Getty Images SportBaşkan devreye girdi: Kültürel değişim talebi
Real Madrid’de son dönemdeki toparlanma büyük ölçüde “Arbeloa etkisi” olarak yorumlansa da, İspanya’dan gelen yeni haberler bu dönüşümün fitilinin doğrudan kulüp yönetiminden ateşlendiğini ortaya koyuyor. Cadena SER’e göre, Xabi Alonso’nun görevden alınmasının ardından takımda tempo, mücadele gücü ve öz disiplin eksikliği gören Başkan Florentino Perez, bizzat devreye girme gereği duydu.
Perez’in, Jude Bellingham’ı özel bir görüşmeye çağırarak tutum ve liderlik konusunda net bir mesaj verdiği aktarılıyor. Takıma katıldığından bu yana kilit bir figür olan İngiliz futbolcuya, bu sancılı geçiş sürecinde sahada daha fazla sorumluluk alması ve mücadele ruhunu yükseltmesi gerektiği açıkça ifade edildi. Mesaj son derece netti: performans kabul edilebilir seviyenin altına düşmüştü ve takımın yaklaşımı derhal değişmeliydi.
78 yaşındaki başkan, ayrıca genç yetenekler Arda Güler ve Franco Mastantuono ile de bire bir görüşmeler yaptı. Alonso döneminde ritim kaybeden iki oyuncunun, bu konuşmaların ardından yeniden çıkışa geçtiği belirtiliyor. Mastantuono’nun sezon başındaki görüntüsüne yaklaştığı, Arda Güler’in ise transfer edilirken kendisinden beklenen seviyeye yeniden yaklaşmaya başladığı ifade ediliyor.
Getty Images SportValverde ve Camavinga’ya net uyarı: Şikâyet yok
Perez’in temasları yalnızca hücum hattıyla sınırlı kalmadı. Çok yönlü orta saha oyuncuları Federico Valverde ve Eduardo Camavinga da görüşmelerin odağındaydı. İki oyuncunun, sakatlıklar nedeniyle bekte görev aldıkları dönemde bu role dair açık şikâyetler dile getirdiği öne sürülüyordu.
Başkanın mesajı bu noktada da sertti: Bireysel tercihler değil, takımın ihtiyacı öncelikliydi. Bu müdahalenin ardından huzursuzluğun tamamen ortadan kalktığı, her iki oyuncunun da savunmadaki görevlerini artık sessizce ve yüksek performansla yerine getirdiği belirtiliyor.
Bu değişim, yeni teknik direktör Alvaro Arbeloa için kritik bir avantaj sağladı. Savunmadaki boşlukları doldururken soyunma odasında sorun yaşama endişesi ortadan kalktı. Perez’in doğrudan müdahalesi sayesinde Arbeloa, “koşmak, mücadele etmek ve doğru tutum” konularının tartışmaya kapalı olduğu bir soyunma odasına adım atmış oldu.
Zehirli atmosfer Alonso’nun sonunu getirdi
Perez’in bizzat devreye girme ihtiyacı, Alonso döneminde ortamın ne kadar toksik bir hâl aldığını açıkça gözler önüne seriyor. Bayer Leverkusen’den büyük bir itibarla gelen Basklı çalıştırıcı, görevde yalnızca birkaç ay kalabildi ve ocak ayında koltuğunu kaybetti. Alonso’nun süreci, takımın ağır toplarıyla yaşadığı kopuklukla gölgelendi. Oyuncuların, onun katı taktik şablonlarından ve aşırı müdahaleci yaklaşımından rahatsız olduğu ifade ediliyordu.
Haberlerde, tecrübeli futbolcuların Carlo Ancelotti döneminde sahip oldukları özgürlüğü özledikleri, Alonso’nun yöntemleri altında ise kendilerini kısıtlanmış hissettikleri belirtiliyor. Sonuçlar kötüleştikçe Valdebebas’taki hava da giderek ağırlaştı. Liverpool, Manchester City ve Celta Vigo yenilgileri baskıyı artırırken, İspanya Süper Kupası’nda Barcelona’ya karşı alınan 3-2’lik mağlubiyet bardağı taşıran son damla oldu.
Bu sonuç, yönetimi projenin başarısız olduğuna ikna etti. Eski Real Madrid yıldızı Gareth Bale bile görevden alma sürecine dair görüş bildirerek, Alonso’nun soyunma odasında egoları yeterince “idare edemediğini” öne sürdü.
Bale’e göre bu, Bernabeu’da başarı için neredeyse bir zorunluluktu. Yıldız oyuncuların projeye tam anlamıyla inanmaması, takımın sahada kopuk ve isteksiz bir görüntü vermesine yol açtı ve teknik değişimi kaçınılmaz kıldı.
Getty Images SportArbeloa düzeni ve olumlu sonuçları geri getirdi
Alonso’nun yerine göreve gelen Alvaro Arbeloa, kısa sürede belirgin bir toparlanma sağladı. Eski savunmacı, takımın başında üst üste üç galibiyet aldı; bunların arasında Monaco’ya karşı elde edilen 6-1’lik farklı galibiyet ve Villarreal deplasmanındaki zorlu 2-0’lık zafer de yer alıyor.
Arbeloa’nın ilk dört maçında Real Madrid 12 gol atarken yalnızca 4 gol yedi; bu da taraftarların özlediği yüksek tempolu ve enerjik futbolun geri döndüğüne işaret ediyor.
Arbeloa, Alonso’nun karmaşık talimatlarını büyük ölçüde rafa kaldırarak daha pragmatik bir yaklaşıma yöneldi ve bireysel yeteneklerin önünü açtı. Perez’in müdahalesiyle çözülen “tutum” sorunları ve Arbeloa’nın gevşettiği taktik prangalar sayesinde Real Madrid, Benfica ile oynayacağı kritik Şampiyonlar Ligi maçı öncesinde yeniden doğru yola girmiş görünüyor.
Reklam

