Goal Türkiye için Beşiktaş’ın eski yöneticisi ve futbol yorumcusu İbrahim Altınsay ile yaptığım söyleşinin bir bölümünde Altınsay şöyle dedi: “Takımın santrfor kalitesi, Mario Gomez’den nerelere geldi.” Akabinde karşılaştırmayı biraz daha genişletti: “Demba Ba, Mario Gomez, Vincent Aboubakar, Cenk Tosun’dan; Vagner Love, Cyle Larin ve Mustafa Pektemek’e gelindi.”
Aslında birinci sorun, bu saydığımız santrforların hiçbirinin birbirine benzememesi. Dolayısıyla Beşiktaş’ın kendi oyununa uygun bir santrfor prototipi belirlediğini söyleyemeyiz. Belki bunu belirlemiş olsaydı, bu çok yoğun transfer sirkülasyonu içerisinde gelen ve giden santrforlar arasında kalite farkılıkları yine bulunsa da en azından hepsi oyuna katkı verebilecek isimlerden seçilmiş olurdu.

Ama şu an Beşiktaş’ın santrfor bölgesinde iki sorunu var: Birincisi, giden ve yerine gelen santrforlar arasındaki tipleme farkı, ikincisi kalite farkı. 9 numarada bir hedef santrfor mu oynayacak, yoksa hareketli bir forvet mi? Beşiktaş’ın teknik açıdan karar alıcıları, bunun kararını veremedi. Transferler de nitelikli bir scouting süzgecinden geçmediği ve belli network’ler üzerinden yapıldığı için, haliyle isabet konusunda sıkıntılar yaşandı.
Sahte 9'ların çağı
Gelelim, Beşiktaş'ın nasıl bir santrfora ihtiyacı olduğu konusuna... Modern 9 numaranın nasıl olması gerektiği konusunda futbolun elit düzeydeki temsilcileri kararını “sahte 9” olarak belirlemiş durumda. Peki nedir kısaca bu sahte 9? Gol atması beklenen hücuma yönelik orta saha oyuncusu. En kabaca tanımı bu.
Özellikle topa sahip olarak oynamayı seven ve haliyle rakiplerinin savunmayı kalabalık tutup, geriye yaslandığı takımlar, üçüncü bölgede boş alan bulabilmek için hızlı ve fizik olarak eski tip 9 numaralardan daha kısa boylu forvetlere yöneldiler. Bu durumu en iyi, Alman Milli Takımı’nın şef scout’u Urs Siegenthaler betimliyor: “Şehrin merkezinde Smart Car ile mi yoksa bir minivan ile mi park etmek daha kolay?”
Peki bu genellikle hızlı ve kısa boylu forvetlerden seçilen sahte 9’lardan oyun içerisinde neler yapmaları beklenir? Birincisi, boş alanlara koşular yapmaları istenir. İkincisi, geriye gelip orta sahayla pas bağlantısı kurmaları gerekir. Üçüncüsü de top rakipteyken geri kazanmak için baskı yapmaları beklenir.
Getty ImagesBu üçünü de yapabilen sahte 9’lardan şu anda en popüleri Liverpool’un Brezilyalı forveti Roberto Firmino. Belki attığı gol sayısına bakıldığında (14), bir 9 numara için yeterli gibi görünmeyebilir. Hatta, Jürgen Klopp’un Firmino için yedek bıraktığı, ardından da West Bromwich Albion’a gönderdiği Daniel Sturridge oynatılsaydı, büyük ihtimalle Firmino’dan çok daha fazla sayıda gol atardı. Peki ya takımın gol sayısı ne olurdu?
Liverpool, bu sezon Premier Lig’de Manchester City ile birlikte maç başına iki gol ortalamasını yakalayan iki takımdan biri (2.3). Mohamed Salah, çıktığı 30 maçta attığı 28 golle izleyenleri büyülemeye devam ediyor ve bu durumun gerçekleşmesinde saha içerisindeki en önemli pay Firmino’ya ait. Onun topsuz oyunda yaptıkları, Liverpool’a hücumda müthiş bir akıcılık sağlıyor ve başta Salah ve Sadio Mane olmak üzere bütün takımı gole daha yakın kılıyor.
Beşiktaş'ın oyunu golcü bir 9 numara istiyor
Beşiktaş’ın ise elinde sahte 9 performansına en yaklaşan santrforu Alvaro Negredo. İspanyol santrfor, Fenerbahçe maçında oyuna sonradan dahil oldu ve ceza sahasına girmekten nefret eden, girdiğinde de ne yapacağını bilemeyen Ricardo Quaresma’ya iki gol attırdı. Bir hafta sonra Trabzonspor deplasmanında yine oyuna sonradan girdi, bu sefer de diğer kanat oyuncusu Ryan Babel’e iki gol attırdı.
GettyFakat Beşiktaş’ın oyunu, sadece takım arkadaşlarını ceza sahasında topla buluşturabilen bir 9 numarayı kaldırmıyor. Aynı zamanda kendi de boş alanlara koşular yapıp gol atabilen bir santrfor talep ediyor. Çünkü siyah-beyazlıların, Liverpool gibi hareketli bir hücum hattı yok, kanat oyuncuları sürekli ceza sahasının içinde cirit atmıyor ve top sık sık havalanıyor. Dolayısıyla santrforunun gol sayısına daha bağımlı bir yapı var.
Negredo’nun fazlasıyla eksik olduğu konu da bu. Fizik açıdan o santrfor koşularını yapabilecek durumda değil. Bu hareketlenmeleri yapamayınca da, kendisini gol atabileceği pozisyonlara sokamıyor. Bu yüzden son iki sezondur maç başına iki gol barajını aşan Beşiktaş’ın bu sezonki gol ortalaması 1.8’e kadar gerilemiş durumda ve bu da şampiyonluk için yeterli değil.
GettyCenk Tosun’un yerine devre arasında kadroya dahil edilen diğer santrfor Vagner Love ise, Negredo’ya göre çok daha hareketli ve hızlı bir oyuncu. Bu açıdan da gole daha yakın. Ama onun da topla ilişkisi Negredo’yla kıyaslandığında felaket derecede kötü. Dolayısıyla Negredo yerine Love oynadığında, bu sefer de hücumdaki akıcılığın çok azaldığını görüyoruz.
Beşiktaş sezonu bu santrforlarla tamamlayacak. Ama önceki üç sezona göre santrfor kalitesinin bir hayli düştüğü gerçek. Dolayısıyla, sezon sonunda ligde elde edeceği sıralama ne olursa olsun, 9 numaralarını yenilemek zorunda. Bunun için de günümüzdeki modern santrforların hangi tiplemede olduğunun tespitini bu defa iyi yapmalı ve transfer işinin, menajerlerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar ciddi bir iş olduğunun farkına varmalı.



