Johan Cruyff, "Futbol basit bir oyundur. Zor olan basit oynamaktır," der. Beşiktaş geçtiğimiz sezondan bu yana - Şampiyonlar Ligi hariç - futbolu o kadar zorlaştırarak ve belli kalıplardan çıkamayarak oynuyordu ki, nice başarılar gören siyah beyazlı taraftarlar takımlarının topu yerden oynadıkları maçlarda sanki şampiyon olmuşcasına sevinmek zorunda kalıyorlardı. "Acaba iki hafta üst üste bu oyunu sergiler miyiz?" düşüncesi, azımsanmayacak derecede sayabileceğimiz taraftarın zihninde soru işaretleriyle karşılanıyordu.
Beşiktaş, bu akşam Kayserispor karşısında ya topu havaya kaldırmadan yerden oynayarak lig şampiyonluğu için önemli bir sınav vererek umutlarını sürdürecek ya da son bir sezondur yaptıkları hataya düşüp "orta, kafa, gol" beklentisiyle taraftarlarına ecel terleri döktürüp çöküşe geçecekti. 90 dakikanın geneline baktığımızda, siyah-beyazlı takım birinci seçeneği tercih ettiğini göstermiş oldu.
Evet, Beşiktaş bu akşam Vodafone Park'a akın eden ve 90 dakika boyunca harika bir destek veren taraftarını mutlu etti. Bunu da ilk yarısı başta olmak üzere etkili bir oyun oynayarak ve rakibe baskı yaparak ortaya koydu.
AABu akşam anlamadığım şeylerden birisi, Tolgay Arslan'ın Oğuzhan Özyakup'un yerine oyuna girmesinin başlıca sebebinin Beşiktaş'ın daha sert bir orta sahaya geçiş yapmasına vesile olmasıydı. Fakat Tolgay bu sezon oynadığı en etkisiz performanslardan birini gösterince Beşiktaş 60. dakikadan sonra oyunu bir hayli zora sokmuş oldu.
Tam kırılma anlarının yaşanabileceği dakikalarda ortaya çıkan Adem Ljajic, Gökhan Gönül, Ricardo Quaresma üçlüsü skoru 2-0'a getirince siyah-beyazlılar derin bir nefes almayı başarabildiler.
Fakat altını çizmekte fayda var, Kayserispor ön tarafta biraz daha üretken olmayı başarabilse ve topu Silvestre'nin olduğu kanada daha fazla yönlendirebilseydi maçın seyri çok farklı olabilirdi.
Pas mı, ikili mücadele mi?
Futbolun en güzel yanlarından birisi de sizi kandırmaması ve çok olağanüstü durumlar dışında sürprizlere açık olmamasıdır.
Bugün Beşiktaş, Atiba, Oğuzhan, Ljajic orta sahasıyla sahaya çıkarken amacı topu verimli bir şekilde kullanabilecek ayaklarla bir pas oyunu oturtabilmekti.
Bunu başardılar fakat Rotman, Mensah, Chery orta sahasına göre daha yumuşak bir dokuya sahip oldukları için ikili mücadeleden kaçınmak zorunda kaldılar. Sonuç olarak bu maç, Beşiktaş'ın bu sezon en az ikili mücadele kazandığı maçların arasında kendine yer edinmiş oldu. Yazının başında belirttiğim gibi bu orta sahanın yalanı, sert olup ikili mücadele kazanmak olurdu. Sürpriz olmadı.

Ljajic iç sahada anahtar oyuncu
Beşiktaş'ın iç saha maçlarında en çok ön plana çıkması gereken oyunculardan biri olan Ljajic, maçın genelde pozitif işler yaptı.
Fakat Sırp oyuncu, 71. dakikada çok şık bir gole imza atan Quaresma'ya harika bir ders vererek - Quaresma o dersi alırsa ne mutlu ona - ters kanatta ısrarla top isteyen Portekizli yıldıza orta yapmak yerine pas yaparak topu rakip ceza sahasına indirme yolunu seçti.
Bu pozisyon bile siyah-beyazlı takımın gol atmasının önündeki tek engelin akıl almaz şekilde açılan "ya tutarsa kanat ortaları" olduğunu gösterdi.
Love hazır gibi ama daha çok yolu var
Vagner Love transferin son günü Galatasaray'a gidecek mi kalacak mı, kalırsa fazla kilolarıyla mı forma şansı bulacak sorularının altında bugün sahaya ilk 11'de çıktı.
AACyle Larin'den beklediğini alamayan Şenol Güneş, Alvaro Negredo'nun da takımdan ayrılmasıyla ya sahte 9 olarak Ryan Babel'i hücumda kullanmayı sürdürecekti ya da Vagner Love'dan performansını yükseltmesini umacaktı.
Kayserispor maçında sergilediği oyuna ve mücadeleye baktığımızda, Brezilyalı golcü "form geçici, klas kalıcıdır" sözünü bu akşam bir de gol atarak ortaya koymuş oldu.





