Zinedine Zidane'ın Fransa Milli Takımı'nın hatlarını yeniden çizmeye başlaması için dört maç yeterli oldu. Üç galibiyet ve bir beraberlik, yalnızca iki gole karşılık yedi gol ve en önemlisi oyuncularının büyük bölümüne sahne alma şansı tanıması. Böylece ilk uluslararası kamp dönemini bir kazananlar ve kaybedenler listesiyle, önümüzdeki dönemde Horozlar'ın görünümünü değiştirebilecek sürprizlerin ortasında kapatmış oldu.
Fransız "Foot Mercato" sitesinin değerlendirmesine göre Zidane, iki haftadan fazla süren çalışmayı, elindeki 23 oyuncu hakkında ilk izlenimi oluşturmak için değerlendirdi ve üçüncü kaleci Jean Butez dışında neredeyse herkese şans tanıdı.
Olise: Öne çıkan yıldız
Michael Olise, son üç maçta dört gol kaydederek kamp döneminin en çok kâr edenlerinden biri oldu ve Zidane döneminin başlangıcındaki en belirleyici unsurlardan biri olduğunu kanıtladı.
Bu rakamlar, 4-3-3 sistemi içinde sağ kanatta kendisine güvenilmesi ihtimalini güçlendiriyor. Désiré Doué de kendi adına güçlü bir izlenim bıraktı; Belçika karşısında sağ kanatta parladıktan sonra Manchester United ile oynanan bir sonraki karşılaşmada bir gol atıp iki gole asist yaptı.
Rayan Cherki ise her yöne hitap eden bir orta saha oyuncusu olarak yeni rolüne alışmak için biraz zamana ihtiyaç duydu, ancak Belçika karşısında parlaklığını yeniden kazandı. Bu durum Zidane'ı bu seçeneği yeniden denemeye itebilir.
Orta sahada Eduardo Camavinga, 2026 Dünya Kupası'ndaki yokluğunun ardından güçlü bir dönüş yaptı. Lucas Da Cunha ise İtalya karşısında yaptığı hataya rağmen bu dönemin en dikkat çeken keşiflerinden biri olarak yerini sağlamlaştırdı.
Jacquet ve Yoro: Savunmanın sürprizleri
Savunma hattında Jérémy Jacquet, fiziksel gücü ve oyun kurmadaki cesaretiyle dikkatleri üzerine çekti ve milli takımla uzun soluklu bir savunmacı projesi gibi göründü.
Leny Yoro da Ibrahima Konaté'nin son anda yaşadığı yokluğunu değerlendirdi ve son maçta dikkat çekici bir performans sergileyerek bir ilk 11 yeri için güçlü bir şekilde rekabet edebileceğini kanıtladı.
Bek bölgelerinde ise Adrien Truffert en istikrarlı unsurlardan biri olarak öne çıkarken, Pierre Kalulu dinamizmi, mücadelesi ve taktiksel disipliniyle teknik heyetin takdirini kazandı. Andy Diouf ise iyi seviyeler sergiledi, ancak hâlâ daha fazla kanıtlamaya ihtiyacı var.
Dembélé: En büyük kaybeden mi?
Diğer tarafta ara dönem Ousmane Dembélé için ideal geçmedi. Zidane'ın onu gerçek bir forvet olarak kullanma fikri net olmasına rağmen Paris Saint-Germain'in yıldızı, Türkiye ve İtalya karşısında beklenen izi bırakamadı; Belçika karşısında yedek olarak oynadığında da performansı çok fazla iyileşmedi.
Dördüncü maçta sağ kanada döndüğünde ise yeniden alan yaratmakta ve pozisyonları değerlendirmekte zorlandı ve Zidane'ın hesaplarındaki en büyük soru işaretlerinden biri hâline geldi.
Kaybedenler çemberinde yalnız olan da Dembélé değildi. Esteban Lebeul yeteneklerini en üst düzeyde göstermekte belirgin bir güçlük yaşadı; Bradley Barcola ise sol kanattaki yarışı Doué ve Mbappé karşısında kaybetti ve kendini istenen şekilde kabul ettirmeyi başaramadı. Magnes Akliouche de büyük bir çaba sergiledi, ancak kale önünde cesareti ve belirleyiciliği eksikti.
Mbappé: Dolaylı kazanan
İşin ilginç yanı, Kylian Mbappé yalnızca Türkiye karşısındaki bir maçta forma giymesine rağmen bu dönemin en çok kâr edenlerinden biri olabilir. Fransız, gol atmasına rağmen sol kanatta tamamen rahat görünmedi ve sakatlanarak çıkmasının ardından ne Dembélé ne de Lebeul gerçek forvet pozisyonunu değerlendirmeyi başardı.
Buna karşılık Doué kanatta parladı ve kendisi ile Olise ve Cherki arasındaki uyum ortaya çıktı. Bu da Mbappé'ye kasım ayındaki bir sonraki uluslararası ara döneminde hücumun merkezindeki en sevdiği pozisyona dönme şansı verebilir.
Dört sınavın ardından Zidane, Fransa Milli Takımı için gerçekten yeni bir harita çizmeye başlamış görünüyor. Bu haritada Olise, Doué, Yoro ve Jacquet öne çıkarken Dembélé, Barcola ve Lebeul yerlerini geri kazanmak için zorlu bir görevle karşı karşıya kalıyor.

