Önceki sezon şampiyonluğu Galatasaray’a kaptıran Beşiktaş’ın karşısına bu kez de Fenerbahçe’nin olağanüstü performansı ve 103 gollük rekoru çıkacak ve şampiyonlukla vuslat bir başka sezona kalacaktır belki, ancak 1988-89 yine de Kara Kartallar için yine de çok değerli bir sezondu. Gordon Milne ile başlanan yapılanma bu sezon tamamlanıyor ve sonraki sezon alınacak milli kaleciler Fatih Uraz ve Engin İpekoğlu’yla birlikte Walsh’u saymazsak “rüya takım” son halini alıyordu.
Altay’a gönderilen emektar kaleci Zafer’in dışında takımdan oyuncu göndermeyen Beşiktaş, gelecekte sembol futbolcular olarak anılacak genç futbolcuları takıma kazandırmayı başarmıştı. Boluspor’un acar sağbeki Recep Çetin, Kahramanmaraş’ın gol kralı Mehmet “Şifo” Özdilek, Queen’s Park Rangers’dan Les Ferdinand ve yine Boluspor’da sağ ayaklı teknik bir ortasaha oyuncusu olarak parlayan Şenol Fidan, nam-ı diğer K. Şenol ileriki sezonların şampiyon kadrosunun yıldızları olacaktı. Yeni Salihli Halim ise yedek golcü Semih Şentürk’ten çok uzun yıllar önce, her defasında kulübeden gelip skoru değiştiren bir oyuncu olarak ünlenecekti. Beşiktaş taraftarı artık Halim oyuna girmeden skor ne olursa olsun yenik saymıyordu kendini. Orduspor’da gösterdiği performansla kaleci Zalad’ın yedeği olmayı hak eden K. Metin de Beşiktaş’ın oyuncusu oluyordu.
Sezon başladıktan sonra Saffet Sancaklı Eskişehir’e, Tevfik Bakırköy’e, Faruk ve Serdar Edirnespor’a, Sinan Engin de Kuşadasıspor’a kiralık gidiyordu.
Beşiktaş sezon sonunda Fenerbahçe’nin 10 puan gerisinde kalarak 2. bitiriyordu ligi. Fenerbahçe’nin başarısı kadar, Beşiktaş’ın da aksayan yönleri de etkili oluyordu bu neticede. Öncelikle Zalad kalede güven vermemeye başlamıştı. (Hoş, Zalad’ın saha dışında da güven verdiği söylenemezdi! Eskişehir formasını giydiği günlerden beri, özellikle Beşiktaş’a karşı oynanan maçlarla ilgili olarak üzerine bir “şikeci” yaftası yapıştırılmıştı.) Rıza henüz Atom Karınca performansına ulaşmamıştı. Beşiktaş’ın kronik hala gelen sol kanat sorunsalı da devam ediyordu. Metin Tekin’le Gordon Milne arasında bir türlü son bulmayan çekişme ve gerginlik Beşiktaş’ın başındaki bir başka ağrıydı. Yine de bu şartlarda bile 25 maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamayı başarıyordu Kara Kartal. İlk yarıda 2-0 yendiği şampiyonluk yarışındaki tek rakibi Fenerbahçe’nin karşısına ikinci yarıda böyle bir forsla çıkıyordu. Ancak deplasmanda 1-0 öne geçmesine rağmen Aykut ve Hakan’ın gollerine engel olamıyor ve sahadan 2-1 yenik ayrılıyordu. Fenerbahçe bu maçla liderlik koltuğuna oturuyordu. Beşiktaş sonraki haftalarda Rizespor ve Adana Demirspor’la berabere kalarak; ardından da Galatasaray ve Trabzonspor’a yenilerek aradaki farkın 10’a çıkmasına çaresiz razı gelmek zorunda kalıyordu.

O sezon Beşiktaş’ta mükemmel olan Feyyaz, Recep ve Ferdinand’ın ortaya koydukları oyundu. Ferdinand aha da duruşuyla, saha dışındaki sempatik tavırlarıyla hem takım arkadaşlarının hem de taraftarın sevgilisiydi. Beşiktaş’ta siyahi futbolcu geleneğini başlatan adamdı. Sinan Engin’in Beşiktaş menajeri olduğu dönemde simsarlara istediği golcü hakkında en önemli özelliği şart olarak “Aman, zenci olsun!” dediği rivayet edilir. Bu uğurda o sırada İsveç’te oynayan İbrahimoviç’in transferinden vazgeçildiği ise rivayet değil, birinci elden aldığımız duyduğum bir hikayedir. Bu konuda dert yanacak bir taraftar ise önce şu sorunun yanıtını vermelidir kendine: O zamandan geleceği görebilse İbrahimoviç için Nouma’dan vazgeçer miydi?
Harika bir sezon geçiren Feyyaz’ın 22, Ferdinand’ın 13 golle kapadığı sezonda Ai Gültiken 15, Mehmet ise 8 kez rakip ağaları havalandırmıştı. Feyyaz için bir küçük not: geçtiğimiz aylarda bir oğlu dünyaya gelen bir arkadaşım ona isim olarak Feyyaz’ı seçti. Volga Sorgu’nun filmi Kaledeki Yalnızlık’ın karakterlerinden biri de Feyyaz. Bu ismin seçilmesinin sebebi yine Feyyaz sevgisi. Beşiktaşlının o yıllarda başlayan Feyyaz Uçar sevgisi, ancak eski Galatasaraylıların Metin Oktay sevsisiyle karşılaştırılabilecek düzeyde. Üstelik Metin Oktay gibi Feyyaz da başka takımların taraftarları tarafından da seviliyor. Gelecek hafta 1988-89 sezonunun Galatasaray’ı hakkında yapacağımız sohbette buluşmak üzere, hoşça kalın!
Beşiktaş’ın o sezonki ideal 11’i:
Zalad
Recep – Gökhan – Ulvi – Kadir
Rıza – Zeki – Mehmet
Ali – Ferdinand – Feyyaz
Ege Görgün'ün tüm yazıları
