Tuchel, sadece Dünya Kupası finali biletini kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda Arjantin maçından eşi görülmemiş bir eleştiri fırtınası içinde ayrıldı; zira maçın son dakikalarında aldığı teknik kararlar, İngiltere içinde ve dışında geniş çaplı bir tartışmanın odağı haline geldi.
Basında yer alan haberlerde, Alman teknik direktörün sözleşmesinde belirli koşullar altında görevine erken son verilebilmesini sağlayan bir madde olduğu ortaya çıkarken, bu yenilgi, İngiliz Futbol Federasyonu’nun resmi desteğinin devam etmesine rağmen, geleceği hakkında büyük soru işaretlerine yol açtı.
"The Athletic" gazetesi, "Arjantin karşısında yaptığı oyuncu değişiklikleriyle oyuncularını şaşkına çeviren" Thomas Tuchel'in sözleşmesinde, Dünya Kupası'ndan erken elenilmesi durumunda sözleşmenin feshedilmesine izin veren bir madde bulunduğunu belirtti.
Cumartesi akşamı Miami’deki Hard Rock Stadyumu’nda Fransa ile oynanacak üçüncülük maçı öncesinde, Tuchel bu maçı oynamaktan duyduğu hoşnutsuzluğu gizlemedi ve “Ne bizim oyuncularımızdan biri, ne de Fransız milli takımından herhangi bir oyuncu bu maçı oynamak istiyor” dedi.
Alman teknik direktörün bu açıklamaları, Arjantin’e karşı 2-1’lik acı yenilginin ardından geldi. Bu mağlubiyet, ikinci yarıda aldığı taktiksel kararlar nedeniyle geniş çaplı bir öfke dalgasına yol açtı; pek çok kişi, bu kararları finale yükselme hayalinin suya düşmesinin ana nedeni olarak gördü.
İngiliz basını, Tuchel’in İngiltere Futbol Federasyonu (FA) CEO’su Mark Bollingham’dan 2028 Avrupa Şampiyonası’na kadar görevine devam etmesi için tam destek aldığını doğrulasa da, bu durum Dünya Kupası’ndaki başarısızlığın ardından sert eleştirilere maruz kalmasını engelleyemedi.
Eski İngiliz futbolunun en önde gelen yıldızları, başta Jamie Carragher, Wayne Rooney, Micah Richards, Gary Lineker, Joe Hart ve Michael Owen olmak üzere, eleştiri kampanyasının öncülüğünü üstlendi; Jamie O’Hara ise daha da ileri giderek Alman teknik direktörün görevden alınmasını talep etti.
Chris Sutton ise yaşananları “taktik felaket” olarak nitelendirerek, Tuchel’in maçın gidişatına yaklaşımının sonucun Arjantin lehine dönmesinin doğrudan nedeni olduğunu savundu.
"The Telegraph" gazetesinin haberine göre, 1-0'lık üstünlüğü korumak amacıyla Ezri Konsa, Dan Burn ve Niko O'Reilly'yi sahaya sürerek izlediği defansif yaklaşım, birçok İngiliz milli takım oyuncusunu şaşkına çevirdi.
Şaşkınlık sadece İngiliz tarafıyla sınırlı kalmadı; “The Independent” gazetesi, Arjantin teknik ekibinin de kontrataklardan yararlanmak amacıyla sahaya sürülmelerini bekledikleri Bukayo Saka ve Noni Madueke’nin oyuna sokulmamasına şaşırdığını belirtti.
Gazete şöyle devam etti: “Arjantin milli takımı ikinci yarıda Saka ve Madueke’nin oyuna girmesine hazırlandı, ancak Tuchel’in ikisini de sahaya sürmeyeceğini fark edince oyuncuları daha büyük bir özgüvenle ileriye çıktı. Bu durum, Lionel Scaloni’yi Nicolás Tagliafico’nun yerine Lautaro Martínez’i oyuna sokmaya itti.”
İstatistikler eleştirilerin şiddetini artırdı; İngiltere, 55. dakikada Anthony Gordon’un golü ile 92. dakikada Arjantin’in galibiyet golü arasında topun sadece %12’sine sahip olabildi ve oyuncular bu süre boyunca sadece üç doğru pas atabildi.
Eleştiriler İngiltere sınırlarının ötesine de uzadı. Alman futbolcu Thomas Müller, sosyal medyada şaşkınlığını dile getirerek, “İngiltere’nin öne geçtikten sonra maçı nasıl yönettiğini ne inanabiliyorum ne de anlayabiliyorum” dedi.
Lothar Matthäus da İngiltere milli takımının oyun tarzını eleştirerek şunları vurguladı: “İngiltere’nin Arjantin’in bu kadar çok sayıda ideal konumdan ortalar yapmasına nasıl izin verdiğini anlamıyorum.”
Tüm bu eleştirilere rağmen, Tuchel İngiltere milli takımının başına devam edecek. Turnuvadan elendikten sonra kendisi de şunları söyledi: “Kendi evimizde düzenlenecek Avrupa Şampiyonası’na kadar süren bir sözleşmem var ve bunu büyük bir heyecanla bekliyorum.”
Ancak gerçek şu ki, turnuva farklı bir şekilde gelişseydi Alman teknik direktör ayrılmaya çok yakındı.
"The Athletic" gazetesi, Tuchel’in sözleşmesinde, İngiltere’nin grup aşaması, son 32 turu veya son 16 turunda çeyrek finalden önce turnuvadan elenmesi durumunda, her iki tarafın da karşılıklı anlaşma yoluyla sözleşmeyi feshetmesine izin veren maddeler bulunduğunu açıkladı.
Gazete, İngiltere milli takımının yarı finale yükselmesinin bu maddelerin devreye girmesini engellediğini ve bu sayede teknik direktörün görevine devam etmesini sağladığını da ekledi.
İngiltere Futbol Federasyonu’nun turnuva bitiminde her zamanki gibi bir değerlendirme yapması bekleniyor ve tüm işaretler Tuchel’in milli takımı yönetmeye devam edeceğini gösteriyor.
Bununla birlikte, özellikle milli takımın yarı finalden elenme şekli nedeniyle taraftar ve medya baskısı her zamankinden daha fazla artmış durumda; bu da pek çok kişinin anında görevden alınmasını talep etmesine neden oldu.
Öte yandan, İspanyol “AS” gazetesinin haberine göre, İngiltere Futbol Federasyonu teknik kadroda bir değişiklik yapmaya karar verirse, Pep Guardiola’nın adı Tuchel’in en güçlü halefi olarak yeniden gündeme geldi.
"The Athletic" ise, İngiltere Futbol Federasyonu'nun Ekim 2024'te Tuchel ile sözleşme imzalamadan önce Guardiola'yı birinci tercih olarak gördüğünü ve tarafların o dönemde sözlü bir anlaşmaya vardığını ortaya koydu. Ancak İspanyol teknik direktörün Manchester City ile sözleşmesini uzatma kararı alması üzerine Federasyon, Şampiyonlar Ligi şampiyonu Tuchel'e yönelmişti.
Gazete, yazının sonunda Guardiola'nın isminin gündemde güçlü bir şekilde kalmaya devam edeceğini ve Tuchel'in, Fransa ile oynanacak üçüncülük maçı dahil olmak üzere, herhangi bir yeni başarısızlığı durumunda İngiltere milli takımıyla ilgili geleceği konusundaki tartışmaların yeniden gündeme geleceğini belirtti.

