İran Futbol Federasyonu, 2026 Dünya Kupası’na katılımı sırasında milli takım heyetine uygulanan ve “kısıtlamalar” olarak nitelendirdiği önlemlere itiraz etmek üzere Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) nezdinde resmi bir şikayette bulunacağını açıkladı. Federasyon, bu önlemlerin takımın hazırlıklarını olumsuz etkilediğini ve milli takımlar arasındaki fırsat eşitliği ilkesini ihlal ettiğini belirtti.
Bu gerginlik, İran'ın Pazar günü Los Angeles'taki "SoFi" Stadyumu'nda oynanacak ve grup aşamasının ikinci turu kapsamında Belçika ile yapacağı beklenen maç öncesinde yaşandı.
İran milli takımı, geçen Salı sabahı Yeni Zelanda ile 2-2 berabere kalarak 7. gruptaki ilk maçına çıkmıştı. Takım, önümüzdeki Cumartesi sabahı grup aşamasının son maçında Mısır ile karşılaşacak.
Süregelen itirazlar
İran milli takımı, turnuvanın başından beri, özellikle ABD makamlarının heyetin bazı üyelerine vize vermeyi reddetmesinin ardından, memnuniyetsizliğini dile getirmişti. Ardından, takımın seyahat ve ulaşım düzenlemeleriyle ilgili sorunlar nedeniyle kriz yeniden alevlendi.
İran milli takımından bir yetkiliye göre, takımın Yeni Zelanda ile oynadığı ve 2-2 berabere biten açılış maçından sadece bir gün önce Los Angeles’a girmesine izin verildi; ayrıca maçın hemen ardından şehri terk etmek ve Meksika’nın Tijuana kentindeki ana kampına dönmek zorunda kaldı.
Fransız “L’Équipe” gazetesinin aktardığına göre, söz konusu yetkili bu önlemlerin “katılımcı tüm milli takımlar arasında hazırlık koşullarında eşitlik ilkesine aykırı olduğunu” belirterek, bunun oyuncuların teknik ve fiziksel hazırlıklarını etkileyebileceğine dikkat çekti.
İran Futbol Federasyonu, FIFA’ya şikayette bulunmak için resmi kanalları kullanacağını vurgulayarak, turnuva süresince milli takımın hareketlerine getirilen kısıtlamaları reddettiğini ifade etti.
Ayrıca okuyun:
Sert yaptırımlar bekliyor... İran Dünya Kupası'ndan çekilirse ne olur?
Bu açıklama, teknik direktör Amir Qala-Noy’un Yeni Zelanda maçı sonrasında yaptığı sert açıklamaların ardından geldi. Qala-Noy, kendi milli takımını “Dünya Kupası’na katılan tüm takımlar arasında en çok haksızlığa uğrayan takım” olarak nitelendirmişti.
Orta Doğu’daki durumla ilgili aylar süren belirsizliğin ardından İran, turnuvaya katılmayı başardı; ancak ana kampını ABD yerine Meksika’nın Tijuana kentine taşımak zorunda kaldı.
Teknik ekibin hazırladığı plana göre, milli takımın her maçtan iki gün önce ev sahibi şehirlere varması ve maçın ertesi günü ayrılması gerekiyordu; bunun amacı, en iyi hazırlık ve dinlenme koşullarını sağlamaktı.
Ancak İranlı yetkililer, bu programın uygulanmadığını doğruladı; takıma maçın arifesinde Los Angeles’a gelmesine izin verildi, ancak maçın bitiş düdüğünün çalınmasının hemen ardından ayrılması zorunlu kılındı.
İran, takımın yerel saatle Pazar öğlen oynanacak maça daha iyi hazırlanabilmesi ve ortama alışabilmesi için, Belçika karşılaşmasından iki gün önce, yani Cuma gününden itibaren Los Angeles’a varmasına izin verilmesini talep ettiğini açıkladı.
Ancak İran'ın açıklamasına göre bu talep reddedildi; bu durum, federasyonu FIFA'ya karşı resmi şikayette bulunmaya itti ve turnuvanın başlangıcından bu yana “Tim Melli”yi takip eden krizin yeni bir aşamaya taşınmasına neden oldu.

