2026 Dünya Kupası’nın son 16 turunda Arjantin’e karşı elenmenin acısına rağmen, Mısır milli takımı yıllardır katıldığı en iyi dünya turnuvalarından birini sergileyerek, grup aşamasını geçmeyi başardı ve şampiyonluğun en güçlü adaylarından birine karşı zorlu bir rakip olduğunu kanıtladı. Ancak maçın sonucunun ötesinde, bu turnuva Mısır futboluna daha büyük bir soru işareti bıraktı: Bu gelişimi nasıl sürdürebilir ve bunu, dünyanın en iyileriyle rekabet edebilecek nesiller yetiştiren sürdürülebilir bir projeye nasıl dönüştürebiliriz?
Cevap Güney Amerika’da ya da Batı Avrupa’da değil, Avrupa kıtasının kuzeyinde olabilir; zira Norveç, modern futbol tarihinin en ilham verici hikayelerinden birini yazmayı başardı.
Nüfusu 5,5 milyonu geçmeyen ve 1998 Fransa Dünya Kupası’ndan bu yana turnuvada yer almayan bu ülke, birkaç yıl içinde turnuvanın en öne çıkan takımlarından biri haline geldi. Brezilya’yı eleyip çeyrek finale yükselen Norveç, bu başarısını Erling Haaland veya Martin Ødegaard ile değil, onların ortaya çıkmasından yıllar önce başlatılan uzun vadeli bir projeye borçlu.
Birçok ülke “geleceğin yıldızını” aramakla meşgulken, Norveç, sürekli olarak yıldızlar üretebilen eksiksiz bir sistem kurmak için çalışıyordu. Bu da, devasa bir taraftar kitlesine ve birçok Avrupa ülkesinden geri kalmayan yeteneklere sahip olmasına rağmen, bu potansiyeli istikrarlı başarılara dönüştürecek uzun vadeli bir proje arayışında olan Mısır için, Norveç’in deneyimini incelenmeye değer bir model haline getiriyor.












