(Goal.com Özel) Avrupa Şampiyonası tarihi: 1964

İspanya, kendi evinde düzenlenen turnuvada tarihindeki ilk şampiyonluğu elde ederken, organizasyona ilgi bir önceki seneye göre artış göstermişti...
EV SAHİBİ - İSPANYA

Turnuvanın formatı, dört sene önce gerçekleştirilen ilk şampiyonadakinin aynısıydı. Eleme turundan çıkmayı başaran dört takımın arasından ev sahibi ülke olarak İspanya seçildi ancak tek bir şartla: Sovyetler Birliği'nin katılımına onay vereceklerdi. Bir önceki turnuvada Franco'nun İspanya'yı Sovyetler Birliği karşısında sahaya sürmemesi nedeniyle diskalifiye edilmişlerdi. Faşist rejimle yönetilen İspanya, Sovyetler Birliği'nin final turuna katılmasına razı geldi.

Real Madrid ve Barcelona'nın, o dönem kulüp bazında gerçekleştirdikleri dominasyon ele alındığında, final turunda oynanacak olan dört karşılaşma için Santiago Bernabeu ve Camp Nou stadyumlarının seçilmesi sürpriz olmadı.
 
ELEME TURU

1964'ten haberler...
* Radio Caroline, İngiltere'nin ilk korsan radyo istasyonu oldu

*Güney Afrika'da, Nelson Mandela ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, İngiltere'de ise Büyük Tren Soygunu failleri toplamda 307 yıl hapis cezası aldılar

* Robert Moog ilk Moog sentezleyicisini tasarladı

* Tokyo Oyunları'nda, Abebe Bikila, iki defa Olimpik Maraton koşusu kazanan ilk sporcu oldu
İkinci turnuvaya olan ilgi olanı, bir öncekine göre artış gösterdi ve eleme turuna katılan takımların sayısı 17'den 29'a yükseldi. Ancak Yunanistan, o dönem savaşta olduğu Arnavutluk ile eşleşince, ilk eleme turundan çekildi.

İspanya Romanya'yı iki maç sonunda toplam 7-3 ile, İtalya ise Türkiye'yi 7-0 ile geçti. 1966 Dünya Kupası'nı kazanan İngiltere ise Fransa karşısında Paris'te 5-2 kaybederken toplamda 6-3'lük skorla gülen taraf Fransızlar oldu. İrlanda Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda, İsveç, Danimarka, Bulgaristan, Macaristan, Hollanda, Doğu Almanya ve Yugoslavya tur atlarken, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Avusturya ve Lüksemburg, bu turu bay geçtiler.

Son 16'ya direkt katılan Arnavutluk, Danimarka'ya 2-1 kaybederek hikayesine veda etti. Ancak asıl şok, Lüksemburg'un Hollanda'yı elemesiyle geldi. Rotterdam'daki 2-1'lik zafer, Lüksemburg'un Avrupa'da 1995 yılına dek elde ettiği son galibiyet olarak kaldı. Son şampiyon SSCB İtalya'yı 3-1'le geçerken, İspanya ise Kuzey İrlanda engelini aşmayı başardı.

Çeyrek finallerde Lüksemburg, Danimarka'yı zorlamasına rağmen toplamda rakibine 6-5 ile boyun eğerken, İspanya, İrlanda Cumhuriyeti'ni 7-1 ile geçti. Macaristan Fransa karşısında 5-2'lik, Sovyetler ise İsveç karşısında 4-2'lik üstünlük sağlayarak isimlerini son dörde yazdırdılar.
 
FİNAL TURU

GOL KRALLIĞI

Ferenc Bene
Dezso Novak
Jesus Maria Pareda
Ülke
Macaristan
Macaristan
İspanya
Gol
2
2
2
Yarı finaller, üçüncülük maçı ve final, bir önceki turnuvada olduğu gibi tek maç üzerinden oynandı. SSCB bu turnuvadada şampiyonluğunu korumaya bir hayli istekli görünüyordu. Camp Nou'da Danimarka'yı, Valery Voronin, Valentin Ivanov ve Victor Pnodelnik'in golleriyle 3-0 devirmeyi başardılar.

Diğer yarı final mücadelesinde İspanya, Ferenc Pene'nin hücumdaki yetenekleri ve Florian Albert'in muhteşem tekniğiyle iyi bir mücadele ortaya koyan Macaristan karşısında uzatma bölümlerine giden bir maç oynadı. Ancak Luis Suarez, Bernabeu'nun kendisine olan sevgi gösterisi eşliğinde İspanya adına farkı ortaya koymayı başardı.

35. dakikada Suarez'in hazırladığı pozisyonda Jesus Martia Pereda takımını 1-0 öne geçirirken bu golden sadece altı dakika sonra Jose Irıbar'ın hatasından faydalanan Bene skoru dengeledi. Ancak İspanyol kaleci, Bene ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda daha sonra hatasını telafi etti.. Uzatmalarda sinirler iyiden iyiye gerilmişken Real madrid'in yıldızı Amancio Amaro ev sahibi ekibi finale taşımayı başardı.

O yıl Tokyo'da Olimpiyat Madalyası kazanan Macaristan, Danimarka'yı üçüncülük mücadelesinde 3-1 ile geçerek, turnuvayı iyi bir derece ile neticelendirmeyi bildi.
 
FİNAL
İspanya 2-1 SSCB

Jose Villalonga'nın ekibi ve son şampiyon Sovyetler, o dönem heyecan verici bir eşleşme vadediyorlardı. Ancak henüz 4 sene önce politik çatışmaların gölgesinde kaldılar ve karşı karşıya gelemediler. Ancak şimdi propaganda fırsatını kaçrımayan Franco, maçı izlemeye tribünlere gelmeyi ihmal etmedi.

İspanya maça son derece etkili başladı ve henüz altı dakika geride kalırken Edouard Mudrik'in Luis Suarez'i kaçırması sonrasında oluşan pozisyonda Jesus Pereda'nın golüyle öne geçti. Bir zamanlar Real Madrid'de oynadıktan sonra Barcelona'ya transfer olan Pereda için, Bernabeu'da atılan bu gol daha da anlamlıydı.

Ancak İspanyolların bu sevinci kısa sürdü. Golden iki dakika sonra Fernando Olivella'nın kendisine yaptığı faul sonrasında frikik atışını kullanan Galimzyan Khusainov, skora dengeyi getirdi. Bu golün ardından oyun tamamen dengeli bir hale geldi.

Sovyet savunma oyuncusu Albert Schesternev Pereda'yı düşürmesine rağmen penaltı çalınmadığı için şanslıydı. Maç boyunca orta sahada bir defansif oyuncuyla oynayan ve hücumda yaratıcılık eksikliği çeken Sovyetler karşısında, Suarez'in yeteneğiyle üstün gelen İspanya, Pereda'nın ortasında bitime altı dakika kala güzel bir kafa vuruşuyla ağları bulan Marcelino ile şampiyonluğu elde etmeyi başardı.

O gün, çok az insan, İspanya'nın bir sonraki turnuva şampiyonluğunun tam 44 yıl sonra geleceğine inanırdı.
 
TURNUVANIN OYUNCUSU

Galiçya doğumlu orta saha generali Luis Suarez için, 1964 yılı, bir kariyer zirvesiydi. Turnuvanın ve final mücadelesinin oyuncusu olmayı başaran Suarez, Inter formasıyla Real Madrid'i mağlup ederek Avrupa şampiyonu olmasının hemen ardından, İspanya Milli Takımına'da zafer kazandırmayı başardı.

"Oynadığın diğer İspanya Milli Takımı kadroları, o sezonkinden çok daha iyiydi." diyordu Suarez, "Ancak 1964 yılında bir takımdık. Yalnızca iyi oyuncuların toplandığı bir kalabalık değildik."

Barcelona formasıyla iki La Liga şampiyonluğu ve bir Fuar Kupası zaferi yaşayıp, 1960 yılında Ballon d'Or ödülüne layık görüldükten sonra Teknik Direktör Helenio Herrera ile birlikte Camp Nou'dan ayrılarak, o dönem için bir rekor olan 250 milyon İtalyan Lireti karşılığında Inter'e giden Suarez; Serie A ekibiyle üç lig zaferi ve üst üste iki Avrupa zaferi tatmayı başardı. İspanya formasını 32 kez giyen ve 14 gol atan Suarez, 1990 Dünya Kupası'nda takımın başında yer aldı. Şimdi ise Inter için oyuncu izleme komitesinde yer alıyor.
 
TURNUVANIN AKILDA KALAN ANI

Marcelino'nun 84. dakikada attığı kafa golü, final için Bernabeu'yu dolduran binlerce taraftarı çılgına çevirdi ve turnuvanın son golü olmayı da hak ediyordu. Üç gün sonra, Real Zaragoza Valencia'yı 2-1'le geçerken, Marcelino yine son dakikalarda attığı golle takımına Fuar Kupası zaferi yaşatmayı başardı.
 
TURNUVANIN MAÇI
Final

Franco İspanya'sı ve Sovyetler Birliği, belki ideolojik olarak birbirlerinin tam zıttı olabilirler, ancak futbol bakımından saha içinde çok iyi bir eşleşme oluşturdukları kesin. Muhteşem bir final mücadelesi ortaya koydular. İki takım da enerji ve azim ortaya koydular ve sonunda kazanan, tarihteki ilk kupasını elde eden İspanya oldu.