Ittihad, yeni sezonun öne çıkan şampiyon adaylarından biri olarak görülmüyordu; aksine, Fransız Karim Benzema'nın Hilal'e gitmesinin ardından birçok soru işaretiyle mücadeleye başladı. İdari değişiklikler ve mali kısıtlamalar, "Amid"i Hilal, Ahli ve Kadisiye gibi kulüplerin girdiği dev transfer yarışından uzak tutmuştu.
Ancak başlangıçta Ittihad'ın sezonunu tehdit eden bir kriz gibi görünen durum, kulübün 38 yaşındaki genç Alman teknik direktör Jens Wissing'e güven vermeye karar vermesinin ardından yavaş yavaş farklı bir takım kurma fırsatına dönüştü. Wissing, taraftar için ilk tercih olmasını sağlayacak büyük bir isme ya da teknik direktörlük geçmişine sahip değildi.
Birkaç hafta sonra Wissing, güçlü bir takım yaratabilenlerin yalnızca isimler ve bütçeler olmadığını kanıtlamaya başladı; Ittihad'a saha içinde net bir kimlik ve karakter kazandırdı. Son kurbanı ise Cristiano Ronaldo önderliğindeki Nassr ve yıldızları oldu. "Amid", derbiyi 2-1'lik skorla kazandı.








