Hirving Lozano Phillip Cocu PSVGetty Images

YORUM | Stoacı Cocu, Fenerbahçe'yi mutlu edebilir mi?


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

10 Aralık 2011’de Barcelona, Real Madrid’i Santiago Bernabeu’da 3-1 mağlup etmişti. Maçın bir önemi daha vardı: 293. defa Barcelona maçına çıkan Lionel Messi, o güne kadar Barcelona formasını en fazla giyen yabancı oyuncu unvanına sahip Phillip Cocu’yu geride bırakmıştı.

Evet, Phillip Cocu bir Hollandalı ve uzun yıllar boyunca Barcelona’da oynadı. Aslında normalde sadece bu bile, Cocu’nun nasıl bir futbol anlayışı olduğu konusunda bize çok şey anlatmalı. Ama bu defa anlatmıyor. Çünkü Cocu, tipik bir Hollandalı antrenör değil.

Avrupa’nın birçok önde gelen teknik direktörünün futbola olan bakış açılarını Rinus Michels ve Johan Cruyff’un şekillendirdiği Total Futbol anlayışı etkilemiştir: Arrigo Sacchi, Pep Guardiola, Maurizio Sarri, Thomas Tuchel, Marcelo Bielsa, Mauricio Pochettino, Jorge Sampaoli...

Elbette bir Hollandalı ve Barcelonalı olarak, Cocu’nun da Cruyff’tan esinlenmemesi mümkün değil. Ama Cocu’yu illa bir Hollandalı futbol adamına benzeteceksek, bu Cruyff’tan ziyade Louis van Gaal olur. Zira Cocu’nun oyun anlayışında Cruyff’un idealizminden ise Van Gaal’in pragmatizmi daha çok görülüyor.

Evet, Cruyff’un topa sahip olmaya dayalı pozisyon oyununun inceliklerini Cocu da çok iyi biliyor. Örneğin aşağıdaki, üç sezon önce Şampiyonlar Ligi ikinci turunda penaltı atışları sonucunda elendikleri Atletico Madrid eşleşmesinden iki görüntü, tipik bir Cruyff takımının rakip yarı alana yayılışı: Savunma çizgisi orta sahaya yakın, bekler çizgiye basıp hücumu genişletiyor, kenar forvetler iç koridorları kullanmak için bekliyor ve bütün oyuncular birbirleriyle akıcı bir pas bağlantısı kurmaya hazır pozisyonda...

Phillip Cocu TaktikPhillip Cocu Taktik

Fakat aynı PSV’yi, bir başka maçta bütün takımın topun arkasına geçip derin savunma yaparken de görebiliyoruz. Özellikle de skoru bulduktan sonra. Yani Cocu’nun diğer Hollandalı antrenörler gibi topa sahip olmak ve skor ne olursa olsun rakip yarı alanda oynamak gibi bir takıntısı yok. Bilhassa geçtiğimiz sezon, PSV’nin topla oynama yüzdesi %50.4’e kadar düştü ve Eredivisie’de bu dalda sekizinci sırada kendine yer bulabildi. Buna rağmen takım, %59.1 ile topa sahip olduğu bir önceki sezondan tam 19 fazla gol attı.

Dolayısıyla Cocu’nun oyun anlayışını; defansif organizasyonu sağlam, kontrollü oynamayı seven, hatta bu kontrol isteği zaman zaman sıkıcılığa da varabilen, direkt hücumlara ve sonuç almaya dayalı futbol tarzı olarak özetleyebiliriz. Ve evet, aynı şeyleri Aykut Kocaman’ın oyununu tanımlarken de söylememiz mümkün.

Peki o zaman neden Kocaman’ın yerine Cocu tercih edildi? Açıkçası, Kocaman’ın yerine örneğin Marcelo Bielsa tercih edilseydi, bu gerçekten radikal bir tercih olurdu. Ama Cocu ile Kocaman arasında, o kadar radikal ayrımlar bulunmuyor. Nüanslar ise elbette var. Ve bazen küçük detaylar, büyük farklılıklar yaratabilir.

Hirving Lozano Phillip Cocu PSVGetty Images

Cocu’yu Kocaman’dan ayıran en önemli detay ise, orta sahanın merkezinde ve kenarında yaratıcı oyuncuları Kocaman’a göre çok daha fazla kullanması: Georginio Wijnaldum, Adam Maher, Bryan Ruiz, Ji-Sung Park, Memphis Depay, Luciano Narsingh, Zakaria Bakkali, Steven Bergwijn, Davy Pröpper, Marco van Ginkel, Gaston Pereiro ve Dünya Kupası’nda Almanya’yı yıkan golü atan Hirving Lozano, 2013’ten beri Cocu’nun PSV’sinde kendisine yer bulan yaratıcı oyuncular.

Bu anlamda mevcut Fenerbahçe kadrosunda geçtiğimiz sezon onbirde çok fazla göremediğimiz Mathieu Valbuena, Mehmet Ekici ve Eljif Elmas’ın Cocu tarafından Kocaman’a göre çok daha fazla ilgi göreceklerini söyleyebiliriz. Hollandalı futbol istatistikçisi @11tegen11'in paylaştığı aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi, Cocu’nun PSV’sinin gol beklentisi (xG) oranının her geçen sezon biraz daha artmasında, bu yaratıcı oyuncuları kullanmasının da büyük payı var.

Phillip Cocu PSV Expected Goals

Cocu’nun tercih edilmesindeki bir diğer neden ise, genç oyunculara verdiği değer olabilir. Gerek Ali Koç’un, gerek ise futbol direktörlüğüne getirilen Damien Comolli’nin açıklamaları, Fenerbahçe’nin önümüzdeki dönemde hem altyapıya yatırımlar yapacağını hem de transferde genç ve potansiyelli oyunculara yöneleceğini gösteriyor. PSV’de 23 yaş ortalamalı takımlarla son dört sezonda üç şampiyonluk kazanmış ve her sezon akademiden birkaç oyuncuyu A takıma yükseltmiş olan Cocu, bu açıdan ideal bir teknik direktör.

Taktik diziliş olarak da her Hollandalı teknik direktör gibi Cocu da 4-3-3’ü tercih etse de, bu konuda aynı zamanda esnek bir yapıya sahip. Örneğin PSV’nin üç sezon önce Şampiyonlar Ligi gruplarında dört puan aldığı Manchester United’a karşı Old Trafford’da 5-4-1 ile oynamışlardı. İkinci turda Atletico Madrid deplasmanında ise 3-5-2’yle sahadalardı. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin Cocu’nun yönetiminde farklı dizilişlerde oynaması kimseyi şaşırtmasın.

Saha dışındaki özelliklerine gelirsek, Cocu’nun stoacı bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Stoacıların temel amacı mutlu olmaktır, Cocu ise mutluluğa sonuç alarak ulaşmayı ister. Ne başarılarda ne de başarısızlıklarda duygularını kolay kolay belli eder (Bu konuda da Kocaman’a çok benziyor). Ama zihinsel kabiliyetleri çok gelişmiş olduğu için, bu bir tür güç olarak da görülebilir.

Phillip CocuGetty Images

Julian Nagelsmann, başarılı bir teknik direktör olmak için oyuncu yönetiminin taktisyenlikten önce geldiğini söyler. Cocu’nun taktisyenliğinden bahsettik, oyuncu yönetimi konusunda ise eski takım arkadaşlarından Dennis Bergkamp’a kulak verelim:

“Cocu, etrafına sakinlik saçan biri ve bu önemli bir şey. Sakinliği sayesinde güçlü yanlarına odaklanabiliyor ya da oyuncularına doğru şekilde dokunabiliyor. Üzerinde ne tür bir baskı olursa olsun, kafasının karışmasına asla izin vermiyor.”

Cocu’nun oyunculuk döneminde Hollanda Milli Takımı’ndan arkadaşları, teknik direktörlüğünde de meslektaşları ve rakipleri olan Ronald Koeman ve Frank de Boer, Feyenoord ve Ajax’ın başından Premier Lig ve Serie A’ya geçtiler. Ya da Barcelona’dan takım arkadaşları Pep Guardiola ve Luis Enrique, Barcelona’yı çalıştırma fırsatı buldular. Cocu’nun da sıçrama yapıp Avrupa’nın beş büyük ligine geçmesine kesin gözüyle bakılıyordu. Hatta uzun süre boyunca Arsene Wenger’in Arsenal’daki halefi olacağı söyleniyordu. Ernesto Valverde göreve getirilmeden Barcelona için adı geçenlerden biri de oydu. Ama PSV’de kaldı. Şimdiyse Fenerbahçe’nin başına geçmeye hazırlanıyor.

Guus Hiddink Phillip CocuGetty Images

Cocu’yu antrenörlüğe ikna eden ve onun mentörlüğünü yapan Guus Hiddink de 28 yıl önce yine PSV Eindhoven’ın başından Fenerbahçe’ye gelmiş, ama burada sezonu tamamlayamamıştı. 28 yılda elbette Türkiye’de birçok şey değişti, ama değişmeyen şeyler de var. Başta kısa yoldan sonuç alma isteği ve sabırsızlık olmak üzere. Herhalde Hiddink, Cocu’ya bunlardan bahsetmiştir.

Cocu, 2013’te PSV’nin başına getirildiği basın toplantısında, “Yeni bir takım inşa edeceğiz,” demiş ve eklemişti: “Ben adım adım öğrenmeyi seven ve çok hızlı gitmeyi istemeyen biriyim.” Cümlenin ilk yarısı, Fenerbahçe için de geçerli. Ama biz burada genelde adım adım öğrenmeyi sevenleri ve çok hızlı gitmek istemeyenleri pek sevmeyiz. Bakalım Fenerbahçeliler, Cocu’yu sevecek mi?

Reklam
0