R.Madrid 1-1 Barcelona yorumu: Üzülen var mı?

El Clasico'nun 'Final Four' unun ilk ayağında puanlar paylaşıldı. Oyun anlayışını bu kez değiştiren Jose Mourinho, Barça'ya 'Durabilirsiniz' mesajını da gönderdi...
Final Four'un ilk buluşmasında kazanan olmadı. Peki üzülen oldu mu? Hayır. Ligi daha önce de söylediğim gibi Barcelona'ya 5-0 yenildiği karşılaşmada veren Real Madrid, 1-1 biten dün geceki karşılaşmanın ardından hanesine artı olarak 'Barça'yı durdurabiliriz' cümlesini eklemiş oldu.

Dörtlemenin ilk ayağı belki bana göre ancak kesinlikle en önemsiz olanıydı. Halihazırda ligde 8 puan öne geçmiş olan Barcelona, umursamaz bir tavırla sahada yer alırken, ilk maçtaki hırsından da bir o kadar yoksundu. Tabii ki bunda, Real Madrid'in maçı çok istemesi ve bu maç ile beraber yeni büründüğü oyun sistemininde etkisi oldukça fazlaydı.

Maçtan önce fikirlerimizi yine burada telkin ederken Jose Mourinho'nun Inter günlerindeki oyun anlayışı biraz olsun Real Madrid üzerinde uygulamaya çalışmasının, belki de Barça karşısında takımın ilacı olabileceğinden sıkça bahsetmiştim. Jose Mourinho'dabu durumun farkında olacak ki, ilk maçta beklentilerin getirdiği yanlışı yapmadı ve Mesut Özil'i maçın başında kenarda oturtarak takımın direncini kesinlikle daha da arttırdı.

Ligin ilk yarısında Camp Nou'da oynanan maçta Jose Mourinho'nun önem verdiği şey Real Madrid'in gelenekleri ve taraftarın beklentileri olmuştu. Ancak bu durum, oyun anlayışını değiştirmeden yüklenme çabası içinde olan Real Madrid için son düdük çaldığında pahalıya mâl olmuştu. Buradan bazı derlser çıkartmışa benzeyen Jose Mourinho, kulüp geleneklerini bir kenara bırakıp, atak oyun tarzını değil, hayati bir düşünce olarak Pepe'yi orta alana, Sami Khedira ve Xabi Alonso'nun yanına monte etmeyi seçti. Oyun anlayışı sert olan Pepe'de kendisine düşen görevi çok iyi yerine getirdi ve Barcelona'nın orta alandaki üstünlüğünün azalmasına vesile oldu.

Barcelona ise Real Madrid için özel bir oyun tarzı belirlemesine gerek duymadan kendi oyununu sahaya yansıtan bir takım görüntüsü çizdi. Ancak Raul Albiol'un büyük bir dikkatsizlik ile David Villa'yı kaçırıp, penaltıya sebebiyet vermesi ve oyundan atılması, Barça açısından bir piyango niteliğinde oldu. Bu anın ardından Lionel Messi ile penaltıdan golü bulan Barça (Messi Mourinho'nun takımlarına karşı şanssızlığını kırmış oldu) 1-0 öne geçtiğinde Real Madrid'in de tüm emekleri boşa gitti havası oluştu. Ancak Raul Albiol'ün kırmızı kart görmesi Barcelona açısından maçın kaderini değiştirdiği kadar, Real Madrid açısından da değiştirdi. Şaşırılacak şekilde bu andan sonra daha atak ve daha pozitif bir oyun tarzına bürünen Real Madrid, Mesut Özil'in de oyuna girmesiyle yaratıcılıkta da rakibinden daha iyi olduğu anlarda bir penaltı kazandı ve bu kez Cristiano Ronaldo fileleri havalandırdı. (Bu da Ronaldo'nun ManU günlerinden bu yana Barcelona'ya attığı ilk gol oldu).



Maçın son bölümünde Jose Mourinho'nun takitksel hamleleri belki de maı Real Madrid'e getirebilirdi ancak olmadı. Jose, Arbeloa'yı oyuna alarak Sergio Ramos'u savunmanın ortasına çekti. Çok istekli bir görüntü çizmesine rağmen ilk maçta da bekleneni veremeyen Di Maria'yı kenara aldı. Kötü oynayan Karim Benzema'yı ve bu maçta bekleneni veremeyen Xabi Alonso'yu çıkartarak Mesut ve Adebayor'u oyuna aldı. Tam da burada yaptığı bu hamleler maçı Real Madrid'e getirebilecek düzeyde oldu. Eksik olmasına rağmen Katalanlar üzerinde baskı kuran Real Madrid, Sami Khedira ile galibiyet sayısına da çok yaklaştı ancak başaramadı. Son anlarda Lionel Messi'nin Real Madrid tribünlerine yaptığı çirkinlik ise akıllarda kalan son ayrıntı oldu.

Bu karşılaşma 'Final Four' un ikinci ayağı olan ve Valencia'da oynanacak olan Copa del Rey'de Real Madrid'in nasıl bir oyun yapısında olacağını az çok göstermiş oldu. Ancak Çarşamba günkü finalde, Mestella'da Barça bu denli sekin olabilir mi, bilemiyorum...

Oğuz Öztürk / Goal.com

Oğuz Öztürk'ün tüm yazıları