YORUM | Rezzan Yetiş @rezzan_yetis
Bu sezon Şampiyonlar Ligi son 16 turuna kalan bir hayli şaşırtıcı takım var. Mesela Atalanta, Valencia, Lyon ve Leipzig. Sırf bu takımlar yüzünden Şampiyonlar Ligi’ndeki bazı maçların Avrupa Ligi maçları tadında geçtiği dahi söylendi (Evet, bu küçümseme sayılır).
Benfica, Lyon ve Zenit’in olduğu gruptan lider çıkan Leipzig açısından son 16 turunda Tottenham ile eşleşmek, başta biraz talihsiz olarak görülmüştü. Doğruya doğru: Bir önceki sezon Şampiyonlar Ligi’nde finale çıkmış bir takımda karşılaşmak hiç kolay değil. Onları eleyerek çeyrek finale çıkmak ise bir hayli zor.
Leipzig’e bu yolda yardımcı olan birtakım faktörler var elbette. Fakat sadece dış etkenlere bağlamak da haksızlık sayılır. Zira Leipzig’in zaferi, bazı kesimlerce Tottenham’ın form düşüklüğüne ve sakatlıklarına bağlanmış durumda. Bu Nagelsmann’a hakaret sayılır.
GettyJose Mourinho, bir mağlubiyet veya beraberlik sonrası yaptığı açıklamalar sebebiyle her zaman bahane üreten ve mızmızlanan bir hoca olarak nitelendirilir. Son dönemde yakındığı şeylerin başında ise sakatlıklar ve fikstür yoğunluğu geliyor.
Harry Kane ve Son Heung-min gibi kilit isimlerden yoksun olmak elbette ki kolay değil. Fakat Mourinho’nun kalibresinde bir teknik direktörün futbolun doğasında var olan sakatlık problemi ile en iyi şekilde baş etmesi ve elindekilerden alabileceği en iyi sonucu alması beklenir. Ne yazık ki Mourinho’nun bunu yaptığı pek söylenemez. Zaten Tottenham da geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi finaline sadece Kane ve Son ile gitmemişti.
Dalgalar, durgun sulardan üstündür
Her iki maçın hem skor hem de oyun olarak galibi olan Leipzig, atletizm ve dinamizm anlamında da Tottenham’ı alaşağı etti. Son dönemde yaşadığı düşüşü durduramayan Tottenham, Leipzig karşısında adeta çaresiz kaldı ve ikinci golün ardından bir şeyler yapmaya çabalamadı bile. Kimsede geçen sezon Ajax karşısında imza attığı muhteşem geri dönüşten eser yoktu. Yaratıcılıktan ve enerjiden çok uzak, sıkıcı bir Tottenham vardı.
Tottenham oyuncuları Leipzig karşısında her iki maçta da ne bire birde başarılı olabildi, ne de rakiplerinin daralttığı alanlardan top çıkarabildi. Geriden oyun kurmaya çalıştıklarında Werner, Nkunku ve Shick’in uyguladığı presle uzun toplar attılar. Leipzig’in takım olarak yaptığı baskı, Tottenham’ın daha çok geriye gelerek pas kanalı aramasına ve ileride çoğalamamasına yol açtı.
Ön üçlünün yanı sıra Konrad Laimer ve gecenin yıldızı Marcel Sabitzer, hem derine atılan pasların yerine ulaşmamasında hem de topu kaptıktan sonra kanatlardaki Angelino ile Muklele’nin topla buluşmasında önemli rol oynadılar. Leipzig’e turun kapısını Sabitzer açmış olabilir fakat defans hattının önünde duvar olmanın yanı sıra Leipzig adına topla en fazla buluşan (83), en fazla top kapan (4), en fazla pas yapan (61); üstelik rakip yarı alanda en fazla pas yapan (32) oyuncu Laimer idi.
Nagelsmann, dinamik oyun anlayışı ve hayal gücü yüksek futbol bakış açısıyla, tabularından taviz vermeyen ve dingin sularını terk etmeyen Mourinho’nun boyunu aştı. Şimdi önünde çeyrek final aşaması olan Leipzig dalgasının nereye kadar yükseleceğini hep birlikte seyredeceğiz.




