Kayserispor maçının ilk yarısında Galatasaray, oyun kurulumunu bir hayli geriye çekmiş ve bu planda Selçuk İnan önemli roller üstlenmişti. 20 dakika içerisinde de Selçuk’un anahtar paslarının başrol oynadığı iki gol bulunmuştu. İrfan Buz bu durumu iyi analiz etmiş. Oyuncuları ilk yarı boyunca önde baskıyla Galatasaray’ın geride oyun kurmasına izin vermemeye çalıştı.
Galatasaray bu anlarda sık sık top kaybı yaşadı. Özellikle Iasmin Latovlevici’nin ilk 20 dakikada tam 12 top kaybı vardı. İlk yarı boyunca yapılan 68 top kaybının yarısı ise Latovlevici, Maicon ve Mariano’dan geldi (33). Topu geriden oyuna sokmakta zorlanılan bu anlarda Fernando Reges’in yokluğu çok hissedildi.
Galatasaray’ın bu top kayıplarının ardından Osmanlıspor’un yakaladığı hızlı hücumlarda ise eksik olan şey oyun aklı ve top tekniğiydi.
Üç koşucudan kurulan Serdar Gürler, Umar Aminu, Andrien Regattin ön hattı, hemen hemen bütün pozisyonlarda tercih hatası yaptı. Ya yanlış yere hareketlendiler, ya yanlış yere pas attılar ya da 16. dakikada Musa Çağıran’ın yaptığı gibi Serdar’ın önüne pasını atmakta o kadar geç kaldılar ki ofsayta düştüler. Nispeten doğru karar verdikleri pozisyonlarda da Jason Denayer atletizmiyle geriyi iyi süpürdü.
Galatasaray ise ilk 20 dakikada %80 topa sahip olsa da ilk yarı boyunca üretkenlikten çok uzaktı. Merkezden rakibini delemeyince, ısrarla çok aksayan ve ıslıklanmaya başlayan Latovlevici’nin kanadından gitmeye çalıştı. İlk yarıda Galatasaray hücumlarının %48,4’ünü sol kanattan gerçekleştirdi. Ligin en kaliteli hücumcu beki Mariano’yu ise nedeni anlaşılması güç bir şekilde geride bıraktı.

İlk yarı boyunca Galatasaray’da oyuna dair pozitif bir şeyler yapmaya çabalayan tek oyuncuysa Tolga Ciğerci’ydi. Sarı-kırmızılılar ilk yarıda iki pozisyona girdi. Biri Tolga’nın Garry Rodrigues’e attığı ara pasla, diğeri de Yasin Öztekin’e attığı harikulade aşırtma ara pasla bulundu. Gol de ikincisinde geldi.
Galatasaray’ın bunları daha çok denemesi lazımdı. Fatih Terim bunun için ikinci yarının başında Selçuk’un yerine Galatasaray'ın en fazla asist yapan (6), şut pası atan (50), ön asist yapan (3) ve başarılı çalım atan (32) oyuncusu Younes Belhanda’yı oyuna aldı.
Ama tam tersi oldu. 45 – 60 arasında Galatasaray, ilk yarıya göre top hakimiyetini %13 kaybetti ve oyun %11,4 daha fazla Galatasaray’ın yarı sahasında oynandı.
Bu dakikalarda yapılan top kayıplarıyla Osmanlıspor’un hücum oyuncuları birçok defa Galatasaray savunmasını geniş alanda yakaladı. Fakat atletik ama becerili olmayan oyuncuları bu fırsatları değerlendiremedi. İrfan Buz’un, elindeki tek golcü oyuncu olan Sokol Cikalleshi’yi oyuna almak için 72 dakika beklemesiyse inanılmazdı.
Sonucunda ise Osmanlıspor forvetlerinin 90 dakika boyunca yapamadığını, Bafetimbi Gomis 7 dakika içerisinde yaptı ve Galatasaray maçı kazandı. Ama tıpkı Kayserispor maçının ikinci yarısı gibi izleyenleri tatmin etmekten çok uzak bir oyunla.
Açık konuşmak gerekirse, Galatasaray’ın şampiyonluk için çok ciddi bir kalite sorunu var. Sezon başı yapılan 10 transfere rağmen, iki anahtar oyuncunun olmamasıyla allak bullak bir kadroyla Fatih Terim’in, Igor Tudor dönemine göre köklü bir değişiklik yapması bekleniyor, ama eldeki vasatlık buna müsaade etmiyor.



