Bunun yerine Romario’yla yeniden birlikte oynama fırsatı buldu. Ya da buna mecbur kaldı.
Dünyaca ünlü yıldız, uzun süre hem saha içinde hem de saha dışında onun en yakın arkadaşı olmuştu. Birbirlerine sayısız gol attırmış, birlikte daha da çok partiye gitmişlerdi.Araları, Romario’nun bir sahil barı açmasının ardından bozuldu. Edmundo, açılış partisinde tuvaletin duvarında bir karikatür gördü; karikatürde kendisinin ve sayısız eski sevgilisinden birinin çizildiğini düşündü. Ne yazık ki bu, kalbini kıran eski sevgilisiydi. Edmundo buna Romario’ya öyle içerledi ki yeniden aynı takımda oynamaya başladıklarında bir süre ona pas vermeyi bile reddetti. Sonunda Romario’yla aynı ücreti almayı talep edince kulüp yönetimiyle de arası açıldı. Dünya şampiyonu Romario takımda kaldı ve Vasco ile şampiyonluğu kazandı. Edmundo ise FC Santos’a, oradan da Japonya’ya gitti.
Romario, ardından "Söylentiye göre Selecao’da benim yanımda oynamayı hayal ediyormuş. Benim hayalim ise onunla bir daha asla birlikte oynamamak" diye seslendi. Ancak bu hayali gerçekleşmedi. İkili 2004’te Fluminense’de yeniden bir araya geldi. Tekrar arkadaş olmadılar ama en azından birbirlerine yeniden pas vermeye başladılar. Romario, birlikte oynadıkları yedi maçta 12 gol attı. Birbirleriyle anlaşamıyorlardı ama birbirlerinden de uzak kalamıyorlardı. Belki de Edmundo’yu Romario kadar iyi anlayan kimse yoktu. Tersi de geçerliydi.
Romario’yla birlikte olsun ya da olmasın Edmundo, 1997’de Brezilya ile Copa America’yı kazanması ile Rio’daki karnavala gitmesi arasındaki o kısa dönem dışında, taşkınlıklarına skandalları, fiziksel saldırılarına kavgaları ekleyip durdu. İtalya’da Fiorentina’ya transferinden önceki sezonda Vasco da Gama formasıyla 29 gol attı ama yedi kez (!) de oyundan atıldı. Copa America 1997 finalinde bile rakibine vurduktan sonra oyundan atılması gerekirdi; kırmızı kart görmesini yalnızca teknik direktör Mario Zagallo’nun onu hemen oyundan alması önledi.