YORUM | Rezzan Yetiş @rezzan_yetis
Bir tarafta son lig şampiyonluğunu Ersun Yanal ile almış Fenerbahçe; bir tarafta ligin en iddialı kadrosuna sahip olsa da henüz beklentileri karşılayamayan ve büyük başarılarına Fatih Terim önderliğinde uzanmış Galatasaray. Aslında bu cümle bile, derbinin her iki hoca için ne anlam ifade ettiğinin bir göstergesi. Takımlarını amaçlarına ulaştırma yolunda bu iki hoca, ligin henüz erken sayılabilecek bir noktasında kozlarını paylaşacak. Fakat bu düelloda yapılacak hamleler ve izlenecek yollar birbirine fazlasıyla yakın.
Benzer bakış açıları
Kariyer ve tecrübe anlamında belki de kıyaslanmaları doğru değil; ama oynattıkları oyun açısından Ersun Yanal ve Fatih Terim’in birbirinden uzak olmadığı söylenebilir. Her iki teknik adam da oyuncularına son ana kadar maçtan kopmamaları gerektiğini tembihleyen, rakip kale üzerinde olabildiğince baskı kuran, savunma oyuncularından daha fazla hücuma katılmasını bekleyen ve üçüncü bölgede top tutmak isteyen isimler. Bu yüzden bir tarafın savunmaya kapanıp diğer tarafın atak yapacağı bir maçla karşılaşma ihtimalimiz düşük görünüyor. Belki oyunun ilk bölümünde bu senaryoyu görebiliriz; zira derbi atmosferleri yüksek baskı altında oynanır ve ev sahibi her zaman oyuna daha hızlı ve baskılı başlayan taraf olur. Ama ne Yanal ne de Terim, oyunu kabullenen ve skoru korumak isteyen hocalar değil.
Fenerbahçe'nin oyunu daha oturmuş görünüyor
Süper Lig’de 5 hafta geride kalırken kafasındaki oyun ile skor açısından istediğine daha fazla ulaşan taraf Yanal ve Fenerbahçe oldu. Özellikle Emre Belözoğlu, Max Kruse ve Vedat Muriqi üçlüsünden üst düzey verim alan Yanal, savunmada aynı oranı tutturamadı. Bunda kilit savunmacılarının sakatlığının büyük etkisi oldu. Ancak bu 5 haftada Jailson, Zanka, Dirar ve Ozan Tufan’ı kullanan Ersun Yanal, bu 5 haftayı minimum kayıpla çıkarmayı başardı. Alınan tek yenilgi de zaten lige çok iyi başlayan Alanyaspor’a karşı olmuştu.
Depo PhotosGelelim Fatih Terim’e. Türk futbolunun en tanınmış simalarından olan Terim, yıllardır edindiği başarıyı belli çizgilere oturttuğu ve değişen futbolla birlikte ilerleyen oyun standartına borçlu. Ancak yeni sezondaki kadrosunu kaliteli ve yetenekli isimlerle güçlendirse de hem Avrupa’da hem de ligde mücadele veren ekibinin oynadığı oyun ile kafasında belirlediği oyunun bir türlü denk düşmediği çok açık. Ve tıpkı Fenerbahçe’de olduğu gibi sarı kırmızılı ekipte de en büyük problem savunmada.

Geçtiğimiz sezon şampiyonlukta büyük payı olan savunma ikilisi ile bu sezondakiler aynı oyuncular olsa da performans açısından aynı olduklarını söylemek mümkün değil. Bireysel hatalar yapan ve sık sık top kayıplarına sebebiyet veren Marcao - Luyindama, belki de dönemsel bir sorun yaşıyordur. Ancak derbi öncesi bu ikilinin pek güven verdiği söylenemez. Aynı endişeleri Fatih Terim’in de yaşadığı kesin. Terim, maç öncesi hem bu iki oyuncuya hem de önlerinde tercih edeceği isme özel olarak uyarılarda bulunacaktır. Son olarak Terim’in Yanal’a karşı bu maç özelinde en büyük dezavantajı, derbi esnasında kenarda olamayacak olması. Belki sistemsel açıdan büyük bir sorun değil; ancak oyun psikolojisi açısından Fatih Terim’in çizgi üzerinde durması dahi hem oyunculara hem de taraftarlara büyük rahatlık sağlayan bir faktör. Bu, böylesine ikonlaşmış teknik adamların sahip olduğu bir özellik. Bu yüzden Galatasaray’ın derbideki tek sorunu savunma değil aynı zamanda kenardaki Fatih Terim’in de eksikliği olacak.





