UEFA Avrupa Ligi'nde yoluna namağlup devam eden Galatasaray, grupta oynadığı dördüncü maçta sahasında Lokomotiv Moskova ile karşılaştı.
Özellikle son bölümü oldukça hareketli ve bol pozisyonlu geçen karşılaşma 1-1'lik eşitlikle sona ererken, Galatasaraylı taraftarlar 90 dakika sonunda sergilenen futboldan bir hayli memnundu.
İki takımın toplam 26 şut çektiği karşılaşmada tek isabetli şutunda golü bulan sarı-kırmızılı takım oldukça net fırsatları gole dönüştürmekte zorlanırken, yaşanan bitiricilik problemi dikkat çekti.
Sezon başında hayli formsuz bir görüntü çizen ve yediği gollerle eleştiri oklarının hedefi haline gelen Fernando Muslera ise Lokomotiv karşısında takımının puan almasını sağlayan kurtarışlara imza attı.
Halil Dervişoğlu parlıyor
Galatasaray'ı karşılaşmada öne geçiren golü atan Sofiane Feghouli kalitesini ortaya koyan bir son vuruşa imza atarken, bu sezonki üçüncü golüne ulaşmış oldu.
Galatasaray'daki ilk üç sezonunda gol ve asist toplamı çift haneli sayılara ulaşan ve oldukça etkili bir hücum silahı olan Cezayirli yıldız geçtiğimiz sezon sözleşme tartışmalarının da etkisiyle bu performansının uzağında kalırken, sezonun geri kalan bölümünde Fatih Terim'in elini güçlendirebileceğinin sinyallerini verdi.
Elbette bir parantez de Halil Dervişoğlu için açmak gerekiyor. Lokomotiv ceza sahasında sekiz kez topla buluşan genç oyuncu, takımının attığı golde aldığı darbelere rağmen ayakta kalmayı başarırken, Galatasaray'ın geleceği adına ne denli önemli bir yatırım olduğunu da ortaya koydu.
Yaşına oranla çok daha olgun bir oyun oynayan 21 yaşındaki Halil, bazı gol pozisyonlarında kararsızlık yaşamasa Galatasaray adına ilk Avrupa golünü de atabilirdi. FFP cezasından kurtulan Galatasaray'ın önümüzdeki dönemde Halil'in bonservisini almak için Brentford ile masaya oturacağını tahmin etmek zor değil.
Kerem örnek olmalı
Maç boyunca ataklarının yüzde 50.2'sini sol kanattan gerçekleştiren Galatasaray'da Kerem Aktürkoğlu bugün itibarıyla Fatih Terim'in en vazgeçilmez oyuncularından biri gibi görünüyor.
İki sezon önce karşılığı dördüncü ulusal lig olan 3. Lig'de top koşturan bir oyuncunun iki yıldan kısa bir sürede yaşadığı bu gelişimin tüm genç futbolculara örnek olması gerekiyor.
20'li yaşların başlarında büyük takımların geniş kadrolarında yer bulup, süre alamamayı sorun etmeden yıllarca İstanbul'da kalmayı tercih eden genç oyuncular da belki Başakşehir'den ayrılıp Anadolu'nun yolunu tutan Kerem'in kariyer planlamasını kendilerine örnek almayı tercih edebilir.
Günün sonunda uzun bir süredir Avrupa'da başarıya hasret olan Galatasaray Avrupa Ligi'ndeki namağlup unvanını korumayı başardı ve son iki maç öncesinde grubun favorisi konumunda.
Fatih Terim'in takımının büyük bir avantaja sahip olduğu bir gerçek ancak hem Marsilya hem de Lazio ile oynanacak Şampiyonlar Ligi seviyesindeki maçlar öncesinde rehavete kapılmamak gerekiyor.


