıyor; çünkü o, yeniden inşa edilmesi gereken bir takımı değil, her kupada rekabet etmeye alışmış bir takımı devralıyor.

  • Reklam
  • GOAL ITALY Deschamps FranciaGetty GOAL

    Gerçekçilik Okulu ile Esneklik Okulu

    Deschamps, "pragmatik" tarzı nedeniyle sık sık eleştirilere maruz kaldı, ancak turnuva futbolunun lig futbolundan farklı olduğunu defalarca kanıtladı.

    Fransa'nın eski teknik direktörü üç sabit temele dayandı: "Hatlar arasındaki boşlukları azaltan düzenli bir savunma bloğu, savunmadan hücuma hızlı geçiş ve son üçlü bölgede bireysel kaliteden yararlanma."

    Fransa'nın hedefi topa sahip olmak değil, maça sahip olmaktı. Birçok büyük karşılaşmada Deschamps, boşlukları kontrol etme ve tempoyu yönetme karşılığında topa sahip olmayı rakibine bıraktı; bu durum, farklı turnuvalarda Arjantin, Belçika, Almanya ve İngiltere karşısında net bir şekilde ortaya çıktı.

    Bu tarz, milli takıma büyük bir savunma istikrarı kazandırdı, ancak buna karşılık zaman zaman sahip olduğu hücum bolluğundan tam anlamıyla faydalanmayı azalttı.

    Deschamps disiplin ekolünü temsil ediyorsa, Zidane esneklik ekolünü temsil ediyor. Fransız teknik adam hakkındaki en yanlış kanılardan biri, sabit bir oyun tarzına dayandığıdır.

    Gerçekte Zidane, taktiksel dizilişe, ilkelere bağlı olduğu kadar bağlı değildi. Real Madrid'deki iki döneminde, takım kimliğini kaybetmeden 4-3-3, 4-4-2 ve 4-2-3-1 dizilişleriyle oynattı.

    Felsefesi dört ana unsura dayanıyordu: "Orta sahaya hâkim olmak, oyunculara karar alma özgürlüğü tanımak, taktiksel dizilişi rakibe göre değiştirmek ve tek bir tarzı dayatmaktan çok maçları yönetmek."

    İşte bu, birçok analistin onu "oyuncularını kendisine uyum sağlamaya zorlayan bir teknik adam değil, oyuncularına uyum sağlayan bir teknik adam" olarak nitelendirmesine yol açtı.

  • FBL-EUR-C1-DORTMUND-REAL MADRIDAFP

    Zidane, Real Madrid'den Fransa'ya neler taşıyabilir?

    Zidane'ın Real Madrid'deki başarısı yalnızca teorik fikirlere değil, bunları Avrupa'nın en güçlü takımları karşısında sahada uygulamasına dayanıyordu.

    Birincisi: Taktik dizilişteki esneklik

    Zidane'ın oyun tarzını değiştirmesi kimlik yoksunluğunun değil, aksine çok sayıda çözüme sahip olmasının bir kanıtıydı.

    Fransa'nın başında, rakibe ve skor durumuna göre tek bir maç içinde birden fazla sisteme başvurması bekleniyor.

    İkincisi: Orta sahaya hakimiyet

    Kroos, Modric ve Casemiro üçlüsü Real Madrid'in başarısının anahtarıysa, Fransa da bugün benzer görevleri üstlenebilecek isimlere sahip.

    Aurelien Tchouameni takıma savunma dengesini kazandırıyor. Eduardo Camavinga baskıyı kırma ve topu ileri taşıma yeteneği sunuyor.

    Michael Olise ise hatlar arasında hareket eden oyun kurucu rolünü üstlenebilir. Bu çeşitlilik, Zidane'a birçok milli takım teknik direktörünün sahip olmadığı seçenekler sunuyor.

    Üçüncüsü: Yıldızların yönetimi

    Belki de bu, Zidane'ın Madrid'deki en büyük güçlü yanıydı. Dünyanın en iyi taktik teknik direktörü değildi, ancak büyük karakterleri yönetme konusunda en iyilerinden biriydi.

    Ronaldo, Ramos, Modric, Marcelo, Benzema, Kroos ve Bale'yi barındıran bir soyunma odasının uyumunu korumayı başardı.

    Aynı beceri, büyük itibara sahip çok sayıda yıldızı barındıran Fransa Milli Takımı'nda da gerekli olacak.

  • BU HİKAYE HOŞUNUZA GİTTİ Mİ?

    Google’da GOAL.com’u tercih edilen kaynaklar arasına ekleyin ve haberlerimizin daha fazlasını okuyun

    GOAL'ı Google'da takip edin
  • Real Madrid Unveils New Signing Kylian MbappeGetty Images Sport

    "Yeni Ronaldo" projesi

    Zidane'ın gelişiyle rolleri en çok değişebilecek oyuncu Kylian Mbappe olacak. Deschamps, milli takımın kaptanını savunma görevlerine de katılan bir kanat ya da forvet olarak değerlendiriyordu.

    Zidane ise büyük olasılıkla ona daha fazla hücum özgürlüğü tanıyacak. Buna en yakın örnek, Cristiano Ronaldo'yu Real Madrid'de kullandığı yöntem.

    Ronaldo tek bir mevkiye bağlı kalmıyor, sürekli olarak sahanın derinliği ile kanatları arasında hareket ediyor ve gol pozisyonlarında tam da doğru anda ortaya çıkıyordu.

    Zidane'ın da Mbappe'ye aynı özgürlüğü tanıması, savunma görevlerini azaltarak enerjisini ceza sahası içindeki bitiriciliğe saklamasını sağlaması bekleniyor.

    Bu değişiklik, gol katkısı oranlarını yükseltebilir; ancak aynı zamanda orta saha oyuncularının ve kanatların savunmadaki örtme sorumluluğunu artıracaktır.

  • FBL-FRA-ZIDANE-FFFAFP

    Uzun süreli yokluk risk teşkil ediyor mu?

    Zidane'ın tüm başarıları Real Madrid ile geldi. Fransa Milli Takımı ise tamamen farklı bir meydan okumayı temsil ediyor. Kulüplerde teknik direktör oyuncularla her gün çalışır. Milli takımlarda ise kamp dönemleri her birkaç ayda bir sadece birkaç günü aşmaz.

    Bu da karmaşık taktiksel ayrıntıların, fikirlerin netliği ve uygulanmasının kolaylığından daha az önemli hale geldiği anlamına geliyor. Ayrıca milli takım teknik direktörü ihtiyaç duyduğu oyuncuları satın alamaz, aksine sistemini mevcut unsurlara göre kurmak zorundadır. Bu nedenle Zidane'ın başarısı, felsefesini kaybetmeden ne ölçüde sadeleştirebileceğine bağlı olacak.

    Ayrıca Zidane teknik direktörlükten yaklaşık beş yıl uzak kaldı. Bu süre zarfında futbol dikkate değer biçimde değişti. Yüksek pres temposu arttı. Veriler ve dijital analiz, karar alma sürecinin temel bir parçası haline geldi. Ayrıca oyun kurma yöntemleri büyük ölçüde gelişti.

    Bu uzaklık meşru bir soruyu gündeme getiriyor: Zidane hâlâ gelişmelere ayak uydurabilecek kapasiteye sahip mi? Cevap ilk basın toplantısında ortaya çıkmayacak, sahadaki ayrıntılarda belli olacak.

    Ancak tarih Fransız teknik direktöre önemli bir avantaj sağlıyor. Real Madrid ile geçirdiği kariyeri boyunca, tek bir tarza bağlı kalmadığını, aksine farklı koşullara gelişip uyum sağlamayı iyi bildiğini kanıtladı.

  • FBL-FRA-ZIDANE-FFFAFP

    Hataya yer olmayan bir başlangıç: Peki kimlik değişecek mi?

    Zidane ilk resmî sınavlarını sırasıyla Türkiye, Belçika ve İtalya karşısında verecek. Bu üç maç, yeni projenin şeklini hızlıca belirleyecek.

    Zira Fransa Milli Takımı teknik direktörlerine zaman lüksü tanımıyor ve Fransız medyası Zidane'a acemi bir teknik direktör gibi değil, ilk günden itibaren başarı beklenen bir efsane gibi yaklaşıyor.

    Bu nedenle, erken bir tökezleme anında Deschamps ile karşılaştırmalar hemen gündeme gelecek; güçlü bir başlangıç ise projeye muazzam bir ivme kazandırabilir.

    Zidane'ın tam anlamıyla bir taktik devrim yaratması pek olası değil. Gerçeğe en yakın senaryo, Deschamps'ın bıraktığı en önemli unsuru, yani defansif disiplini korurken; son yıllarda takımın eksikliğini hissettiği etkili topa sahip olma, taktik esneklik ve hücum yeteneklerine daha fazla özgürlük gibi unsurları eklemesi olacaktır.

    Bir başka deyişle, sağlamlığını koruyan, ancak yalnızca reaksiyon vermekle yetinmek yerine kendi karakterini dayatma kapasitesi daha yüksek bir takım izleyebiliriz.

    Sonuç olarak Zinedine Zidane, Fransa Milli Takımı'ndaki projesine sıfır noktasından değil, Didier Deschamps'ın 14 yıl boyunca inşa ettiği bir zirveden başlıyor.

    Başarısı ise modern futbolda nadir görülen bir denklemi kurabilmesine bağlı olacak: mirasa saygı gösterirken geçmişin esiri olmamak, istikrardan ödün vermeden yeni bir kimlik sunmak.

    Taktik esnekliğini, yıldızları yönetme tecrübesini ve Real Madrid yıllarında edindiği zihinsel sağlamlığı bir araya getirmeyi başarırsa, Fransa Milli Takımı, Deschamps döneminden aşağı kalmayan, hatta teknik açıdan belki de daha ikna edici yeni bir çağa girebilir.