24 yaşın üzerinde misiniz?

Help us verify your age by providing an honest response. This site contains gambling advertising for 24+.

Age-restricted content

Bahis içeriklerini görüntülemek için gerekli yaşta değilsiniz. Ana sayfaya yönlendirileceksiniz.

alt
Pierre-Emerick Aubameyang Arsenal Leicester City Premier League 10/22/18Getty Images

YORUM | 10 ve 14'ün Arsenal'a muhteşem dönüşü


YORUM | Onur Özgen @ozgenonur

“Highbury’e 10 ya da 30 dakika geç kaldıysanız, bu canınızı sıkabilirdi: Çünkü takım genelde 3-0 önde olurdu. Daha maça çıkmadan, 10. dakikada 2-0 önde olacağımızı hissediyorduk. Ne şekilde ve ne zaman gol atacağımızı daha maç başlamadan konuşmaya başlıyorduk. Manchester United’la oynarken bile böyle hissediyorduk. İki üç farkla kazanacağınızı düşünerek sahaya çıkmak... Garip bir şey. Bunu hissettiğiniz sırada pek değerini bilemiyorsunuz ama birbirimize şöyle dediğimizi hatırlıyorum: ‘Umarım insanlar yaptığımız şeylerin farkındadır.’ Özel bir şeyler yaptığımızı biliyorduk.”

Thierry Henry, David Winner’a “Yenilmezler” dönemini böyle anlatıyordu. Arsenal, şu sıralarda da oynadığı tüm turnuvalarda 10 maçtır yenilmiyor ve bunu 2007’den beri ilk kez başarıyor. Yani uzun süre sonra, istikrarlı bir şekilde yeniden özel bir şeyler yapıyorlar.

Fakat bu defa Henry’nin tarif ettiği gibi Emirates’e geç kalan taraftarların canı sıkılmıyor. Bilakis, ne kadar geç kalırlarsa o kadar iyi.

Pierre-Emerick Aubameyang Arsenal Leicester City Premier League 10/22/18

Arsenal, yalnızca son iki maçında tam sekiz gol attı. Ligde de Manchester City’nin ardından en fazla gol atan takım konumunda. Ama şu ana kadar attığı 22 golün sadece biri maçların ilk 15 dakikasında gelmiş. Öte yandan 61 – 75 arasında beş, 76 – 90 arasındaysa altı gol atmış. Bir başka deyişle, Arsenal’ın toplam golünün %50’si maçların son 30 dakikalarında atılmış.

Unai Emery de bu durumun farkında. Dün geceki maçın ardından maçların ilk 15 dakikalık bölümündeki performanslarını geliştirmek zorunda olduklarını söyledi.

Fakat dün geceki kötü başlangıç, elbette sadece Arsenal'a bağlanamazdı, aynı zamanda Claude Puel’in de başarısıydı. Arsenal’ın 5-1’lik Fulham galibiyetinde sadece %51’lik bir top hâkimiyeti vardı. Fakat direkt hücumlarla, savunmayı önde kurup arkasında geniş alanlar veren Fulham’ı ikinci yarıda darmadağın etmişlerdi. Bunu fark eden Puel de öncelikle topu Arsenal’a bırakmaya, ardından kapacağı toplarla bir hayli dağınık ve ağır olmasına rağmen orta sahaya yakın konumlanan Arsenal savunmasını gafil avlamaya karar vermiş.

İlk yarıda bu planı oldukça iyi işledi. Jamie Vardy ve Kelechi Iheanacho ikilisi, özellikle Rob Holding’in başını oldukça ağrıttı. Holding, 17’de Iheanacho’ya faul yapmak zorunda kaldı ve sarı kart gördü. Bir dakika sonra da ceza sahasında topa eliyle dokundu ama hakem görmedi. Yani bir dakika içinde Arsenal hem 10 kişi kalabilir hem de 1-0 geriye düşebilirdi. Ya da Bernd Leno’nun kurtarışları olmasa daha da farklı bir skor olabilirdi.

Hector Bellerin Ben Chilwell Arsenal Leicester City Premier League 10/22/18

Puel’in esas taktiksel dokunuşu ise bu maça özel olarak üçlü savunmaya dönmesiydi. Bunun ise iki nedeni vardı: Birincisi, maçın yorumcusu Emre Özcan’ın da karşılaşma anında sıkça belirttiği gibi, Arsenal’ın Emery döneminde ceza sahasına ekstra bir oyuncu sokma alışkanlığı edinmesiydi. Puel buna karşı geride bir stoper daha kullanmayı düşündü ve sağ bek Daniel Amartey’i üçlünün sağ stoperi olarak kullandı.

Bir diğer nedense, Arsenal’ın iç koridorlardaki etkinliğiydi. Günümüzde takımların gole en sıklıkla gittikleri yerler kanat ile merkez arasında kalan yarım alanlar ve bu artık uzun süredir bir sır değil. Örneğin geçtiğimiz hafta Premier Lig’de atılan 26 golün %58’inin asisti iç koridorlardan yapıldı. Geçtiğimiz sezonu 106 golle tamamlayan Manchester City de bu gollerin %50’sinin asistini yine iç koridorlardan yapmıştı.

Emery’nin gelmesiyle Arsenal da sezon başından beri iç koridorları çok iyi işleyen bir takıma dönüştü. Ve böyle takımlara karşı iki kanat-bek ve üç stoperli düzenlerin başarılı olabildiğini daha önce de gördük. Geçtiğimiz sezon City’nin Etihad’da gol atamadığı tek rakibi Huddersfield Town’du ve David Wagner o maçta takımını 5-3-2 dizilişiyle sahaya sürmüştü. Puel de 5-2-3’ü kullandı ve ilk yarıda planları çok büyük ölçüde tuttu.

Dolayısıyla ikinci yarıya çıkmadan önce Emery’nin bu durumu değiştirmek için neler yapacağı büyük merak konusuydu. Arsenal’da ikinci yarının ilk 15 dakikalık bölümünde işler, ilk yarıya göre daha iyi gidiyordu. Ama hâlâ eksik bazı şeyler vardı: Topun derinden çok sağlıklı çıkmaması gibi.

Pierre-Emerick Aubameyang Matteo Guendouzi Arsenal Leicester City Premier League 10/22/18Getty Images

Emery, 61’de yaptığı iki değişiklikle bu sorunu çözdü. Ama sorunu çözme biçimi kuşkusuz sıra dışıydı. Önce Henrikh Mkhitaryan’ın yerine Matteo Guendouzi’yi, ardından Stephan Lichtsteiner’in yerine Pierre-Emerick Aubameyang’ı oyuna aldı. Şaşkınlık hâsıl olmuştu. Çünkü Arsenal eldeki oyuncularla üçlü savunma oynayamazdı. O hâlde geride dörtlü düzen devam edecekti. Peki sol bekte kim oynayacaktı?

O dakikaya kadar oyun kurmakta çok sıkıntı yaşayan Granit Xhaka’yı sol beke çekti Emery. Ve tuhaf ama, Xhaka’nın sol beke geçmesiyle Arsenal hücumda inanılmaz bir akıcılık kazandı. Çünkü Xhaka’nın yerini tek paslara çok daha yatkın Guendouzi almış, ayrıca Mesut da daha sık derinde topla buluşmaya başlamıştı. Kenarlarda Alex Iwobi, Aubameyang ve arkadan daha sık bindirmeye başlayan Hector Bellerin gibi üç sprinterin olması da Mesut’un işine geldi ve Puel’in kusursuz başlangıç planı bir anda taca çıktı. 

Geçtiğimiz hafta Fulham deplasmanında Aaron Ramsey, 67. dakikada oyuna girmiş ve 39 saniye sonra muhteşem bir gol atmıştı. 18 saniye içinde, 9 tek pasın neticesinde atılmış harika bir takım golüydü bu ve Premier Lig’de sezonun o ana kadar atılmış en güzel golüydü.

Dün geceyse 61’de Aubameyang oyuna girdi ve iki dakika sonra attığı gol, Ramsey’in golünden daha güzeldi. Ondan üç dakika sonra attığı diğer gol ise daha da güzel... Öyle ki bu gol, The Blizzard yazarlarından Jon Mackenzie’ye şu tweeti attırmıştı: "Arsenal'ın üçüncü golü, golün Platon'vari bir şekli. Tanrı bu takımı izliyor ve notlar alıyor olmalı."

Pierre-Emerick Aubameyang Arsenal Leicester City Premier League 10/22/18Getty Images

Gerçekten neye uğradığımızı şaşırmıştık. Üç dakika içinde neler olmuştu böyle? Simon Critchley, Metis Yayınları’ ndan çıkan “Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz?” kitabında buna benzer anları şöyle tanımlıyor:

“Futbol, zaman deneyiminde özel bir boyut açar. En çok da maçı canlı izlediğimizde olur bu: Her şeyin askıya alındığı bir şimdide, maçın şimdisinde asılı kalırız. Bu şimdinin her ânında gelecek açık ve belirsizdir. Her şey olabilir; bazen hatta çoğu zaman hiçbir şey olmadığında bile. İzleriz ve kendimizi maça kaptırırız, büyüleniriz, dikkat kesiliriz, tefekküre dalarız. O ânın içinde izleriz ve sıra dışı bir şeyin olacağı o anlar üstü ânı bekleriz.”

Dün geceki o iki sıra dışı anlar üstü ânı yaratan Mesut, sonunu getiren ise Aubameyang'dı. Mesut’un sırtında 10, Aubameyang’ın arkasındaysa 14 numara yazıyordu. Tıpkı Dennis Bergkamp ve Thierry Henry gibi. Arsenal taraftarları yıllar sonra büyük bir keyif içinde bu iki numaranın birbirleriyle yakaladıkları kusursuz uyuma tanıklık ediyorlardı.

Aslında Mesut için sezon çok iyi başlamamıştı. Dünya Kupası’nda yaşadığı saha dışı politik tartışmaların neticesinde Almanya Milli Takımı için daha fazla oynamak istemediğini açıklaması, ardından Emery’nin Arsenal’ında da kendisi için ideal bir rol bulamaması, onun için zor bir sezon olabileceğini gösteriyordu.

Ama dün gece ilk defa Mesut, Emery’nin kafasındaki 10 numara gibi oynadı. Bir orta saha oyuncusunun yapması gereken her şeyi yaptı. Geriye gelip top aldı, pasını verip koşusuna devam etti, tekrar topu aldı, dripling yaptı, forvetlere yaklaştı ve ardından ondan beklenildiği gibi peş peşe sihirler yarattı.

Mesut Ozil Aaron Ramsey Arsenal Leicester City Premier League 10/22/18Getty Images

80. dakikada oyundan alkışlarla çıkarken ise gülümsüyordu, çünkü belli ki çok keyif almıştı. Fakat ilginç bir şekilde yerine girecek olan Ramsey de gülümsüyordu. Neden? Ramsey ve Mesut, 10 numarada birbirinin rakibiydi. Ve Emery’nin ideal 10 numarası Ramsey gibi görünüyordu. İkisinin birlikte oynadığı maçlarda 10 numara Ramsey'e emanet edilmiş, Mesut ise kenarlarda kullanılmıştı. Fakat dün gece Mesut belki de 10 numarayı Ramsey'den kesin olarak geri almıştı. Ama evet, Ramsey yine de gülümsüyordu. Çünkü on dakika da olsa, keyif alma sırası ona gelmişti.

Bunu onlara Arsene Wenger öğretmişti. “İnsanı bu oyuna çeken şey, topla oynamanın verdiği keyiftir,” diyordu Wenger, “Profesyonel oldunuz diye bu keyiften ödün vermeniz gerekmez.” Ve dün 69. yaş günüydü. En güzel hediyesini ise günün son saatlerinde aldı: Arsenal’ın üçüncü golü.

BU HİKAYE HOŞUNUZA GİTTİ Mİ?

Google’da GOAL.com’u tercih edilen kaynaklar arasına ekleyin ve haberlerimizin daha fazlasını okuyun

GOAL'ı Google'da takip edin